6136 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay bozma ilamı sonrası zincirleme suç ve mükerrer cezalandırma itirazları değerlendirilerek, adli para cezası hesap hatasının düzeltilmesiyle onanması.
Özet: Yasa dışı silah ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü inceleyen Yargıtay, sanık hakkında kolluk takibi, iletişimin tespiti ve tanık beyanlarıyla belirlenen eylemlerin suçu oluşturmaya yeterli olduğunu, önceki bozma ilamının çift cezalandırma ve zincirleme suç hükümleriyle ilgili uyarılarının değerlendirildiğini, ancak yerel mahkemenin temyiz süresini yanlış belirlemesine rağmen süresinde yapılan başvurunun kabul edildiğini ve adli para cezasının hesaplanmasında maddi hata yapıldığını tespit ederek, hükmü esastan onamış ancak para cezasının düzeltilmesine karar vermiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/9229 E.  ,  2026/4463 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/420 E., 2025/107 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada verilecek hükmün yine Yargıtay temyiz incelemesine tabi olacağı ve temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, mahkemenin bozma sonrası verdiği hükme yönelik iki hafta temyiz süresi belirleyerek sanığa tebliğ edilmesinde, kanun yolu başvuru süresi bakımından yanıltılan sanığın 2 hafta içinde dilekçesini verdiği anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinde kabul edildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 10.07.2024 tarihli, 2023/4993 Esas, 2024/6186 Karar sayılı ilamı ile 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden "...6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun temadi eden suçlardan bulunması nedeniyle aynı suç işleme kararının icrası kapsamında olan fiillerin hukuki ve fiili kesinti oluşana kadar gerçekleşen eylemlerin diğer şartlarda oluştuğu takdirde tek suç oluşturacağı, dosya kapsamında herhangi bir fiili kesintiye maruz kalmadan silah ticareti eylemlerine devam eden sanığın mahkemece kabule esas alınan ve iki farklı tarihte gerçekleşmiş eylemleri nedeniyle hükmolunacak cezada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca arttırım yapılması koşullarının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık hakkında Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/291 Esas sayılı dosyasında ruhsatsız tabanca bulundurma suçundan açılan davada suç tarihinin 31.07.2021 tarihi olduğu anlaşılmakla bu suç nedeniyle sanık hakkında mükerrer cezalandırma ihtimalinin önlenmesi bakımından anılan dosyadaki deliller değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesinde zorunluluğu" gerekçesiyle ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 04.04.2023 tarihli ve 2023/106 Esas, 2023/888 Karar sayılı kararının bozulmasına ve dosyanın Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2024/420 Esas,. 2025/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 12/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemi
Delil yetersizliğine, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, kollukça yürütülen çalışmalar kapsamında, sanığın ruhsatsız silah alım satımı yaptığı yönünde elde edilen bilgiler üzerine sanık hakkında iletişimin tespitine dair kararlar alındığı, bu kapsamda elde edilen görüşme içeriklerine göre, sanığın silah alışverişine ilişkin çok sayıda irtibatının tespit edildiği, 01.12.2020 tarihinde sanığın satmış olduğu bir adet ruhsatsız tabancanın tanık ...'den ele geçirildiği, yine 31.03.2021 tarihinde sanığın inceleme dışı sanık ... aracılığıyla tanık ...ye silah satacağı şüphesi üzerine inceleme dışı sanık ...'in kollukça fiziki takibe alındığı, sanık ...'ın, ...'e teslim ettiği tabancanın fiziki takip sonucu yapılan yakalama sonucu ...'ten ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, bozma ilamı, iletişimin tespiti kayıtları, fiziki takip tutanağı, tanık ... beyanları, kriminal raporlar ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan mevcut delillerin mahkumiyete yeterli olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Sanığın 500 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, hüküm fıkrasının 4. bendinde gün karşılığı para cezasın miktarı hesaplanırken 625 gün üzerinden hesap yapılarak sanığın 10.000 TL yerine 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
2. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, tekerrüre esas alınan Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/536 Esas ve 2017/119 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasının infaz tarihinin "22.03.2022" olmasına karşın hükümde bu tarihin "10.07.2017" olarak belirtilmesi, hukuka aykırı bulunmuş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2025 tarihli ve 2024/420 Esas, 2025/107 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün (1) numaralı bendinin 4. ve 5. fıkralarının çıkarılarak, 4. fıkra yerine "Sanığa verilen 500 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı takdiren 20,00 TL'den hesaplanarak sanığın 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" , 5. fıkra yerine ise "Sanığın neticeten 5 yıl hapis ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibarelerinin yazılmasına; hükmün (I) numaralı bendinin 7. fıkrasında yer alan "... kararın 10/07/2017 tarihinde yerine getirildiği ..." ibaresi çıkarılarak yerine "...kararın 10.07.2017 tarihinde kesinleşip cezanın 22.03.2022 tarihinde yerine getirildiği ..." ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA ,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.