Hazinenin kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap edildiği yönündeki bölge adliye mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: Hazinenin, kadastro tespitiyle zilyetlikle gerçek kişi adına tescil edilen taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu ve davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığını iddia ederek yaptığı itiraz, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince reddedilerek taşınmazın gerçek kişi adına tescilini onamış olup, temyiz incelemesinde de taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın davalı lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı belirtilerek, eksik inceleme ve araştırma iddialarına rağmen kararın usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varılarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1726 E., 2024/1767 K. 2. Kadastro Müdürlüğü İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro MahkemesiSAYISI : 2023/412 E., 2024/326 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 26... parsel sayılı 155,96 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenleriyle, arsa vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 26... parsel sayılı taşınmazla ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin ve kullanımının bulunmadığını, davalı lehine zilyetlik şartları bulunmamasına rağmen hukuka aykırı olarak davalı adına tespit yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile İlk Derece Mahkemesince tespit edilecek vasıfla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı şartların davalı lehine yerine geldiği ve davalı Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davanın diğer taraf yönünden reddine, dava konusu 1 26... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.III. . İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davalının ... olmasına rağmen karar başlığında tespit maliki haricinde kendisine dava yönetilmeyen davalı olarak ...'un da yazılmasının doğru görülmediği ancak bu durumun mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata olduğu, netice olarak taşınmaza ilişkin davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, davalının dava konusu taşınmazda Kanuna uygun zilyetliğinin olmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.