Diyarbakırda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinilen taşınmazın kadastro tespiti üzerine Hazinenin tescilin iptali talebinin temyiz aşamasında reddedilmesi.
Özet: Diyarbakır ilinde 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle bir bölümü davalı adına tespit edilen taşınmazın Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın bir kısmını Hazine adına tescil ederken, diğer kısmının davalı adına tespit gibi tesciline karar vermiş, bu kararın davalı lehine olan kısmının Bölge Adliye Mahkemesince onanması üzerine, Hazine vekilinin eksik inceleme ve zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığı gerekçeleriyle yaptığı temyiz başvurusunun, kararın usul ve kanuna uygun bulunması sebebiyle Yargıtay tarafından reddedilerek davalı lehine olan tescilin kesinleştiği anlaşılmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2025/2459 E.  ,  2026/4321 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1650 E., 2024/1886 K.
2. Kadastro Müdürlüğü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/404 E., 2024/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 35... parsel sayılı 794,21 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, bahçe vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 35... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespitin yapıldığını belirterek, dava konusu 1 35... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu yere ilişkin büyük dedesi İbrahim oğlu Resul’e ait tapu ve vergi kaydı bulunduğunu, dedelerinden mirasçılarına kalığını, taksim ile dava konusu yerin kendisine düştüğünü ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı şartların taşınmazın (A) harfli bölümü yönünden yerine geldiği, (B) harfli bölümü yönünden yerine gelmediği ve davalı Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer taraf yönünden kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 22.04.2024 havale tarihli harita bilirkişi raporuna ekli 2002 yılına ait krokide (B) harfiyle gösterilen 253,71 m²lik yerin dava konusu yerden ifraz edilerek aynı ada ve son parsel numarası verilmek suretiyle hali arazi vasfında Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (A) harfiyle gösterilen 540,50 m²lik yerin aynı ada ve parsel numarasında kalarak aynı vasıfla davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "ilk derece mahkemesince (A) harfli kısmına ilişkin davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davalının dava konusu taşınmazda kanuna uygun zilyetliğinin olmadığını, ileri sürülen tapu ve vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığını, davalının dava konusu taşınmazda ekonomik zilyetliğinin bulunmadığını, kanunun aradığı anlamda imar-ihya şartlarının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile tanzim edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davalı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.