Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf reddini, temyiz gerekçelerini hukuka uygun bularak oy birliğiyle onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının ilk derece ve istinaf aşamalarında hukuka uygun bulunması üzerine, temyiz başvurusunda bulunan sanık ve müdafilerinin eylemin gündüz ve yalnız gerçekleştiği, diğer sanığın durumdan habersiz olduğu, katılanın zararının karşılandığı, somut delillerin göz ardı edildiği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gibi gerekçelere dayalı itirazları, kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedilerek bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararı oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/5309 E.  ,  2026/7653 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/707 E., 2023/3200 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenlerinin, sanık ...'in eylemi gündüz gerçekleştirdiğine yanında kimsenin olmadığına, diğer sanığın durumdan habersiz olduğuna, katılanın zararının karşılandığına, herhangi bir zarar olmamasına karşın bu hususun göz ardı edildiğine, dosya kapsamında somut deliller göz ardı edilerek sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, sanığın olayı savcılık aşamasından itibaren anlattığına, etkin pişmanlık hükümleri uygulanması gerekirken bu maddeler uygulanmadan hüküm kurulmasının da alenen hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.