Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, özel muayenehanelere aşı satışını düzenleyen yönetmeliğin iptali davasında, ilan sonrası geç yapılan başvurunun dava açma süresini yeniden başlatmayacağına hükmetti.
Özet: Bir meslek odası tarafından, ecza ticarethanelerinden özel muayenehanelere toptan aşı satışını düzenleyen yönetmelik değişikliğinin iptali ve bu konudaki idari başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin kaldırılması istemiyle açılan davanın, söz konusu yönetmeliğin yayım tarihinden itibaren dava açma süresinin dolmasından sonra yapıldığı ve idari yargılama usulü kanunu uyarınca geç yapılan bir idari başvurunun bu süreyi yeniden başlatmayacağı gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle reddedilmesine yönelik ilk derece mahkemesi kararının temyizen bozulması talep edilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A YİDARİ DAVA DAİRELERİ KURULUEsas No : 2024/2191Karar No : 2025/1054 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI) : T... KurumuVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/06/2024 tarih ve E:2024/2682, K:2024/2610 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Özel muayenehaneler ve özel teşhis ve tedavi merkezlerine ecza ticarethaneleri tarafından toptan aşı satışı yapılmasına ilişkin uygulamanın kaldırılması istemiyle Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna yapılan 22/03/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan ve15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ecza Ticarethaneleri ve Ecza Ticarethanelerinde Bulundurulan Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 01/06/2023 tarih ve 32208 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendinin iptali istenilmiştir.Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/06/2024 tarih ve E:2024/2682, K:2024/2610 sayılı kararıyla;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. ve 4. fıkraları, 8. maddesinin 1. fıkrası, 11. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkraları, 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek;İlan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerektiği; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramının, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle, hukuksal durumlarında değişiklik yaratan bireysel nitelikteki işlemleri ifade ettiği;Anılan Kanun hükümleri uyarınca, ilgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları; kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işldığı;Dolayısıyla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığı; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin, uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığı ve bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerektiği;Bu durumda, bakılmakta olan davanın, 01/06/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik değişikliğinin yayım tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde doğrudan ya da aynı süre içerisinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurunun sarih ya da zımni olarak reddi üzerine 11. madde hükmü de dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak dava açma süresi içerisinde açılması gerektiği;Davacı Odanın, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin yayımı tarihinden (01/06/2023) çok sonra 22/03/2024 tarihinde yaptığı başvurunun 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında sayılamayacağı gibi bu başvurunun reddine ilişkin işlemin de bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı; davalı idarenin ret işlemi sonrasında, düzenleyici işlemin iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağı;Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, dava konusu Yönetmeliğe karşı 2577 sayılı Kanun'un 7. ve 11. maddelerinde öngörülen süre içinde dava açmayan ve başvuru yapmayan davacının bu tarihten sonra yaptığı 22/03/2024 tarihli başvurusunun, dava açma süresini yeniden başlatması mümkün olamayacağından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, düzenleyici işlemlerin hukuka aykırı bir durum yaratıp yaratmayacağının söz konusu düzenlemelerin ilan tarihinde fark edilemeyebileceği, dava konusu düzenleyici işlem ile bağışıklama hizmetinde kullanılmak ve ticari amaç taşımamak kaydıyla sınırlı olarak sadece aşıların özel muayenehaneler ve özel teşhis ve tedavi merkezlerine toptan satışının yapılmasına izin verilmiş olmasına rağmen uygulamanın ticari amaçla yapılır hale geldiği ve haksız rekabet şartlarının oluştuğu, idareden bu durumun düzeltilmesinin talep edildiği, taleplerinin zımnen reddi üzerine süresi içerisinde dava açıldığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,b) Hukuka aykırı karar verilmesi,c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 13/06/2024 tarih ve E:2024/2682, K:2024/2610 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan...TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,4. Kesin olarak, 14/05/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri belirtilmiş, idareye yapılan başvuru tarihinde yürürlükte olan haliyle, 10. maddesinde ise; ilgililerin haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabileceği, otuz gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgilerin otuz günün bittiği tarihten itibaren ya da istemin reddine ilişkin işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.Uyuşmazlıkta, özel muayenehaneler ve özel teşhis ve tedavi merkezlerine ecza ticarethaneleri tarafından toptan aşı satışı yapılmasına ilişkin uygulamanın kaldırılması istemiyle yapılan 22/03/2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem ile 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ecza Ticarethaneleri ve Ecza Ticarethanelerinde Bulundurulan Ürünler Hakkında Yönetmeliğin 01/06/2023 tarih ve 32208 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik 9. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendinin iptali istenilmiştir. Davacı tarafından 22/03/2024 tarihinde davalı idareye yapılan başvurudaki temel iddianın ise, "dava konusu Yönetmelik düzenlemesi sonrası, uygulamada söz konusu düzenlemenin amacının dışına çıkıldığı, toptan aşı satışının ticari amaçla aşı satışına yol açtığı ve bu uygulamaya son verilmesi gerektiği" olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin uygulanması sonrası oluşan fiili durum ile birlikte ortaya çıkan hak ve menfaat ihlalleri nedeniyle söz konusu düzenlemeyle getirilen uygulamaya son verilmesi talebini içeren başvurunun, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış bir başvuru olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.Bu itibarla, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan 22/03/2024 tarihli başvuruya cevap verilmemesi üzerine 22/04/2024 tarihinde zımni ret işleminin oluştuğu, davacı tarafından da zımni ret işleminin ardından, aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca zımni ret işlemi ile birlikte dayanağı düzenleyici işleme karşı yasal dava açma süresi içinde 10/05/2024 tarihinde işbu davanın açıldığı görüldüğünden, davanın süresinde olduğu sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.