Hazinenin kadastro tespitine itiraz davasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle gerçek kişi adına tescilin usul ve kanuna uygun bulunarak temyizin reddi.
Özet: Dava, Hazine tarafından, kadastro sırasında bir şahıs adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile tespit ve tescil edilen taşınmaza yapılan itirazda, davalının geçerli zilyetlik şartlarını taşımadığını ve arazinin devlete ait olması gerektiğini ileri sürmesiyle başlamıştır. İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, zilyetlik şartlarının şahıs lehine oluştuğunu belirterek Hazinenin taleplerini reddetmiştir. Yargıtay ise temyiz incelemesinde, dosyadaki tüm belgeleri ve tarafların iddialarını değerlendirerek, önceki kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, Hazinenin temyiz gerekçelerinin bozulmayı gerektirmediğini tespit edip bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1592 E., 2024/1927 K. 2. Kadastro MüdürlüğüİLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro MahkemesiSAYISI : 2023/581 E., 2024/224 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 17... parsel sayılı 1.160,17 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 17... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespitin yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar, davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davalı Kadastro Müdürlüğünün pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde sayılan tüm şartların davalı gerçek kişi lehine gerçekleştiği" gerekçesiyle, davalı Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden davanın reddine, dava konusu 1 17... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; zilyetlik veya taşınmazın kullanımına ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığını, ekonomik zilyetlik, imar-ihya şartları ve iyi niyet gibi kriterlerin mevcut olmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazın tarıma elverişli olmadığını, eksik ve usule aykırı inceleme yapılarak karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.