İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinden, trafik kazası sonucu park halindeki araca çarparak %100 kusurlu bulunan davalı aleyhine araç mahrumiyet tazminatı kararı.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davalıya ait aracın davacının usulüne uygun park edilmiş aracına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet tazminatı talebine ilişkindir; davacı, aracını 7 gün kullanamadığını ve ikame araç kiralamak zorunda kaldığını iddia ederek tazminat talep ederken, davalı zamanaşımı, yetki itirazları, kusur dağılımı ve zararın ispatı konularında savunma yapmış; yapılan inceleme ve bilirkişi raporu sonucunda, davalı sürücüsünün manevra kurallarına riayet etmeyerek park halindeki araca çarpması nedeniyle kazanın oluşumunda %100 (tam) kusurlu olduğu, davacı aracının ise park kurallarına uygun olduğu ve kusursuz olduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1123 Esas
KARAR NO : 2026/753
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2025
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .. şirketine ait olan ve sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 25/02/2024 tarihinde müvekkiline ait park halindeki ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, mezkur kazada davalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracını onarılıncaya kadar 7 gün boyunca kullanamadığını, bu nedenle evinden işine gidip gelebilmek için araç kiralamak zorunda kaldığını, müvekkilinin mahrumiyete ilişkin gerçek zararının bilirkişi raporuyla tespit edilmesinin gerektiğini, davalıların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilin aracında meydana gelen mahrumiyet bedelini tazmin etmekle yükümlü olduğunu,... Sigorta A. Ş'ye müzekkere yazılarak hasar dosyasının celbi ile servis kayıtlarının getirtilmesini ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden davaya konu araçla ilgili tüm bilgi ve belgelerin istenilmesini talep ettiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL araç mahrumiyet tazminatının haksız fiil tarihi olan 25/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca alacak miktarının bilirkişi incelemesi sonrası artırılacağını, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı aracı ile 25.02.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin davacı tarafından açılan davanın reddi gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuken korunabilir olmadığını, haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebi nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, ... plakalı aracın hususi araç olduğunu, davacı tarafın yetkisiz mahkemede dava açtığını, davacının diğer davalı şirket sürücüsünün tam kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, yapılacak incelemelerle kusur durumunun ortaya çıkacağını, davacı aracının park halinde olduğu iddiasının araştırılması gerektiğini, parkın kurallara uygun olup olmadığının, park yasağı bulunup bulunmadığının, trafiği tehlikeye düşürüp düşürmediğinin tespiti gerektiğini, söz konusu hasarın ve mahrumiyet zararının iddia edildiği gibi tek başına dava konusu kazada gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirsiz olduğunu, onarım süresinin ve servis kusurunun incelenmesi gerektiğini, davacının mahrumiyet zararını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, aracın hangi serviste onarıldığına, onarımın ne kadar sürdüğüne ve aracın ne zaman teslim alındığına dair belgelerin sunulması gerektiğini, kasko tarafından ikame araç verilip verilmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin dahil olmadığı ceza davaları, tahkim yargılamaları veya sair incelemelerin müvekkil şirket bakımından bağlayıcı olmadığını, dava konusu kazadan müvekkil şirketin kaçınmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirket aracının tüm muayene ve periyodik bakımlarının muntazam olduğunu, araçta bulunması gereken tüm donanımların mevcut olduğunu, kazanın teknik bir sebeple ortaya çıkmadığını, sürücünün mesleki yeterlilik belgesine sahip deneyimli bir kişi olduğunu, bu nedenle müvekkil şirkete kusur yüklenemeyeceğini, davacının faiz talebinin hukuken korunabilir olmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan araçta oluşan mahrumiyet zararı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
25/02/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle kusur durumu, araç mahrumiyet zararından kimin hangi oranda sorumlu olduğu noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Kusur durumunun incelenmesinde; davalı araç sürücüsü, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kurallara uygun park edilmiş araca çarpması ve manevra kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kazanın oluşumunda %100 (tam) kusurludur. Davacı araç sürücüsünün aracı park halinde olduğundan herhangi bir kural ihlali bulunmamakta olup kusursuzdur. Kurallara uygun şekilde park edilmiş bir araca çarpılması durumunda, kural olarak çarpan sürücü tam kusurlu (asli kusurlu) kabul edilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84/L maddesine göre, park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun park edilmiş araca çarpmak asli kusur hallerinden biridir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; 25/02/2024 tarihli kazada davalı .. Şti.'ne ait...plakalı aracın sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı ...'e ait ...plakalı aracın nizami park halinde olması sebebiyle kusursuz olduğu, davacı aracındaki hasarın niteliği gereği makul onarım süresinin 7 gün olduğu, davacıya ait aracın onarımda kaldığı makul süre boyunca kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet bedelinin piyasa rayiçlerine göre 7.000,00 TL olarak hesaplandığı ve bu tutardan davalı tarafın kusuru oranında hukuken sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; kusur ve zarar iddiası dosyada mevcut deliller ve hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre ispatlanmış olup bedel artırım dilekçesi kapsamında davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olduğu üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 7.000,00TL araç mahrumiyet zararının 25/02/2024 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 4.600,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00TL bilirkişi ücreti, 160,80TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç olmak üzere toplam 9.391,60TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır