Yargıtay 10. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyette, kamu davasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve itiraz süresinin yanlış belirtilmesi nedeniyle kovuşturma şartı oluşmadan hüküm kurulmasını kanun yararına bozma talebiyle inceliyor.
Özet: Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve tedavi/denetimli serbestlik kararına karşı itiraz süresinin hatalı bildirilmesi ve tebligat eksikliği nedeniyle usulünce kesinleşmemesi yüzünden, kovuşturma şartı oluşmadan sanığın erteleme süresinde aynı suçu tekrar işlemesi üzerine verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/105 E., 2022/275 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : MahkûmiyetKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKaradeniz Ereğli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 24.06.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 24.09.2025 tarihli ve 2025/14449 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113285 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2025 tarihli ve KYB-2025/113285 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/12/2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05/10/2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, kararın 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun şekilde sanığa tebliğ edildiğine dair tebligat parçası veya bilgisinin dosya içerisinde bulunmadığı,usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 03.10.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2017 tarihli ve 2016/4866 Soruşturma, 2017/27 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 03.02.2022 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2022 tarihli ve 2016/4866 Soruşturma, 2022/575 Esas, 2022/457 Karar sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,C. Şüpheli hakkında, 21.02.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının 25.04.2022 tarihli ve 2022/330 Soruşturma, 2022/996 Esas ve 2022/786 Karar sayılı birleştirme talepli iddianamesi ile açılan kamu davasının, Kdz.Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/155 Esas, 2022/205 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin 2022/105 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,D. Karadeniz Ereğli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.06.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/275 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 43. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.E. Dosya kapsamına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye ve varsa müdafiine tebliğ edilmesi gerektiği, karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve erteleme kararı şüpheliye ve varsa müdafiine usûlüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14.09.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâl kabul edilen 03.02.2022 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden ya da 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine konu edilen 21.02.2022 tarihli eylem yönünden 5271 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulu da sağlanmadığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği anlaşıldığından;Mahkemesince; açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet karar verilmesi, Kanun’a aykırı ise de;Somut olayda, 03.10.2016 tarihinde vatandaşların sanığın ve inceleme dışı diğer şahsın uyuşturucu madde aldıkları yönündeki beyanı üzerine yapılan üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, Cumhuriyet savcısından alınan talimat doğrultusunda şüpheli hakkında alınan raporda uyuşturucu madde kullandığının anlaşıldığı ancak 5271 sayılı CMK'nın 75/1. maddesi kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığının onama talebinin, Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2016 tarihli ve 2016/977 D. İş sayılı kararı ile talebin süresi içinde yapılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesine rağmen, şüpheli hakkında Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca 14.09.2017 tarihli karar ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve ihlâl üzerine açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkeme karar gerekçesinin de sanığın tahlil sonucuna dayandırıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 75/1. maddesinde yer alan "Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz" hükmü uyarınca sanığın vücudundan örnek alınmasına dair Cumhuriyet savcısı kararının onaylanması talebinin reddine karar verildiği, dolayısıyla tahlil sonucunun hükme Esas alınamayacağı gözetilmeden, 03.10.2016 tarihli eylem yönünden sanığın unsurları oluşmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraatine ve ihlâl kabul edilen 03.02.2022 tarihli eylem ve 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine konu edilen 21.02.2022 tarihli eylem yönünden ise (inceleme tarihi itibariyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan eylemi nedeniyle Zonguldak Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca 22.02.2024 tarihli ve 2024/963 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği de gözetilerek) gereğinin ifası için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Kdz.Ereğli 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli ve 2022/105 Esas, 2022/275 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.