Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından, 566.000 TL alacakla ilgili ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ilk derece mahkemesi ek kararının istinaf başvurusu üzerine incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, alacaklının vadesi gelmiş ve teminat altına alınmamış 566.000 TLlik bono alacağına dayanarak talep ettiği ihtiyati hacze karşı borçlu tarafından yapılan itirazın, ilk derece mahkemesince yaklaşık ispatın yeterli görülerek ve borcun rehinle temin edilmediği gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, borçlunun bu ret kararına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesini konu almaktadır.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEK KARAR TARİHİ: 28/07/2026NUMARASI: ... D.İş Esas - ... D.İş KararİHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN: ........ VEKİLİ : Av.....İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF : ........ VEKİLİ : Av.....TALEP : İhtiyati HacizİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : 10/09/2026YAZIM TARİHİ : 10/09/2026 İhtiyati haciz talep eden tarafından karşı taraf aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş esas sayılı dosyası ile açılan ihtiyati hacze ilişkin talep ile ilgili 28/07/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine dair ek karara karşı, karşı tarafın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;TALEP: Talep eden vekili dilekçesinde özetle; borçlunun borcuna karşılık 10.04.2026 tanzim ve 08.06.2026 vade tarihli bonoyu müvekkili şirkete verdiğini, ödeme günü geçmesine rağmen borcun ödenmediğini, müvekkilinin sonraki başvurularının da sonuçsuz kaldığını, borçluların mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, alacağın rehin veya başka bir şekilde teminat altına alınmamış olması nedeniyle tahsilinin tehlikeye düştüğünü belirterek, duruşma ve tebligat yapılmaksızın uygun görülecek teminat karşılığında alacağı karşılayacak miktarda borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; "... İhtiyati haciz isteyen tarafından onaylanmış olan talebin dayanağı olan belgenin/belgelerin fotokopisi ve dosya kapsamı incelenmekle; borcun rehinle temin edilmediği, borcun vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği hususları anlaşıldığından talebin kabulüne ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir...." gerekçesiyle talebin kabulü ile; İİK nun 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, 566.000,00 TL tutarındaki alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, alacaklının teminat olarak, kabul edilen alacağın %15'i (yüzde onbeş) miktarına isabet eden nakdi teminat tutarını mahkeme veznesine yatırmasına veya muteber bir banka tarafından mahkeme dosyası namına düzenlenmiş kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu (şayet alacaklı bir banka ise kendisi dışındaki başka bir bankaya ait teminat mektubunu) mahkeme dosyasına sunmasına karar verilmiştir. İTİRAZ: İtiraz eden karşı taraf vekili itiraz dilekçesinde özetle; İİK’nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, bu nedenle ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati hacze konu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını ve bu senede dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirterek, ihtiyati hacze yönelik itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, müvekkilinin tapu kayıtları, banka hesapları ve araçları üzerine konulan tüm hacizler ile yakalamaların fekkine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince itiraz sonucu yapılan değerlendirmede; "...Yerleşik içtihatlarda da ifade edildiği üzere; ihtiyatî haciz, alacaklının para alacağının ödenmesini güvence altına almak için borçlunun mal veya mallarına mahkeme kararıyla konulan geçici haciz işlemidir. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi tam ispata göre kolaylaştırılmış bu ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki yaklaşık ispat aranması, ispat kurallarının dışına çıkılarak her hangi bir emare ile yetinilmesi anlamına gelmez. Bu yüzden ihtiyati haciz talep eden geçerli ispat kuralları çerçevesinde iddiasını yaklaşık da olsa ispat etmelidir. Yaklaşık ispat sağlandıktan sonra, iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle, ihtiyati hazce karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak yeterli ölçüde teminat alınmalıdır. Somut olayda, alacaklı vekili 10/04/2026 tanzim tarihli 08/06/2026 tarihli 566.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Davalının itirazlarının yerinde olmadığı, borcun rehinle temin edilmediği, borcun vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği hususunda yaklaşık ispat bulunduğu, ancak talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan %15 oranında teminat alınmasına dair verilen kararın kanuna ve hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 28.07.2026 tarihli ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz şartları oluşmadan müvekkiline ait taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, müvekkilinin mal kaçırma amacıyla veya kötü niyetli davrandığını gösteren herhangi bir davranışının bulunmadığını, haklılığı veya haksızlığı henüz belirlenmemiş olan müvekkilinin malları üzerine ihtiyati haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haczin haksız olarak talep edilip karara bağlandığını, İİK’nın 257. maddesi ile HMK’nın 389. maddesindeki koşulların oluşmadığını, ihtiyati hacze konu senetlerin kambiyo senedi vasfında olmadığını ve bu senetlere dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin tapu kayıtları, banka hesapları ve araçları üzerine konulan tüm hacizler ile yakalamaların kaldırılması gerektiğini, delillerin toplanmadığını ve eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davacı tarafından teminat yatırılmadığını ve ayrıca belirlenen teminat miktarına da itiraz ettiklerini, davacının talep ve haklarının haksız olduğunu ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yemin delili ile bilirkişi incelemesinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmediğini belirterek, 28.07.2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik talebin kabulüne, açılan davanın reddine ve müvekkili lehine hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.2004 sayılı İİK'nın 257/1. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.'' hükmü yer almaktadır. Aynı Yasa'nın 258/1 maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (HMK m.200).İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından kambiyo senedi vasfında olan vadesi gelmiş bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiği, sözkonusu bonodan kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiği yönünde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, vadesi gelmiş alacak yönünden İcra ve İflas Kanunu’nun 257 inci maddesinin 1 inci fıkrasında düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu, yaklaşık ispatın sağlandığı bu sebeple mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtiyati haciz talep eden tarafından teminat mektubunun dosyaya sunulduğu, mahkemece takdir edilen teminat miktarının da yeterli olduğu buna göre ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından aleyhine ihtiyati haciz talep edilen karşı tarafın istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı tarafın istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır .....