Konya BAM 6. Hukuk Dairesi, ticari şirket müdürünün azli davasında ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Davacı taraf, şirket müdürünün ticari faaliyetleri ve itibarını olumsuz etkileyecek eylemlerini engellemek amacıyla müdürün yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla askıya alınmasını talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi talebi, yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı, uyuşmazlığın detaylı yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği gerekçeleriyle reddetmiştir. Bunun üzerine davacı, istinaf yoluna başvurarak, ilk mahkemenin gerekli araştırmaları yapmadığını, yaklaşık ispat değerlendirmesinin usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, tedbirin reddedilmesinin şirketin daha fazla zarar görmesine neden olabileceğini belirterek, ret kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulünü istemiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 08/07/2026
NUMARASI: ... Esas
İSTİNAF EDEN DAVACI: ......
DAVALILAR: 1 -......
2 -......
DAVA :Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 10/09/2026
YAZIM TARİHİ : 10/09/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 08/07/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette ortak olduğunu, davalı ......’nin şirket müdürü olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, davalının bu yetkilerini şirketin ve ortakların menfaatine uygun kullanmadığını, şirket faaliyetlerinde gerekli olan patlayıcı madde satın alma ve kullanma izninin iptali için başvuruda bulunduğunu, ayrıca şirketin elektrik aboneliğinin sona erdirilmesi yönünde işlem yaptığını, bu işlemlerin gerçekleşmesi halinde şirket faaliyetlerinin duracağını, şirketin ticari itibarının zedeleneceğini ve maddi zarara uğrayacağını, söz konusu işlemlerden haberdar olarak sonuçlanmasını engellediğini, ancak davalının benzer işlemlere devam etme ihtimalinin bulunduğunu, ortaklar kurulunun toplanamaması nedeniyle davalının müdürlükten azli için dava açmak zorunda kalındığını, dava süresince şirketin zarar görmesinin önlenmesi amacıyla davalının müdürlük sıfatı ile şirketi temsil ve ilzam yetkisinin ihtiyati tedbir yoluyla askıya alınmasını, yargılama sonunda davalının müdürlük sıfatı ile temsil ve ilzam yetkisinin haklı nedenle kaldırılmasına ve azline, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirme sonucunda; "...Somut olayda, davacının dayandığı bilgi ve belgelerin davanın yaklaşık ispatı düzeyinde Mahkememizde yeterli kanaati oluşturmaması, uyuşmazlığın ayrıntılı yargılamayı ve teknik bilirkişi incelemesini gerektirmesi, tarafların hak ve menfaat dengesinin korunmasının gerekmesi, dava sonucunda hükümle ulaşılabilecek sonuca ihtiyati tedbirle ulaşacak şekilde karar verilmesinin mümkün olmaması gözetilerek talebin reddine..." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların ispatı amacıyla MEPAŞ ile İçişleri Bakanlığı Konya Valiliği nezdinde patlayıcı madde ve izin belgesinin verildiği ilgili mercie müzekkere yazılarak davalının şirketin işleyişini durdurmaya yönelik yaptığı işlemlere ilişkin belgelerin getirtilmesi ve tedbir talebinin bundan sonra değerlendirilmesi gerekirken mahkemece bu araştırmalar yapılmadan talebin reddedildiğini, mahkemenin HMK m 390/3 kapsamında yaklaşık ispat şartının oluşmadığı yönündeki gerekçesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olmadığını, tedbir talebinin reddinin davalının yetkilerini kötüye kullanmaya devam etmesine ve şirketin büyük zarara uğramasına neden olabileceğini belirterek tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı kanunun 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda, davanın davalı ......'nin diğer davalı şirketteki müdürlük sıfatının ve imza yetkisinin kaldırılması istemine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen talep koşullarının oluşmadığı bu itibarla, ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/09/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...