Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, teslim edilmeyen karavan ekipmanları nedeniyle düzenlenen çeklere ilişkin menfi tespit davasındaki ihtiyati tedbir kararına yapılan istinafı inceledi.
Özet: Davacı, karavan iç ekipmanlarının teslim edilmemesi nedeniyle davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmış ve karşılığında verilen çeklerin bedelsiz kaldığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirerek, davacının çek bedellerinin %20si oranında nakdi teminat veya banka mektubu yatırması koşuluyla, davalı tarafından davacı aleyhine bu çeklere ilişkin icra takibinin başlatılmasının önlenmesine veya durdurulmasına yönelik kısmi ihtiyati tedbir kararı vermiştir. Bu tedbir kararı üçüncü kişileri kapsamamaktadır. Davalı ise bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 28/07/2026
NUMARASI: ... Esas
DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
İSTİNAF EDEN DAVALI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVA : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/09/2026
YAZIM TARİHİ : 11/09/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 28/07/2026 tarihinde tesis edilen itirazın reddine ilişkin ara kararına karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında karavan iç ekipmanları kapsamında ticari ilişki kurulduğunu, davalının 60 adet masa takımı ile 60 adet karavan içi mutfak dolabı teslim edeceğini bildirerek 19/02/2026 tarihli 1.023,000,00 TL bedelli e-arşiv faturası düzenlediğini, bu faturaya karşılık davalıya ........, ........ ve ........ seri numaralı 300.000,00'er TL bedelli çekler ile ........ seri numaralı 300.000,00 TL bedelli çekin 123.000,00 TL'lik kısmının verildiğini, ancak faturaya konu malların teslim edilmediğini, teslimi gösteren sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, taşıma belgesi, depo çıkışı kaydı veya imzalı teslim belgesi bulunmadığını, faturaların tek başına mal teslimini ispatlamayacağını, davalının edimini yerine getirmediği için çeklerin bedelsiz kaldığını, arabuluculuğa başvurulduğun ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek; dava konusu çekler nedeniyle toplam 1.023.000,00 TL yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama süresince çeklerin bankaya ibrazının, ödenmesinin ve tesliminin önlenmesine, başlatılmış takip varsa tedbiren durdurulmasına üçüncü kişilere ciro ve devrinin önlenmesine, öncelikle teminatsız, aksi halde uygun teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebi ile ilgili yapılan değerlendirme sonucunda; "...Somut olayda; Talep dilekçesinin incelenmesinde dava konusu faturaya konu malların davacı şirkete teslim edilmemesi nedeniyle, bu faturalara karşılık davalı lehine verilmiş çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir isteyen tarafından söz konusu çeklerin icra takibine konu edilmesi ya da başkaca hukuki yollara başvurulması halinde talep edenin zarara uğrayacağı iddia edilmiştir.
2004 Sayılı Kanunun 72/2. Maddesinde icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasında talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği ifade edilmiştir.
Talep edenin iddiası, talep dilekçesi ekinde yer alan belgeler ve 2004 Sayılı Kanunun 72/2 maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun 389/1 maddesi de nazara alındığında ihtiyati tedbir isteyenin muhtemel haklarının güvence altına alınması yönünden gecikmesinde sakınca görülmesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin çekin kambiyo senedi vasfı nazara alınarak sadece aleyhine ihtiyati tedbir istenilen yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, yaklaşık ispat kuralı gereğince iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz önünde bulundurularak talep edilen alacak miktarının %20'si oranında teminat yatırmasına karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü açısından aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle;
1-Davacı vekili talebinin kısmen kabulü ile; ........ Zafer Sanayi/Konya şubesi olan - ........ seri numaralı, 300.000,00TL bedelli, - ........ seri numaralı, 300.000,00TL bedelli, - ........ seri numaralı, 300.000,00TL bedelli, - ........ seri numaralı, 300.000,00TL bedelli , keşidecisi ........ olan çeklerin toplam bedelinin %20'si olan 240.000,00TL nakdi teminat tutarını Mahkememiz veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu Mahkememize ibraz ettiğinde üçüncü kişiler hariç olmak kaydıyla;
(a) icra takibinin başlatılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulü; ile Sadece aleyhine tedbir istenilen ........ tarafından ihtiyati tedbir isteyene yönelik icra takibi başlatılmasının önlenmesine/durdurulmasına, bu hususta talep hakkında hakkında icra takibi başlatıldığının(İcra Dairesi ve Dosya Numarası Bildirilecek) Mahkememize bildirilmesi halinde ilgili icra dairesine kararın infazı için müzekkere yazılmasına,
(b) Talep edenin ödeme yasağı konulması talebinin kabulü ile Sadece aleyhine tedbir istenilen ........ tarafından talebe konu çekin ödenmek üzere muhatap bankaya ibraz edilmesi halinde (3. kişiler hariç olmak üzere ) çek bedelinin Sadece aleyhine tedbir istenilen ........'ne ödenmemesine, bu hususta muhatap bankaya müzekkere yazılmasına,
(c) Davacı vekilinin başlatılmış takip varsa tedbiren durdurulması talebinin başlatılmış takip olmadığından reddine ve üçüncü kişilere ciro/devrinin önlenmesi yönündeki taleplerinin reddine, şeklinde karar verilmiştir.
CEVAP - İTİRAZ: Davalı vekili cevap ve itiraz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkilerin belirlenen faturalardan ibaret olmadığını, 25/02/2026 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli makine faturasıyla birlikte toplam 2.023.000,00 TL borç bulunduğunu ve davacının bu borçlara karşılık 1.200.000,00 TL bedelli çekler keşide ettiğini, 1.023.000,00 TL bedelli faturaya süresi içerisinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul ettiğini ve malların teslim edilmediğine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığını, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında fatura alacağının bir kısmının takibe konu edildiğini ve davacının itiraz etmeksizin icra dosyasına ödeme yaptığını, ödeme gerçekleştiğinden davacının davasının menfi tespit olarak değil istirdat davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini, malların tesliminin WhatsApp yazışmaları ve teslim anına ilişkin video kayıtlarında da sabit olduğunu belirterek davanın reddine, çekler üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF EDİLEN 28/07/2026 TARİHLİ ARA KARARIN ÖZETİ: İlk derece mahkemesince tedbir kararına itirazın yapılan değerlendirilmesinde; "...Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir.
Tüm dosya kapsamına göre; dosyası incelendiğinde ihtiyati tedbir için aranan "yaklaşık ispat" şartının gerçekleştiği anlaşılmakla talebin teminatlı olarak kabulüne karar verilmiş, yapılan itirazların reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; itiraz dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmekle; davacının malların teslim edilmediğine ilişkin soyut iddialarının yeterli kabul edilmesine karşın müvekkili tarafından sunulan teslim video kayıtları, WhatsApp yazışmaları, BA-BS bildirimleri, ticari defter ve faktoring teyitlerinin dikkate alınmadığını, bu durumun müvekkilinin alacağına kavuşmasını engelleyerek telafisi güç zararlara neden olduğunu, davacının faturayı vergi dairesine ve BA-BS kayıtlarına bildirmesinin mal veya hizmeti teslim aldığının ikrarı olduğun, davacının malları teslim almadığını kesin ve yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacı lehine ihtiyati tedbir için gerekli yaklaşık ispat şartının oluşmadığını belirterek, 28/07/2026 tarihli ara kararının ve ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde de ''İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalıyla aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı tarafından düzenlenen faturadaki malların kendisine teslim edilmediğini, bu faturaya karşılık davalıya dava konusu çekleri verdiğini iddia ettiği çek bir ödeme aracı olup çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karinenin mevcut olduğu dikkate alındığında ihtiyati tedbir için yaklaşık ispatın sağlanmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbire itirazın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/07/2026 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3- Davalının istinaf başvusu ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davalı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Davalının ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/07/2026 tarih, ... Esas sayılı İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....