Bayilik İlişkisinden Doğan Cari Hesap Alacağının Tahsili Amacıyla Başlatılan İtirazın İptali Davasında Tarafların İddia ve Savunmaları ile İspat Yükü Tespiti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin bayilik ilişkisinden kaynaklanan ve davalının itiraz ettiği cari hesap alacağının tahsili amacıyla açtığı itirazın iptali davasını ele almakta; davacı taraf, alacağın sabit olduğunu ve haksız itirazın iptalini talep ederken, davalı taraf davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini, cari hesap sözleşmesinin yazılı olmadığı için geçersizliğini ve alacak miktarının belirsizliğini savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiş; mahkeme ise delillerin incelenmesi ve ispat yükünün genellikle kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu ilkesini vurgulayarak, ispatlayamayan tarafın davayı kaybedeceğini belirtmektedir.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2025/517 EsasKARAR NO : 2026/718 Karar DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 03/02/2025KARAR TARİHİ : 11/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile müvekkili arasında istasyonlu bayilik ilişkisi ve müvekkilinin davalıdan bu ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının bulunduğunu, davalı tarafça borcun ödenmemesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalı tarafça yapılan borca itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalıdan alacağı bulunduğunun sabit olduğunu, huzurdaki dava ile müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediğinin ortaya çıkacağını beyanla itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli olan davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, bu nedenle usulden reddi gerektiğini, Mahkemece hak düşürücü süreye yönelik itirazın yerinde görülmemesi ihtimaline binaen de davacı tarafça takipte alacağın sebebi olarak cari hesap kaynaklı bakiye alacak gösterilmiş ise de, cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağını, açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu haliyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takiplerde takip şartı olarak gösterilen usulüne uygun bir ihtarın varlığı, talep olunan bedelin ne şekilde hesaplandığı, bu bedelin içerisinde faiz bedeli olup olmadığı ve bu hali ile talebin bileşik faiz niteliğinde bulunup bulunmadığı hususlarının belli olmadığını, yine davacı tarafça harca esas değer olarak bildirilen bedel ile takip talebinde gösterilen bedel aynı ise de bizzat takip talebi içeriğinde de belirtildiği üzere davacı tarafça takibin ... 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas ve... Esas sayılı takip dosyaları ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ile açıldığı nazara alındığında, söz konusu dosyalarda tahsilat yapılıp yapılmadığı ile yapılmış olması halinde harca esas değerin tespiti esnasında bu bedellerin mahsup edilip edilmediğinin de tespiti gerektiğinin izahtan vareste olduğunu beyanla usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava, itirazın iptali davasıdır.Huzurdaki davada davacı taraf davalı ile bayilik sözleşmesi imzalandığını davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu bu sebeple davalı aleyhine ... 10.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.... 10.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...AŞ, borçulunun dosyamız davalısı ... Ltd. Şti. Olduğu, alacak kaleminin 652.205,05 TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş ve yetkili icra dairelerinin ... İcra daireleri olduğunu belirterek icra dairesinin de yetkisine itiraz etmiştir.Mahkememizin 16/04/2025 T.... E. ... K. Sayılı kararı ile Yetkisiz icra dairesinde yapılan takip nedeniyle açılan davanın HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve verilen bu karar İstanbul BAM 43. HD'nin 10/07/2025 T... E... K. Sayılı kararı ile kaldırılmıştır.İstinaf kaldırma kararından sonra davalı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak, bilirkişiden davalı tarafın ticari defterlerinde inceleme yapılarak davalının davacıya ... 10. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına konu cari hesaptan kaynaklı borcu olup olmadığı borcu var ise ne kadarlık bir borcu olduğu hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş davalı taraf usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen ticari defterlerini hazır etmediğinden bilirkişi incelemesi yapılamadığından talimatımız bila ikmal iade edilmiştir.Davacı tarafın ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda... Şirketi firmasının defter ve belgelerinde yapılan inceleme sonucunda söz konusu şirketin Davalı ...Şirketi'den 31.12.2017 tarihi itibariyle 352.205,05.-TL alacaklı olduğu, Davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığının mahkeme tarafından tespit edilmesi durumunda söz konusu 352.205,05.-TL cari hesap alacak tutarına ek olarak sözleşme gereği ödenen 300.000,00.-TL tutarın da davacı şirkete iade edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. şeklinde rapor ibraz edilmiştir.Davalı taraf davacıya olan borcunu ifa etmediğinden taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerini ihlal etmiştir ve bu sebeple davacının davalıya ödemiş olduğu 300.000,00 TL peştemaliye bedelinin davacıya geri iadesi gerekmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Davalı taraf ticari defterlerini sunmamış olduğundan davacının ticari defterleri kendisi lehine kesin delil niteliğine haiz olup davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığının mahkeme tarafından tespit edilmesi durumunda söz konusu 352.205,05.-TL cari hesap alacak tutarına ek olarak sözleşme gereği ödenen 300.000,00.-TL tutarın da davacı şirkete iade edilmesi gerektiğinin rapor edilmesi karşısında davacının davalıdan icra takibine konu ettiği alacağının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile, davalının ... 10. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 652.205,05 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 652.205,05 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 130.441,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 10. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 652.205,05 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 652.205,05 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 130.441,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 44.552,13 TL harçtan başlangıçta alınan 10.676,94TL'nin mahsubu ile bakiye 33.875,19 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 10.676,94 TL peşin harç ve 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan toplam 8.550,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 103.830,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/09/2026 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır