Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, bankacılık kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının incelenmesi.
Özet: Ticari kredi ve rehin sözleşmelerinden kaynaklanan bir davada, davacı banka, kredi borçlusu şirket ile ipotekli taşınmazı ipotek yüküyle satın alan üçüncü şahıs aleyhine başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yapılan itirazların iptalini talep ederken; banka, borçlunun kredileri geri ödememesi üzerine hesabı kat ettiğini ve haksız itirazların reddini gerektiğini savunmuş, davalı üçüncü şahıs ise ipotek borcunu ödediğini, muacceliyet ve takip şartlarının oluşmadığını, faiz hesaplamalarının yanlış olduğunu ve bankanın kötü niyetli davrandığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:17/03/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:16/09/2024DAVANIN KONUSU:Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... T.A.Ş. Alanya Sanayi Şubesi ile davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. arasında 13.11.2013 tarih ve ... EURO Limitli, 05.06.2013 tarih ve 6.000.000,00 TL. Limitli, 26.09.2017 tarih ve ...TL. Limitl i , 27.02.2018 tarih ve 10.000.000,00 TL. limitli Genel Kredi Sözleşmesi ile 17.10.2018 tarihli 4.250.000,00TL. bedelli Rehin Sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşmeler gereğince davalı borçlu şirkete bir kısım krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerin teminatına ise davacı banka lehine Alanya Tapu Müdürlüğü'nün 09.09.2015 tarih, ... yevmiye sayılı 400.000,00TL. bedelli, Alanya Tapu Müdürlüğü'nün 24.05.2017 tarih, ... yevmiye sayılı 400.000,00TL. Bedelli, Alanya Tapu Müdürlüğü'nün 24.05.2017 tarih, ... yevmiye sayılı 400.000,00TL. Bedelli, Konyaaltı Tapu Müdürlüğünün 19.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı 20.000.000,00TL. Bedelli, ipotekleri tesis edildiğini, davalı ... ise dava konusu kredilerin teminatına alınan, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu bir kısım ipotekli bağımsız bölümü (Konyaaltı Tapu Müdürlüğünün 19.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı 20.000.000,00 TL. Bedelli taşınmazında bulunan) ipotek yükü ile satın alan ipotekli taşınmaz maliki 3. Kişi konumunda olduğunu, imzalanan sözleşme/ler çerçevesinde firmaya kullandırılan bir kısım kredilerin davalı kredi borçlusunun kredinin geri ödemesine ilişkin edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile Genel Kredi Sözleşmesinin 4. maddesi gereği Gebze 3. Noterliği'nin 28.02.2020 tarih ve ... Yevmiye sayılı, Alanya 1. Noterliği'nin 25.10.2018 tarih, ... Yevmiye sayılı ve Alanya 1. Noterliği'nin 02.07.2020 tarih, ... Yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek davalı borçlunun kredi hesabı kat edildiğini ancak verilen süre zarfında alacağımız tasfiye edilmediği gibi bankaya borçlular tarafından bir ödeme planı da sunulmadığını, davalı borçlunun hesabının kat edilmesi ve takip konusu borcun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlu firma ile ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile satın alan diğer davalı gerçek kişi aleyhine Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, her iki borçlu gönderilen ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmiş ve takip durduğunu, davalıların borca itirazının reddi gerektiğini, belirterek davalılar tarafından Alanya İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyasına yapılan itirazların iptali ile dava değeri üzerinden takibin devamına, hükmedilecek asıl alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ipotek borcunu ödediğini, davalı tarafından açılan ipoteğin fekki davası ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek değerini 2.775.000TL olarak kabulünün Antalya BAM 12. Hukuk Dairesi kararı ile tasdik edildiğini, davalı hakkında muacceliyet ve takip şartlarının oluşmadığını, davalıdan talep edilen faiz türü, faiz oranı ve başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, davalıya ait taşınmazlar üzerine tesis edilen ipotekler yasal şartları taşımadığını, diğer davalı tarafından yapılan ödemelerin nazara alınması gerektiğini, davalı bankanın takipte ve takip miktarında kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacı, kredi sözleşmesine dayanan alacağının ödenmemesi nedeni ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçluya ihtarname gönderilmiştir. Davalı dava dışı kişilerin dolandırıcılık suçu işlediklerinden bahisle şikayetçi olması üzerine açılan kamu davasında Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile sanıkların beraatine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 30/11/2022 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı ipoteğin fekki istemi ile Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış, anılan mahkemenin 01/06/2021 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2022 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2024 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiştir. Anılan dava dosyasında davalının dava dışı şirket adına yatırılan paranın ipoteğin kaldırılması amacıyla yatırıldığı sonucuna ulaşılamayacağına varılmıştır. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının alacağının ...TL anapara, 2.665.392,58TL kat öncesi işlemiş akdi faiz, 214.061,33TL kat sonrası akdi faiz (22.06.2020-22.07.2020), 143.972,70TL gider vergisi ve 544,52TL ihtarname masrafı toplamı 15.050.535,47TL bulunduğunu, asıl alacak tutarının ...TL'lik kısmı takip tarihinden itibaren %46,80 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine; asıl alacak tutarının 3.800.000,00TL'lik kısmı takip tarihinden itibaren %33,88 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine tabi bulunduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi olması, Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/03/2022 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile sanıkların beraatine karar verilmiş olması, Hukuk hakiminin kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlı olması, ipoteğin fekki için davalının davacı bankaya para yatırmadığının Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/06/2021 tarih ...E. ...K. sayılı kararını istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 18/11/2022 tarih ...E. ...K. sayılı kararı ile belirlenmiş olması, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2024 tarih ...E. ...K. sayılı kararı onanmasına karar verilmiş olması nedenleri ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile; davacının davasının kabulüne, davalının Alanya İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın ...TL asıl alacak, ...TL kat öncesi işlemiş akdi faiz, 214.060,86TL kat sonrası akdi faiz 143.972,70TL gider vergisi ve 544,52TL ihtarname masrafı olmak üzere 15.050.535,00TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak tutarının 8.226.564,34TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren %46,80 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisi; asıl alacak tutarının 3.800.000,00TL'lik kısmı takip tarihinden itibaren %33,88 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5,00 gider vergisine uygulanmasına karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yaptıkları savunmaların hiç dikkate alınmadığını ,gerekçeli kararda dahi bu hususun irdelenmediğini ve savunma ve delillerinin hiç tartışılmadığını, davacı bankanın müvekkile ait taşınmazlarda tesis ettiği ipotek miktarının 2.775.000.000 TL, borcun miktarının da banka tarafından verilen fekk taahhüdüne göre 2.5000.000,00 TL, müvekkilin sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı olduğunu, Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında, ipoteğin fekki talepli davada yargılama devam ederken dava değerine itiraz edildiğini ve dava konusu olan ve müvekkili tarafından satın alınan 9 adet taşınmaz üzerinde 20 milyon TL ipotek olduğu, bu nedenle dava değerinin 20 milyon olması gerektiği konusunda itirazda bulunulduğunu, itiraz üzerine Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dava değerinin 20 milyon olduğu gerekçesi ile eksik harcın ikmal edilmesi için taraflarına süre verildiğini, mahkemece verilen süre içinde davalı müvekkilinin harcı yatırmadığını, harcın yatırılmamasını müteakip mahkemece davanın reddine karar verildiğini, ret kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğunu ve Antalya BAM 11.Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile dava değerinin işbu dosyada davacı olan bankanın verdiği 12.09.20218 tarihli fekk taahhüdüne göre 2.775.000 TL olduğuna kesin olarak hükmedildiğini, banka tarafından verilen fekk taahhüdünün banka açısından bağlayıcı olduğunu, mahkeme kararında müvekkil hakkında kat öncesi işletilen faiz olarak icra takibinde yeralan 2.665.392.48 TL lik faizi de takip asıl alacağı ile beraber hükmedildiğini, müvekkil hakkında kat öncesi faiz işletilmesi mümkün olmadığını, zira müvekkile kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini ve bu nedenle taraflarınca yapılan itirazı incelen istinaf dairesinin müvekkil hakkında yapılan ilamlı ipotek takibini kat ihtarnamesinin tebliğ edilmemesi ve muaacceliyet şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile iptal ettiğini, davacı banka tarafından, davalı müvekkili aleyhine başlangıçta Alanya İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ilamlı ipotek takibi başlatıldığını, yapılan ilamlı takibe karşı muacceliyet şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile şikayet yoluna başvurulduğunu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiğini ancak yapılan istinaf müracaatı üzerine Antalya BAM 12.Hukuk Dairesi 12.01.2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile kararı kaldırdığını, hesap kat ihtarı tebliğinin usulsüz olduğuna karar verdiğini, müvekkilinin tacir olmadığını, bankanın kötü niyetli olduğunu, müvekkili hakkında inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin, sundukları delilleri incelemeyerek eşitlik ilkesine aykırı hareket ettiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına bakıldığında, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip olduğu, alacaklının, davacı banka, davalıların ise takipte borçlu olarak (başka bir borçlu ile birlikte) yer aldıkları anlaşılmaktadır.Davalı ... ise dava konusu kredilerin teminatına alınan, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu bir kısım ipotekli bağımsız bölümü (Konyaaltı Tapu Müdürlüğünün 19.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı 20.000.000,00 TL. Bedelli taşınmazında bulunan) ipotek yükü ile satın alan ipotekli taşınmaz maliki 3. Kişi konumundadır. "İpotek" konusu 4721 sayılı "Türk Medeni Kanunu"nun 881 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TMK'nın 850. ve devamı maddelerinde düzenlenen ve taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek; kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan asıl alacağa bağlı sınırlı bir aynî haktır (Jale G. Akipek, Turgut Akıntürk: Eşya Hukuku, İstanbul 2009, s. 786; YILMAZ, Ejder., Hukuk Sözlüğü -öğrenciler için-, "ipotek", Ankara 2003, s. 318; Kemal Gürsoy/Fikret Eren/Erol Cansel: Türk Eşya Hukuku, 1984, s. 1032). İpotek sadece güvence işlevi bulunan bir rehin türü olduğundan ve güvence sağladığı alacağa bağlı fer’i nitelikte sınırlı bir aynî hak olduğundan, mevcut veya doğacak bir alacak için kurulan ipoteğin geçerliliği, güvenceye aldığı alacağın geçerli olmasına bağlıdır. Diğer bir anlatımla; ipotek, kişisel bir alacağı temin etmek için kurulan ve kıymetli evraka bağlanmayan bir rehin hakkıdır. İpotek, alacağa bağlı fer'i bir sınırlı ayni hak olup, eğer mevcut bir alacak için kurulmuşsa, alacağın geçerli olması gerekir. Alacak doğmamışsa, hukuki nedeni dolayısıyla batılsa ipotek tescil edilse de hüküm ifade etmez, paraya çevirme yetkisi vermez, buna mukabil, ipoteğin tescil edilmiş olması da alacağın geçerli olarak varlığına bir karine teşkil etmez. Yani ipotek ancak geçerli bir alacağı temin etmek üzere kurulabilir. (Kemal T. Gürsoy, Fikret Eren, Erol Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s. 1100)İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip, ancak alacak veya ipotek hakkının veya her ikisinin bir ilâmda veya ilâm niteliğindeki belgede tespit edilmiş olması hâlinde (md. l50/h) veya ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi hâlinde (md. 149) mümkündür. İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını havi değilse, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmsız takip yoluna başvurulabilir (md.148, l49/b-I50/d); ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip yoluna başvurulamaz. Ancak 2004 sayılı Kanun'un 30.07.2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun ile değişik 150/ı maddesi bu kurala bir istisna getirmiştir.2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesi uyarınca borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdî veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın (örneğin bir bankanın) ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf (alacaklı), krediyi kullanan tarafa (borçluya) ait cari hesabın kesilmesine ilişkin hesap özetini veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetini veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebini veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarı noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa (borçluya) kredi sözleşmesinde yazılı veya ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 2004 sayılı Kanun'un 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederek (krediyi kullandıran taraf, yani alacaklı) ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip yapabilir.2004 sayılı Kanun'un 68/b maddesi gereğince borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. 2004 sayılı Kanun'un 68/b maddesinde yapılan düzenleme bankalar lehine olup, borçluların cari hesabın kesilmesine, hesap özetine ve tazmin talebine ilişkin tebligatları almamak suretiyle takibin başlatılmasını geciktirmeleri önlenmiş bulunmaktadır. Rehin üçüncü bir kişi tarafından verilmiş veya rehinli malın mülkiyeti üçüncü bir kişiye geçmiş ise takip asıl borçluya ve rehin maliki üçüncü kişiye karşı birlikte yapılır (2004 sayılı Kanun md. 145, 146, 148,149 ve 149/b). Bu hâlde asıl borçlu ile rehin maliki arasında şekli mecburi takip arkadaşlığı bulunmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2014/2598 E, 2014/1826 K). Bu husus mahkemece resen göz önünde bulundurulmalıdır. İpotekli taşınmazın maliki üçüncü kişiye 2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesi hükmüne göre hesap özeti, tazmin talebi veya ihtar gönderilmesi zorunlu değildir. Ancak (2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesinin 149 uncu maddeye yaptığı genel atıf nedeniyle) asıl borçlu ile birlikte, ipotekli taşınmazın maliki üçüncü kişiye de icra emri gönderilir (md. 149) (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s.1017). Taşınmaz maliki üçüncü kişiye 4721 sayılı Kanun'un 887 nci maddesine göre ihbar yapılmamışsa takip yapılması da mümkün değildir. 4721 sayılı Kanun'un 887 nci maddesine göre "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." (Sirmen, Lale, Eşya Hukuku, 9. Baskı, Yetkin yayınları, s. 696) Madde metnindeki "ödeme istemi" terimi ile neyin kastedildiğini kanunun gerekçesinden çıkarmak mümkündür. "887 nci maddeyle rehinli taşınmaz maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme ihbarlarının borçlu ile birlikte ona da yapılması zorunlu kılınmaktadır. Aksi takdirde ihbara bağlanacak alacağın muacceliyeti sonucu gerçekleşmeyecektir." Şu hâlde "ödeme istemi" teriminden anlaşılması gereken muacceliyet ihbarıdır (Müjgan Tunç Yücel, Banka Alacaklarının İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takibi, İstanbul 2010, s.299-300).2004 sayılı Kanun'un 150/ı maddesinin son cümlesi uyarınca hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya aynı Kanun'un 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayılması 4721 sayılı Kanun'un 887 nci maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer. Buna göre taşınmaz maliki üçüncü kişiye daha önce bir muacceliyet ihbarı yapılmadığı hâlde hesap özeti, tazmin talebi yahut ödeme ihtarı ona gönderilmişse bu bildirim 4721 sayılı Kanun'un 887 nci maddesi uyarınca kendisine gönderilmesi gereken ödeme istemi yerine geçer (Tunç Yücel, s.300). Malike yapılacak ihbar kişisel alacağın değil, ipoteğe ilişkin ayni talebin muacceliyeti için zorunludur (Bülent Köprülü, Selim Kaneti, Sınırlı Ayni Haklar, İstanbul, 1982-1983, s.381). Malike yapılması gereken bu ihbarın bir fonksiyonu da 4721 sayılı Kanun'un 884 üncü maddesi gereğince taşınmazını ipotekten kurtarması için kendisine borçlunun tabî olduğu koşullar altında borcu ödeme olanağının tanınmasıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2022/12-75 E, 2023/1011; Yargıtay 11. HD, 2021/4984 E, 2022/9309 K; 2023/1163 E, 2023/7719 K; 2021/4984 E, 2022/9309 K; Yargıtay 19. HD, 2012/6183 E, 2013/666 K; 2016/4719 E, 2017/1432 K; 2015/15705 E, 2016/7353 K)İstinaf incelemesine konu dosyaya bakıldığında, davalı ... tarafından, daha önce, Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde, icra emrine itiraz başvurusunun yapıldığı, yargılama sonunda özetle; İK'nın 150/ı maddesi gereğince hesap kat ihtarnamesini davalıya usulüne uygun olarak 16/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmeksizin kesinleştiği, taşınmaz malikinin de halen davalı ... olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği, istinaf kanun yoluna başvuru neticesinde ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ... E, ... K sayılı ilamı ile özetle; "İpotek veren üçüncü kişi hakkında takip yapılabilmesi için Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi uyarınca, alacağın kendisinden istenilmesi, yani muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, söz konusu düzenleme gereğince, ipotekli taşınmaz maliki üçüncü şahsa ihbar yapılmadıkça, onun yönünden borç muaccel olmayacağından hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatılamaz.İİK'nın 150/ı maddesinin son cümlesi; "Hesap özetinin, tazmin talebinin veya ihtarın ipotekli taşınmaz maliki üçüncü kişiye tebliğ edilmesi veya tebliğ edilmiş sayılması, Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesinde öngörülen ödeme istemi yerine geçer” hükmünü içermektedir.Şikayetçi ipotekli taşınmaz malikine usulüne uygun olarak hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğinden muacceliyet şartı gerçekleşmemiştir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi başlatılamaz ise de ipoteğin paraya çevrilesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatmasına yasal bir engel yoktur. Mahkemece şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması hatalıdır." şeklindeki gerekçe ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile Alanya İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından düzenlenen icra emrinin şikayetçi borçlu yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, Yargıtay 12. HD'nin ... E, ... K sayılı ilamı ile onandığı uyap üzerinden yapılan incelemede anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, Alanya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararı ile birlikte, takipten önce, Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesi uyarınca,ipotekli taşınmaz malikine ihbarın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Çünkü, takip tarihi, 22/07/2020'dir. İpotek verene, ihtarat, ... tarihinde TK m. 21 gereği yapılmış ve atıfet süresi de dikkate alınarak, bilirkişi raporunda 18/07/2020 tarihinde bu taraf için temerrüdün oluştuğu bildirilmiştir (Hatta, icra emrine itiraz konulu, Yargıtay 12 HD'nin 2021/1390 E, 2022/82 K sayılı ilamı içeriğinde, davacının, cevap dilekçesinde, hesap kat ihtarının 23/07/2020 tarihinde tebliğ edildiğini belirttiği bildirilmektedir) Ancak, bu ihtarın usulsüz olduğu icra mahkemesi yargılaması sonucunda kesinleşmiştir.Bilindiği üzere; Bazen gerek davacı gerek davalı (veya her iki) tarafta birden fazla (çok) kişi bulunur. Bir tarafta bulunan birden fazla kişiye “dava arkadaşları”, bunlar arasındaki ilişkiye de “dava arkadaşlığı” denir (Baki Kuru, Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, Cilt I, s. 936). Mecburi dava arkadaşlığı birden fazla kimsenin birlikte dava açması veya birden fazla kimseye karşı birlikte dava açılmasının zorunlu olduğu hâllerde söz konusu olan dava arkadaşlığıdır. Maddi hukuk sebeplerinden kaynaklanan dava arkadaşlığı maddi bakımından dava arkadaşlığı, usul hukukuna ilişkin sebeplerden kaynaklanan dava arkadaşlığı ise şekli bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı olarak adlandırılabilir. Münhasıran davalılar bakımından işlerlik kazanan, gerçeğin tüm boyutları ile ortaya çıkarılmasını ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı daha sağlıklı ve daha doğru bir biçimde karara bağlanmasını amaçlayan, kanunun açıkça öngördüğü hâllerde ortaya çıkan dava arkadaşlığı türüne şekli mecburi dava arkadaşlığı denir (Tanrıver, S. Medeni Usul Hukuku, C 1, Ankara 2016, s. 542).Kural olarak, icra takibinin asıl borçlu aleyhine açılması asıldır. Ancak, ipotekli takiplerde, takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazının paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, bu kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Bu nedenle de, sadece asıl borçlu ya da sadece taşınmazını ipotek etmiş olan üçüncü kişi hakkında takip yapılamaz. Nitekim, İİK'nın 149/b maddesinde bu kural ''... icra memuru, borçluya ve varsa taşınmaz sahibi üçüncü şahsa... birer ödeme emri gönderir'' denmek suretiyle hükme bağlanmıştır. Şu halde, ipotek veren üçüncü kişi ise; asıl borçlu ile bu kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Zorunlu dava arkadaşlığında, davanın, davalılardan biri hakkında takip edilmeyerek diğeri hakkında yürütülmesi olanaksızdır. İcra takibinde de durum aynen geçerli olup; bu hususun, icra mahkemesince de re'sen göz önünde tutulması gerekir. Bu husus dava ve takip şartıdır. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2016, s. 190) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 115'e göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bunun yanında, asıl borçlu ile ipotekli taşınmazın maliki üçüncü kişi arasında bu kişilerin birlikte hareket etmelerini zorunlu kılan bir takip arkadaşlığı yoktur (Budak, A.C., İpoteğin Paraya Çevrilmesi yoluyla Takip, İstanbul 2008, s. 121). Bu nedenle, davalının tek başına istinaf kanun yoluna başvurması da usule aykırı değildir (Aynı yönde benzer uyuşmazlıkta verilen karar için; Yargıtay 7. HD, 2021/2239 E, 2022/1334 K; Şekli mecburi dava arkadaşlarının hukuki konumu ve birlikte hareket etmek zorunda olmadıklarına ilişkin açıklamalar için bkz; Yılmaz, Ejder, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Yetkin yayınları, s. 605; Kuru, Baki, Medeni Usul Hukuku El kitabı, C I, Yetkin yayınları, 2020, s. 950). İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu ile taşınmaz maliki üçüncü kişi arasında zorunlu takip arkadaşlığı olduğundan, bu hâlde zorunlu takip arkadaşlarından biri için gerçekleşecek sonucun, diğeri için de gerçekleşmesi gerekir (Yücel, M. T.: Banka Alacaklarının İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takibi, İstanbul 2010, s. 352). Tüm açıklamalar ışığında; 4721 sayılı Kanun'un 887 nci maddesine göre "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." şeklindeki düzenleme gereği, ipotekli taşınmaz maliki davalıya takipten önce usulüne uygun "ödeme istemi" yöneltilmediğinden (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 2012/6183 Esas, 2013/666 Karar), bu haliyle takip yapılması ve devamında dava açılması usule aykırı olduğundan, davanın usulden reddine karar vermek gerekirken, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile karar verilmesi yerinde değildir. HMK m. 353/1,b-2,3 gereği; Bölge adliye mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında veya yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir.Sonuç olarak, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığından, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2,3 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın, tüm davalıları kapsar şekilde, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 16/09/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-A)Davanın, dava şartı yokluğundan, USULDEN REDDİNE,B)Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,C)Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli 615,40 TL maktu ret karar harcının, davacı tarafça başlangıçta yatırılan 179.059,05 TL karar harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç miktarının karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,D)Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2024 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, E)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,F)Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,G)Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT m. 7 gereği, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,H)Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen 3.200,00TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, I)Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; A-Davalı ...'nin istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı ... tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin (yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı uyaptan anlaşılmıştır) davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...