Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, 19/07/2017 tarihli ölümlü trafik kazasında vefat eden 18 yaşındaki genç kızın ailesinin manevi ve destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki metin, 2017deki bir trafik kazasında 18 yaşındaki kızlarını kaybeden davacı ebeveynlerin, sürücünün dikkatsiz ve tehlikeli sürüşü nedeniyle meydana geldiğini iddia ettikleri olay sonucu uğradıkları manevi ve maddi (destekten yoksun kalma) zararların tazmini talebiyle açtıkları davayı ele almaktadır; davacılar sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden tazminat isterken, davalılar kazada sürücünün tam kusurlu olmadığını, vefat edenin emniyet kemeri takmamasının müterafik kusur teşkil ettiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu ve sigorta limitlerinin dikkate alınması gerektiğini savunmaktadır.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ : 08/05/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 16/12/2021DAVA: Manevi Tazminat BİRLEŞEN ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ...ESAS ...KARAR SAYILI DOSYASIDAVA: Maddi Tazminat (Destekten Yoksun Kalmaya Bağlı) GEREKÇE TARİHİ: 06/06/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Dava Yönünden;DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2017 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla hızla seyretmesi ve trafik akışını makas atarak tehlikeye sokması nedeniyle aracın hakimiyetini kaybetmesi sonucu oluşan trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin kızları ...'ın vefat ettiğini, aracın işleteninin davalı ... olduğunu ve aracın ... poliçe numaralı kasko poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, olaya ilişkin Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı dosyasının açıldığını, müvekkillerinin söz konusu kaza nedeniyle 18 yaşındaki kızlarını kaybettiklerini, evlat acısını bir ömür boyu yaşayacaklarını beyan ederek; çocuklarını kaybeden müvekkilleri için 50.000,00'er TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuruda bulunulması gerektiğini, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri (15.000,00 TL) kadar sorumlu olduğunu, müteveffanın emniyet kemeri kullanmamasının müterafik kusur teşkil edeceğini ve belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ın emniyet kemeri takmayarak kurallara aykırı hareket ettiğini ve müterafik kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazada kusuru olmadığını, müvekkilinin davacı tarafı sürekli ziyaret ettiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleştirilen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı davası yönünden;DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 19/07/2017 tarihinde davacıların kızı ...’ın şoför ...’ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile Antalya ili, ... ilçesi ... Bulvarı Üst Geçiş altı, ... Kavşağı istikameti sınırları içinde tek taraflı ölümlü, yaralamalı, maddi hazarlı trafik kazasına karıştığını, davacıların kızının olay yerinde hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağına Şoför ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b Maddesi uyarınca kusurlu bulunduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na intikal ettiğini ... Sor. numarası ile dosya açıldığını, davalı araç sürücüsüne ait ... plakalı aracın 19.02.2017/2018 arası geçerli ... nolu poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğunu, ... Sigorta A.Ş.'ye tazminat talep başvurularının ... hasar dosya numarası ile işlem görmüş fakat sigorta şirketiyle uzlaşılamadığını, sigorta şirketinden herhangi bir ödeme alınmadığını beyan ederek; 6100 HMK'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar ...ve ...vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada ruhsat sahibi ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, 19.07.2017 tarihinde müvekkili ...'ın diğer davalı ... adına kayıtlı araçla ... Mahallesindeki evinden çıktığını, staj yaptığı hastaneyi geçerek daha önceden sözleştikleri üzere aynı hastanede staj eğitimi alan arkadaşı ...'i evinden aldığını, ... Caddesinde oturmakta olan müteveffa ...'ın evinden alarak, staj yapmakta oldukları hastaneye doğru yola çıktıklarını, müvekkili yönetimindeki aracın trafiğin sıkıştığı ve birçok yöne çıkış vermesinin yanında, alt geçide de giriş alanı olan kaza mahallinde sıkıştırıldığı için, kontrolün kaybedilmesi neticesi kazanın meydana geldiğini, bahse konu kazada önde oturan ve kemerleri bağlı olan müvekkili ... ve ...’in yaralandığını, müteveffa ...’ın oturmuş olduğu arka koltuktan fırlayarak olay yerinde hayatını kaybettiğini, müvekkili ... ve ...’in ise çeşitli hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındığını, müvekkili İlayda’nın bahse konu kaza neticesi arkadaşı ...'ın vefat ettiğini, aynı günün akşam üzeri saatlerinde çıkarıldığı 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... nolu sorgusunda öğrendiğini, kaza neticesi ölen ...'ın İzmir İlindeki cenazendeki defin işlemlerine davalı ... ve ailesinin de katıldığını kazanın meydana gelmesini, herhangi birinin istemeyeceğinin aşikar olduğunu, sabah evinden çıkıp staj yaptığı hastaneyi geçerek yaklaşık 8-10 km ötedeki arkadaşlarını evden alıp yeniden hastaneye dönmeye çalışırken kazaya karışan müvekkilinin düzenlenen raporlarla kusurlu gösterilmesini kabul etmediklerini, dosya içerisindeki mevcut kollukça düzenlenen kusur durumunu gösteren belgeye itiraz ettiklerini, öncelikle kazayla ilgili kusur durumunun belirlenmesi ve arka koltukta oturmakta olan müteveffanın emniyet kemeri takmaması sonucu araçtan fırlayarak vefat etmesindeki müterafik kusuru olduğunu, kazanın hangi sebeple meydana geldiğinin araştırılması gerektiğini, detaylı bir keşif ve bilirkişi incelmesi yapılmadan, eksik verilere dayalı kabullerle somut olayın çözülemeyeceğini, söz konusu kolluk değerlendirmesi fiili oluşu/durumu dikkate almadan verildiğini ve gerçekliği yansıtmayan bir rapor olduğunu, rapora göre müvekkili ...’nın kusurlu gösterildiğini, kaza sonrası çekilen fotoğraflarda aracın arka koltuk üst kısımlarında içe doğru herhangi bir göçük vs. bulunmadığını, müteveffanın ölümünün araç dışına fırlamadan kaynaklı yaralanmalar neticesi oluştuğunu, davada ileri sürülen maddi taleplerin kabul edilebilirliğinin ve aynı zamanda hukukiliğinin olmadığını, trafik kazalarından kaynaklı haksız fiile dayalı taleplerin zenginleşeme aracı olarak görülemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Kazanın tek taraflı oluşu, kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve aldırılan Trafik İhtisas Dairesi kusur raporu nazara alınarak, davalı ...' nın tam kusurlu bulunduğu, müteveffa desteğin yolcu olarak bulunduğu, alınan kusur raporunda destek ...' ye kemer takmaması sebebiyle kusur isnat edilmiş ise de, bu hususun trafik kazasına etkisi bulunmadığı, müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği nazara alınarak, desteğin meydana gelen kazada kusursuz olduğu kabul edilmiştir.Birleşen davada aldırılan aktüer bilirkişi raporuna desteğin kusursuz olduğu varsayımına göre hesaplama yapılmış olması nedeni ile itibar edilmiştir. Aktüer bilirkişi raporunda isabetli olarak yerleşik içtihatlara uygun şekilde TRH 2010 tablosu kullanılmış, ancak Anayasa Mahkemesi iptal kararına rağmen 1.8 teknik faiz metoduyla tazminat hesaplanmıştır. Ancak bu hususa davacı yanca itiraz edilmediğinden progresif rant yöntemine göre yeniden rapor aldırılmamış, davalıların usuli müktesep hakları nazara alınarak rapor yeterli görülmüştür. Aktüer bilirkişi tarafından 19/06/2021 tarihinde hazırlanan rapor olaya oluşa uygun olmakla hükme esas alınmış, hesaplanan tazminat tutarından müteveffa desteğin kemer takmaması nedeni ile sonucun ağırlaşmasına sebep olduğu, zira müteveffanın araçtan fırlayarak vefat ettiği kabulüne göre %20 müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Ayrıca davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde ve davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde hatır taşıması savunması ileri sürüldüğü, ölen destek ... ' nin davalı ...' nın arkadaşı olup, okula birlikte gittikleri, ...' nın ...' yi bir karşılık almaksızın aracına aldığı, ceza dosyası ve eldeki dosyada alınan beyanlara göre kabul edilmekle %20 hatır taşımacılığı indirimi uygulanmıştır...." gerekçesiyle; "Asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ...sigorta için 15.000,00 TL lik poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 19/07/2017 tarihinden itibaren (davalı ... sigorta için 01/08/2017 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (..., ...ve ...Sigorta) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı ...için 130.408,82 TL maddi tazminatın, davacı ...için 97.671,74 TL olmak üzere toplam 228.080,56 TL maddi tazminatın 19/07/2017 (davalı ...şirketi için 22/09/2017) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (..., ...ve ...Sigorta) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl ve birleşen dosya davacısı ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen dosya davacısı ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin tarif edilemez derecede manevi zarara uğradığının bir gerçek olduğunu, bu manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğini, öncelikle müvekkilinin kızı ...'a kusur isnat eden bilirkişi raporu kabul edilemeyecek nitelikte olsa dahi mahkemenin yargılamayı ivedilikle bitirmesi için kabul edildiğini, keza, yargılamanın sürüncemede kalması sebebiyle müvekkilinin acılarını her gün tekrar tekrar hatırladığını ve psikolojik açıdan iyileşme evresine bir türlü geçemediğini, TBK'nın 52. maddesinde müterafik kusur indiriminin hangi oranda yapılacağı belirtilmediğini, gerekçeli kararın hüküm kısmının, birleşen davaya istinaden vekalet ücretlerinin takdiri hususunda maddi hataya düşüldüğünü, beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Asıl ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı gerçekleşen ölüm nedeniyle maddi ve manevi istinaf istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince, 19/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların müşterek çocuğu ...'ın davalı ...'ın sürücüsü olduğu, diğer davalı ...'ın ise araç işleteni bulunduğu ... plaka sayılı aracın sürücünün hakimiyetini kaybetmesi sonucu vefatı sonrasında davacılar tarafından asıl dava ile davalılardan manevi tazminat isteminde bulunulduğu, yine birleşen dava ile ise destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince birleşen dava bakımından davacıların müşterek kızı ...'nin müterafik kusuru göz önünde bulundurularak %20 oranında, yine hatır için taşındığı gözetilmek suretinde %20 oranında olmak üzere toplam %40 oranında destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat talebi yönünden re'sen hesaplama yapılarak indirimde bulunulmuş, buna göre mahkemece; "davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın ( davalı ... sigorta için 15.000,00 TL lik poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 19/07/2017 tarihinden itibaren ( davalı ...sigorta için 01/08/2017 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ( ..., ...ve ...Sigorta) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...esas ...karar sayılı dosyası yönünden; davacı ...için 130.408,82 TL maddi tazminatın, davacı ...için 97.671,74 TL olmak üzere toplam 228.080,56 TL maddi tazminatın 19/07/2017 ( davalı ...sigorta şirketi için 22/09/2017 ) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (..., ...ve ...Sigorta) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında toplanan deliller ile birlikte TMK'nın 4. maddesi ile 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, davalı ...'nın kusuru ile davacıların müşterek çocuğunun müterafik kusuru, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile manevi tazminatla ulaşılmak istenilen manevi doyum, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminatın yeterli ve ölçülü olduğu kanaatine varılmıştır. Bu bakımdan davacı ...vekilinin manevi tazminata yönelik asıl dava bakımından istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, bir olayda birden fazla müterafik kusur durumu bulunsa dahi her bir müterafik kusur durumu için ayrı ayrı indirim yapılamayacağı gibi Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de müterafik kusur indirim oranı %20'yi de geçemeyecektir.Davacıların müşterek çocuğu olan ...'ın davalı ...'ın sürücüsü bulunduğu araçta arka koltukta emniyet kemeri takmaksızın yolcu konumunda bulunduğu esnada davalı ...'nın araç hakimiyetini kaybederek kaza yapması sonrasında davacıların müşterek çocuğunun emniyet kemeri takmaması nedeniyle araç içerisinden fırlayarak ölümü ile sonuçlanan olayda davacıların müşterek çocuğu ...'nin zarar sonucunu ağırlaştırıcı müterafik kusurunun açıkça sabit olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince müterafik kusura yönelik %20 oranında indirimde bulunulmuş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamış olup, davacı ...vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Kanun koyucu, hatır için taşıma ve vermede, işletenin sorumluluğunu genel hükümlere tabi tutmuştur. Bu nedenle, her olayda hakim hatır işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, bunu bir indirim sebebi sayarak kısmi bir tazminata da hükmedebilir. Bu nedenle KTK'nın 87/1 maddesinde düzenlenen hatır taşımacılığının hukuki niteliği bir defi olup, itiraz değildir. Bu durumda araç işletenin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin bunu ileri sürmesi gerekir. Hakim bunu kendiliğinden göz önünde tutamaz. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirmede; somut dosyada, asıl dava ile birleşen davada davalılar tarafından sunulmuş cevap dilekçelerinde ve savunmalarında hatır taşımasına ilişkin herhangi bir defi bulunmadığı anlaşılmış olup, hatır taşıması savunmasının itiraz değil defi olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören defilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği; alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alınmak suretiyle; ilk derece mahkemesince birleşen dosya davalıları tarafından hatır taşımasına yönelik cevap dilekçelerinde davalıların savunmada bulunduğundan bahisle davacı ...bakımından birleşen dosyaya konu destekten yoksun kalmaya bağlı tazminattan hatır taşımasına yönelik %20 oranında fazladan indirim yapılarak davacıların müşterek çocuğunun müterafik kusurunun bulunduğu ve hatır için taşındığı kabul edilerek destek tazminatından toplam %40 oranında indirim yapılarak buna göre yazılı şekilde karar verilmiş olması yukarıda anlatılan gerekçe kapsamında doğru görülmemiştir.İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri dikkate alınmak kaydı ile davacı ...bakımından aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan toplam 217.346,82 TL destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat bedelinden TBK'nın 52. maddesi uyarınca davacıların müşterek çocuğunun emniyet kemeri takmaması sonucu araçtan fırlaması nedeniyle yaşımını yitirmesinden dolayı %20 oranında belirlenecek müterafik kusur indiriminin düşülerek kalan miktarın destek tazminatı olarak hükmedilmesi gerekmektedir. Buna göre davacı anne ...bakımından 217.346,82 TL destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminat miktarından %20 müterafik kusur indiriminin yapılması sonrasında belirlenen 173.877,45 TL davacı ... bakımından destekten yoksun kalmaya bağlı maddi tazminatın davalılardan müştereken ve mütelsilen tahsilinin gerektiği kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan, HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen yapılan incelemede ilk derece mahkemesince yazılan gerekçeli kararın asıl dava bakımından hüküm bölümünde alınması gerekli harç hesabı yapıldıktan sonra asıl dava bakımında davacılarca yatırılan peşin harç dikkate alınmaksızın yine başvuru harcı hesaplamaya dahil edilmeden birleşen dava bakımından asıl dava yönünden yatırılan peşin harcın tamamlama harcı olarak görülerek birleşen davadan mahsup edilmesi doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, asıl ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda izah edilen nedenler ve re'sen dikkate alınan hususlar yönünden kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesince yapılan eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yukarıda açıklanan şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,Buna göre;2-ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİYLE; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... sigorta için 15.000,00 TL lik poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 19/07/2017 tarihinden itibaren (davalı ... Sigorta A.Ş. için 01/08/2017 tarihinden) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (..., ...ve ...Sigorta) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-BİRLEŞEN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİYLE, davacı ... için 173.877,45 TL maddi tazminatın, davacı ... için 97.671,74 TL olmak üzere toplam 271.549,19 TL maddi tazminatın 19/07/2017 (davalı ...Sigorta A.Ş. için 22/09/2017 tarihinden) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan (..., ...ve ...Sigorta A.Ş.) müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE, FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE,a-Asıl davada alınması gerekli 5.454,80 TL harçtan davacılar tarafından yatırılan 341,54 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 5.113,26 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.024,65 TL ile sınırlı olmak üzere asıl dosya davalılarında müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, b-Birleşen davada 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 18.549,52 TL harçtan 31,40 TL peşin harç ve 1.225,23 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.256,63 TL harcın mahsubuyla bakiye 17.292,89 TL harcın birleşen dosya davalılarından tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ...Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, c-Asıl davada davacılar tarafından yapılan 157,25 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 125,80 TL'sinin asıl dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak asıl dosya davacılarına VERİLMESİNE, kalan miktarın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,d-Birleşen davada birleşen dosya davacıları tarafından 314,50 TL Adli Tıp faturası, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 730,60 TL posta tebligat gideri olmak üzere toplam 1.645,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 1.515,47 TL'sinin birleşen dosya davalılarından alınarak birleşen dosya davacılarına verilmesine; kalan miktarın birleşen dosya davacıları üzerinde BIRAKILMASINA,e-Birleşen davada davacılar tarafından yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 31,40 TL peşin harç ve 1.225,23 TL ıslah harcının birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dosya davacılarına VERİLMESİNE,f-Asıl dava bakımından davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 11.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ... Sigorta A.Ş.' nin sorumluluğu 2.250,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak asıl dosya davacılarına VERİLMESİNE, g-Asıl dava bakımından davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin asıl dosya davacılarından alınarak asıl dosya davalılarına VERİLMESİNE,h-Birleşen davada birleşen dosya davacısı ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dosya davacısı ...'ya VERİLMESİNE, ı-Birleşen davada birleşen dosya davacısı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 13.228,00 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen alınarak birleşen dosya davacısı ...'a VERİLMESİNE, i-Birleşen davada reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak birleşen dosya davalılarına VERİLMESİNE,j-Birleşen davada reddedilen maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Tarifesine göre hesap edilen 6.472,00 TL vekalet ücretinin davacı ...' dan alınarak birleşen dosya davalılarına VERİLMESİNE,k-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 4-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davacı ...'nın istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacı ...'ya İADESİNE, b-Davacı ... tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 61,20 TL posta masrafı, 6,50 TL elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 288,40 TL yargılama giderinin birleşen dosya davalılarından alınarak davacı ...'ya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle KESİN olarak karar verildi....