Ticari hizmet sözleşmesi kapsamında yapılan akrilik zemin kaplama işinin ayıplı ifası sonucu spor sahasının kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davası gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, davalı taşeron firmanın akrilik spor sahası zemin kaplama işini ayıplı yaparak sahanın kısa sürede kullanılamaz hale gelmesine neden olduğunu, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini ve basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün ihlali olduğunu iddia ederek, ayıplı imalatın giderilmesi için yapılan anlaşmaya dahi uyulmadığı gerekçesiyle sahanın yeniden yapılması için gerekli onarım ve yenileme bedelinin karşılanmasını ve uğradığı maddi zararların tazmin edilmesini talep ederken, davalı, işin gereği gibi yapıldığını ve ayıplı olmadığını savunmakla birlikte, davacının ayıba ilişkin bildirim yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmediği için haklarını kaybettiğini ileri sürmektedir.

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/154 Esas - 2026/111
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/154KARAR NO : 2026/111DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 21/02/2025KARAR TARİHİ : 18/02/2026K.YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ..., 50 yıldır aktif olarak ticaretin farklı alanlarında faaliyet gösteren ve ülke ekonomisine sürekli olarak katma değer üreten başarılı bir kuruluş olduğunu, ...’un, 27 Mayıs 2022 tarihinde teklif sunması üzerine ... ile ... arasında 6 Haziran 2022 tarihinde "Focus Beytepe Açık Spor Sahaları Ekipmanları İmalatı ve Montajı İşi" adı altında bir taşeron sözleşmesi akdedildiğini, ilgili sözleşme kapsamında ... işveren ... ise taşeron sıfatıyla yer almakla birlikte ..., 761 metrekarelik akrilik zemin kaplama işini taahhüt etmiş ve işin gereğini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, ne var ki ...’un gerçekleştirdiği akrilik zemin kaplama işlemleri sözleşmenin ilk yılı itibariyle bozulmaya başlamış ve saha kullanılmaz hale geldiğini, bu kapsamda ...’un üstlendiği işi gereklerine uygun bir biçimde yerine getirilmediği açıkça görüldüğünü, ...’un sözleşmeye aykırı davranarak gerçekleştirdiği akrilik zemin kaplamasının, kullanımın ilk yılı itibarıyla bozulmaya başlaması ve sahanın kullanılmaz hale gelmesi, verilen hizmet sonucu malın sonradan ayıplı hale gelmesi niteliğinde olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesi gereğince, tacir sıfatına haiz ...’un basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı davrandığının açık olduğunu, ... tarafından ...’un ayıplı imalatının düzeltilmesi, ...’un üstlendiği işin eksiksiz teslimini gerçekleştirmek için sürecin hızlandırılması ve iyi niyet göstergesi olarak bu ayıplı imalatın giderilmesinde maliyetin bir bölümüne maddi katkı sunacağı bir sözleşme ile 25 Eylül 2024 tarihinde KDV dahil 239.715,00 TL tutar ile anlaşma sağlandığını, bu anlaşma üzerine taraflar arasında yeni bir sözleşme düzenlendiğini, ancak ... ilgili sözleşmeye de riayet etmemiş ve ayıplı imalatı gidermediği gibi ...’un ayıplı imalatın giderilmesi hususundaki çabasına da kendi hatasından ve kusurundan kaynaklanan ayıpları gidermeyerek ve yeni akdedilen sözleşmeye de uymayarak ticari teamüllere aykırı davrandığını, bu bağlamda, ...’un sözleşmeden doğan hakları çerçevesinde ayıbın giderilmesi, ...’un uğradığı zararların tazmini talepleriyle ilgili davayı açmak zaruri hale geldiğini, ...’un vermiş olduğu hizmet sonrasında akrilik zemin kaplamasının bozulup sahanın kullanılamaz hale gelmesi malın sonradan ayıplı hale gelmesi kapsamında olmakla birlikte ... seçimlik haklarını kullanma hakkına sahip olduğunu, ...’un sözleşmeye aykırı davranarak gerçekleştirdiği akrilik zemin kaplamasının kullanımın ilk yılı itibarıyla bozulmaya başlaması ve sahanın kullanılmaz hale gelmesi, verilen hizmet sonucu malın sonradan ayıplı hale gelmesi niteliğinde olduğunu, izah edilen nedenlerle, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında yüklenici ...’un edimlerini gereği gibi ifa etmemesi ve yapmış olduğu akrilik zemin kaplamasının kısa sürede bozulmaya başlaması nedeniyle ...’un sözleşmeden doğan haklarını kullanma zarureti doğduğunu, izahatı yapıldığı üzere; Ayıp sebebiyle sözleşmeden doğan seçimlik haklarımız saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeye aykırılık nedeniyle saha zemininin tüm teknik ve mesleki gerekliliklere uygun olarak yeniden yapılması için gerekli onarım ve yenileme bedelinin ... tarafından karşılanmasına karar verilmesini, ...’un saha zemininin kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle uğradığı maddi zararların tazminine karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve her türlü vekalet ücretinin karşı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.ISLAH:Davacı vekili 15.01.2026 tarihli dilekçesi ile:95.886,00 TL olarak talep edilen ayıbın giderilmesi için gereken bedel alacaklarını 143.829,00 TL arttırarak 239.715,00 -TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:Davalı müvekkili firma, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca işi gereği gibi yapıp teslim ettiğini, eserin ayıplı olduğunu ve/veya ayıbın müvekkili firmanın kusurundan kaynaklandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte iş sahibi, ayıptan dolayı sorumluluğu yükleniciye yöneltme hakkını zamanaşımı süresi içinde kullanmasını, davacı yan süresi içerisinde ayıpla ilgili müvekkiline bildirimde bulunmadığını, gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen iş sahibinin ayıptan doğan haklarını kaybedeceği tartışmadan uzak olduğunu, zira bir an için davacının bu yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu kabul edilse bile iş sahibi ayıptan dolayı yükleniciyi sorumlu tuttuğuna ilişkin hakkını zamanaşımı içinde kullanmasını, davacı tarafından iddia edilen tüm beyan ve talepler kanun gereği zamanaşımına uğramış olup, süresinde açılmayan davanın ve zamanaşımına uğrayan taleplerin reddi gerektiğini, davacının cezai şarta ilişkin bir talebi bulunmadığı yani sözleşme gereği cezai şartın dava konusu olmadığı/yapılmadığının açık olduğunu, işbu durumda harca esas değer olarak cezai şartın kıstas alınması ve davacı tarafça bu bedel üzerinden harç yatırılması usule açıkça aykırı olduğunu, bu husus dışında davacının talep sonucu açık olmayıp açıklattırılmaya/somuşlatırılmaya muhtaç olduğunu, maddi tazminat isteminin neye ilişkin olduğunun kalem kalem açıklaması mevcut olmayıp, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-ğ uyarınca davacının talep sonucunu açık bir şekilde belirtmesi gerektiği göz önüne alınarak maddi tazminat talebinin davacıya kalem kalem açıklattırılmasını, açıklamanın yapılmaması halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı ile davalı müvekkili firma, davalının gerçekleştirmekte olduğu/inşa ettiği Focus Beytepe Projesinde bulunan açık spor sahaları ekipmanlarının imalatı ve montajı işinin gerçekleştirilmesi işinin davalı müvekkili firma tarafından yapılması için anlaştığını, işbu anlaşma uyarınca 06/06/2022 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, ayıp (zeminde oluşan deformeler) iş sahibinden (davacıdan) kaynaklandığını, dava konusu olayda , akrilik zemin uygulaması yapılan zeminde göllenmeler oluştuğu için akrilik zemin uygulaması zarar görmüş/deforme olduğunu, zeminde meydana gelen göllenmeler zeminin nizami olmaması yani betonun düzgün atılmamasından kaynaklı olduğunu, uygulamanın yapılacağı alanda beton üzerinde kesinlikle su toplama ve göllenme olmaması gerektiğini, bu göllenmenin olmaması için tek taraflı bir eğim veyahut balık sırtı tabir ettiğimiz şekilde betonun lazerli anolar ile dökülüp taraflarına teslim edilmesi gerektiğini, bu hususların bilirkişi tarafından tespiti gerektiğini, açıkladıkları ve re'sen tahkik olunacak sebeplerle şikayet haklarında dahil tüm yasal hakları saklı kalmak kaydı ile davacının kötü niyetli ve haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının, eser sözleşmesinden doğan ayıp nedeniyle giderin bedeli ve oluşan zararın tazmin istemine ilişkin olduğunun uyuşmazlıkta edimin sözleşmeye uygun ifa edilip edilmediği, ayıp olup olmadığı ayıbın niteliği, kullanıcı hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, gizli ayıp olup olmadığı, oluşan giderin bedeli ve oluşan zarar var ise bunların tespitine ilişkin olduğu anlaşıldğ.Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Bilirkişi heyetinden alınan 23.09.2025 tarihli raporda:Mali Yönden Yapılan Değerlendirmeye göre; Davalı tarafça davacıya 2023 yılı 2 ve 7.aylarında toplam 443.807,50 TL bedelli 2 adet fatura düzenlendiğini, davacı tarafça toplam 423.807,50 TL’lik ödeme yapıldığını, 03.08.2023 tarihinde sona eren taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının bakiye 20.000,00 TL borç, davalının bakiye 20.000,00 TL alacak kaydının varlığını, işbu alacak/borç bakiyesinin 31.12.2024 dönem sonuna kadar devrettiği görüldüğünü, Teknik ve Nitelikli Hesap Yönünden yapılan Değerlendirmeye göre; Dava konusu imalatın davacı iş sahibine ayıpsız olarak teslim edildiğine ilişkin kabul belgesi veya bu anlama gelebilecek bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında tesadüf edilmediğini, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, 12.09.2024 tarihindeki incelemede imalatın ayıplı olduğunu, akrilik zemin kaplamasının uygulandığı zeminden büyük oranda ayrıldığını, davalı taşeron ayıp nedeninin zeminin uygun olmadığından kaynaklandığını belirtmişse de ;salt iş sahibinin talimatının olması tek başına yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaya yetmeyeceğini, eser sözleşmelerinde uzman olan taraf eseri meydana getirecek olan yüklenici olduğundan yüklenicinin, o eserin hangi şartlar altında ve hangi malzemeler kullanılarak en sağlıklı bir şekilde meydana getirilebileceğini tespit edebilecek yetiye sahip olup olası bir aksaklığa karşı iş sahibini uyarmasının gerekeceği, bu hususun TBK. m.476’da da “müteahhidin açıkça yaptığı ihtara karşın” denilerek vurgulanmış olduğunu, dosya kapsamında davalının davacı iş sahibine uygulamanın Kasım ayında yapılması halinde uygun olmayan hava koşulları sebebiyle imalatın ayıplı olacağı ve bunda bir sorumluluğu kabul etmeyeceğine dair ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin tespit edilemediğini, bu bağlamda ayıplı imalattan davalının sorumlu olacağı, ayrıca yapılan uyuklamanın standart uygulama ve sözleşme eki teklif cetveline uygun yapılmadığını, işlevini görmediğini, ayıbın sonradan ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, ayıplı imalatın söküm ve yeniden yapım bedelinin dava tarihi itibariyle rayiç bedellerinin 251.130 TL olduğunu, bu miktardan Davacının ticari defterlerde yazılı 20.000 TL borç kaydı bu miktardan indirildiğinde bakiye tutarın 231.130 TL olacağını, diğer yandan dosya kapsamında ayıbın davalıya ne zaman bildirildiğinin anlaşılmadığını, ancak taraflar arasında yapılan 25.09.2024 tarihli tadil sözleşmesinin mahkemece ayıp bildirim tarihi kabul edilmesi halinde bildirim tarihinin 25.09.2024 olarak kabulü ve yapılacak uygulamanın ise 5 gün olarak kabulü halinde rayiç bedelin yerleşik Yargıtay kararlarına göre Ekim 2024 tarihi alınması durumunda ise 2. Sözleşme ile belirlenen 315 TL/m2 gizli ayıplı imalatın söküm ve yeniden yapım bedelinin 239.715,00-TL olacağını, davacının ticari defterlerde yazılı 20.000 TL borç kaydı bu miktardan indirildiğinde bakiye tutarın 219.715,00TL olacağı bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 25.12.2025 tarihli ek raporda:Kök raporda 03.08.2023 tarihinde sona eren taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının bakiye 20.000,00 TL borç, davalının bakiye 20.000,00 TL alacak kaydı bulanmışsa da işbu tutarın 4. İcra Genel Dairesinin 2025/18921 numaralı dosyasına ödendiğini, dava konusu imalatın davacı iş sahibine ayıpsız olarak teslim edildiğine ilişkin kabul belgesi veya bu anlama gelebilecek bir bilgi ve belgeye dosya kapsamında tesadüf edilmediği, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunu, 12.09.2024 tarihindeki incelemede imalatın ayıplı olduğunu, akrilik zemin kaplamasının uygulandığı zeminden büyük oranda ayrıldığını, davalı taşeron ayıp nedeninin zeminin uygun olmadığından kaynaklandığını belirtmişse de; salt iş sahibinin talimatının olması tek başına yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaya yetmeyeceğini, eser sözleşmelerinde uzman olan taraf eseri meydana getirecek olan yüklenici olduğundan yüklenicinin, o eserin hangi şartlar altında ve hangi malzemeler kullanılarak en sağlıklı bir şekilde meydana getirilebileceğini tespit edebilecek yetiye sahip olup olası bir aksaklığa karşı iş sahibini uyarmasının gerekeceğini, bu hususun TBK. m.476’da da “müteahhidin açıkça yaptığı ihtara karşın” denilerek vurgulanmış olduğunu, dosya kapsamında davalının davacı iş sahibine uygulamanın Kasım ayında yapılması halinde uygun olmayan hava koşulları sebebiyle imalatın ayıplı olacağı ve bunda bir sorumluluğu kabul etmeyeceğine dair ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin tespit edilemediğini, bu bağlamda ayıplı imalattan davalının sorumlu olacağı, ayrıca yapılan uyuklamanın standart uygulama ve sözleşme eki teklif cetveline uygun yapılmadığı, işlevini görmediğini, ayıbın sonradan ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, ayıplı imalatın söküm ve yeniden yapım bedelinin dava tarihi rayiç bedellerinin 251.130 TL olduğunu, taraflar arasında yapılan 25.09.2024 tarihli tadil sözleşmesinin mahkemece ayıp bildirim tarihi kabul edilmesi halinde bildirim tarihinin 25.09.2024 olarak kabulü ve yapılacak uygulamanın ise 5 gün olarak kabulü halinde rayiç bedelin yerleşik Yargıtay kararlarına göre Ekim 2024 tarihi alınması durumunda ise 2. Sözleşme ile belirlenen 315 TL/m2 gizli ayıplı imalatın söküm ve yeniden yapım bedelinin 239.715,00-TL olacağı bildirilmiştir. Dava; taraflar arasında Davacıya ait Focus Beytepe Açık Spor Sahalarının Comfort Sistem Akrilik Zemin Kaplama imalatlarının davalı yüklenici tarafından yapımına ilişkin olarak akdedilen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ayıplı yapım nedeniyle gerekli onarım ve yenileme bedelinin davalı yanca karşılanması istemlidir.: Bu bağlamda dava ayıba karşı tekeffül borcu kapsamındadır. Tüm dosya kapsamında davacı ... .... .... Açık Spor Sahaları Ekipmanları İmalatı ve Montajı İşi" adı altında bir taşeron sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşme kapsamında ... işveren ... ise taşeron sıfatıyla yer almakta olup davacı taraf davalı Vera Grou’un, 761 metrekarelik akrilik zemin kaplama işini taahhüt ettiği ve işin gereğini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, ...’un gerçekleştirdiği akrilik zemin kaplama işlemleri sözleşmenin ilk yılı itibariyle bozulmaya başladığını ve sahanın kullanılmaz hale geldiğini, ...’un üstlendiği işi gereklerine uygun bir biçimde yerine getirmediğini ileri sürerek ayıp sebebiyle sözleşmeden doğan seçimlik hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeye aykırılık nedeniyle saha zemininin tüm teknik ve mesleki gerekliliklere uygun olarak yeniden yapılması için gerekli onarım ve yenileme bedelinin ... tarafından karşılanmasına ve ...’un saha zemininin kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle uğradığı maddi zararların tazmini, kararı verilmesini …” talep etmiştir. Davalı taraf sözleşme gereği işin yerine getirilerek teslim edildiğini, davacının çok amaçlı spor sahasının ve tenis sahasının zeminine akrilik kaplama uygulanması işinin ayıplı ifa edildiği ve ayıplı ifadan kaynaklı zeminde ciddi deformelerin oluştuğu iddiasını işin teslim ettiği tarihten 2 yıl sonra (2024 yılı Ağustos Ayında) müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin yapılan işin kusurlu olmadığını ve oluşan deformelerin uygulama yapılan zeminden kaynaklanmış olduğunu bundan dolayı bir sorumluluğunun olmadığını davacıya bildirdiğini, bu süreçten sonra taraflar arasında yapılan sözlü görüşmelerde anlaşma sağlanarak 239.715,00 TL 'ye zeminlerde oluşan deformelerin giderilmesi konusunda mutabakat sağlandığını ve bu anlaşma uyarınca davacı ile taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafça sözleşme hükümleri uyarınca ödeme yapılmadığını ve iş sahasının teslim edilmediğini, yani davacı tarafça akdi yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Hükme esas alın kök ve ek bilirkişi raporuna göre sözleşme ekinde yer alan teklif listesinde yer alan dava konusu “COMFORT SİSTEM AKRİLİK ZEMİN KAPLAMA” nın uygulandığı zeminden büyük oranda ayrıldığı, pul pul olarak söküldüğü, alt tabaka beton saha zeminin ortaya çıktığı görülmüştür. İş işsahibinin ise işi ayıpsız olarak teslim aldığına ilişkin herhangi bir kabul belgesi veya bu anlama gelecek bir bilgi belgeye rastlanmadığı tespit edilen ayıplı imalatlar göz önünde bulundurulduğunda davalı taşeronun edimini fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa etmediği, taşeronun yaptığı imalatın ayıplı olduğunun açık olduğu, akrilik yüzey kaplamadaki Pul pul kalkmaların, beton yüzeyden ayrılmalar ve sökülmeler teslimden sonra ortaya çıkan ayıplar olduğunu teslim sırasında tespitinin mümkün olmadığından gizli ayıp niteliğinde olduğunu, yapılan uygulamanın sözleşme eki teklif cetveline ve standart uygulamaya uymadığı alt zemin tabakasından ayrılmalar; 1 ile 3 mm kalınlığında, malzemenin tutuculuğunun artması için yapılan Primer katmanın fonksiyonunu icra etmediğini gösterkdiği malzemenin zemine yapışkanlığının yetersiz olması uygulama hatası ve alt zemin hazırlığının yetersiz olmasından kaynaklı olduğu, yerinde inceleme tarihinde de davalı, zeminde göllenmeler olduğunu ve bunların giderilmeden uygulamanın acele olarak, havanın sıcaklığının uygun olmadığı mevsimde yapıldığı anlaşılmıştır. Mevsimsel koşullarının uygunsuzluğunun yanı sıra davalının uygulamayı standart uygulamaya uygun yapmadığı ve alt zeminin uygulama için hazır olmadığı belirtildiği halde yaptığı anlaşıldığından gizli ayıp şeklinde ortaya çıkan kusur ve imalat hatlarının kullanımdan kaynaklı olmadığı anlaşılmıştır. Ancak bu koşulların uygulama sırasında davacı tarafından ihbar yükümlülüğü kapsamında davalı iş sahibine bildirildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak taraf kayıtlarının birebir örtüştüğü, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 06.06.2022 – 03.08.2023 tarihleri arasında mevcut olduğu, davalı tarafça davacıya 2023 yılı 2 ve 7.aylarında toplam 443.807,50 TL bedelli 2 adet fatura düzenlendiği, davacı tarafça toplam 423.807,50 TL’lik ödeme yapıldığı, 03.08.2023 tarihinde sona eren taraflar arasındaki ticari ilişkide davacının bakiye 20.000,00 TL borç, davalının bakiye 20.000,00 TL alacak kaydının varlığı, iş bu alacak/borç bakiyesinin 31.12.2024 dönem sonuna kadar devrettiği görülmüştür. Davalı taşeron ayıp nedeninin zeminin uygun olmadığından kaynaklandığını belirtmişse de ;salt iş sahibinin talimatının olması tek başına yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaya yetmeyeceği,. eser sözleşmelerinde uzman olan taraf eseri meydana getirecek olan yüklenici olduğundan yüklenicinin, o eserin hangi şartlar altında ve hangi malzemeler kullanılarak en sağlıklı bir şekilde meydana getirilebileceğini tespit edebilecek yetiye sahip olup olası bir aksaklığa karşı iş sahibini uyarmasının gerekeceği, bu hususun TBK. m.476’da da “müteahhidin açıkça yaptığı ihtara karşın” denilerek vurgulanmış olduğu, dosya kapsamında davalının davacı iş sahibine uygulamanın Kasım ayında yapılması halinde uygun olmayan hava koşulları sebebiyle imalatın ayıplı olacağı ve bunda bir sorumluluğu kabul etmeyeceğine dair ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin tespit edilemediği, bu bağlamda ayıplı imalattan davalının sorumlu olacağı, ayrıca yapılan uyuklamanın standart uygulama ve sözleşme eki teklif cetveline uygun yapılmadığı, işlevini görmediği, ayıbın sonradan ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğu değerlendirilmişitr. Ayıplı imalatın söküm ve yeniden yapım bedelinin dosya kapsamında ayıbın davalıya ne zaman bildirildiğinin anlaşılmadığı, ancak taraflar arasında yapılan 25.09.2024 tarihli tadil sözleşmesinin 25.09.2024 olarak kabulü ve yapılacak uygulamanın ise 5 gün olarak kabulü halinde rayiç bedelin yerleşik Yargıtay kararlarına göre Ekim 2024 tarihi alınması durumunda ise 2. Sözleşme ile belirlenen 315 TL/m2 gizli ayıplı imalatın söküm ve yeniden yapım bedelinin 239.715,00-TL olacağı, defter kaydındaki 20.000.00 TL yönünden icra dosyasına ödeme yapıldığı bu hali ile davacı yanın talep açıklama ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalı davadan önce temerrüte düşürülmediğinden ve taraflar tacir olmakla avans faizi talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile; 239.715,00 TL'nin 95.886,00 TL'nin dava tarihi olan 21/02/2025 , bakiyesi 143.829,00 TL'nin 15/01/2026 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Alınması gereken 16.374,93TL harçtan peşin alınan 1.637,50TL ile ıslah harcı 2.500,00TL harcın mahsubu ile eksik alınan 12.237,43TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 4.840,40TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 24.350,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2026