Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepli istinaf başvurusunu değerlendiren kararını açıkladı.
Özet: Bu hukuki metin, 22.01.2015 tarihinde meydana gelen ve bir minibüs sürücüsünün ölümü ile bir yolcunun ağır yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat taleplerini ele almaktadır; davacılar, kaza tespit tutanağına göre tam kusurlu bulunan kamyon sürücüsü, araç sahibi şirket ve sigorta şirketinden, ölenin annesi ve yaralı yolcu sıfatıyla belirli miktarlarda tazminat ve yasal faiz talep ederken, davalılar kusurları olmadığını, ilgili aracın bakımında kendi sorumluluklarının bulunmadığını, benzer bir davanın derdest olduğunu ve faiz talebinin yasal olmadığını savunmuş; ilk derece mahkemesi ise bilirkişi raporları doğrultusunda maddi ve elemi gidermeye yönelik olarak manevi tazminat talepleri hakkında karar vermiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ: 08/05/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: 04/06/2021DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 06/06/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22.01.2015 tarihinde davalılardan ...'nun kullanmış olduğu ve diğer davalılardan İlgü ... Ltd Şti.'ye ait olan ... plakalı kamyon ile müvekkillerinden ...'in oğlu olan maktül ..'in kullanmış olduğu ... plakalı minibüsün çarpışması sonucu müvekkili ...'ın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, diğer müvekkili ...'in oğlu olan araç sürücüsü ...'in vefat ettiğini, kazanın oluşumunda 22.01.2015 tarihli kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı kamyon sürücüsü ...'nun asli ve tam kusurlu bulunduğunu diğer sürücü ...'in kusurunun olmadığının tespit edildiğini, kaza sonrasında ise şüpheliler hakkında kamu davası açıldığını, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yargılamaların devam ettiğini, müvekkili davacı ...'ın söz konusu araçta yolcu olduğunu kazanın oluşumunda hiçbir etkisinin olmadığını, kaza sonrasında hayati tehlike geçirdiğini, müvekkilinin sol göz ve kafası tarafından darbe aldığını ve darbeler sonucunda yüzünde sabit iz kaldığını, bunun yanında müvekkilinin sol göğüs tarafından yaralandığından halen daha sol tarafının ufak bir zorlanmada ağrı yaptığını ve her işte çalışamadığını, iş bulma sıkıntısı çektiğini, müvekkili ...'in kaza nedeniyle vefat eden ...'in annesi olduğunu, ...'ın ölüm tarihinde 19 yaşında olduğunu, müvekkilinin eşi ve maktül ...'ın babasının cezaevinde olduğunu, daha uzun yıllar cezaevinden çıkmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin geçimini vefat eden oğlunun karşıladığını iddia ederek müvekkili ... bakımından şimdilik 250,00 TL maddi tazminatın her üç davalıdan alınarak ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve araç sahibi olan davalılardan alınarak taraflarına verilmesini, müvekkili ... bakımından şimdilik 250,00 TL maddi tazminatın her üç davalıdan alınarak ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve araç sahibi olan davalılardan alınarak taraflarına verilmesini, talep edilen tazminatlara haksız fiilin meydana geldiği 22.01.2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 03.11.2011 tarihinde faaliyete başladığını, şirkete ait 2 adet kamyon bulunduğunu, kazaya karışan ... plakalı kamyonu müvekkilinin 15.07.2013 tarihinde satın alındığını, araç muayenelerinin şoförler tarafından yapıldığını, kamyonun bakım ve onarımı yapıldıktan sonra ...'in babası ...'in müvekkili şirket yetkilisi ...'ü arayarak kamyonun tamir ve bakımının bittiğini bildirildiğini, müvekkili şirket yetkilisinin o tarihte babasının cenazesi dolayısıyla Çanakkale ili ... ilçesinde olduğunu, şirket ile temasa geçerler ise çalışanların ilgileneceklerini beyan ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin tamirhaneden aranınca iyi niyetli olarak problemin halledildiğine inandığını ve somut olay göz önünende bulunduruldğunda kendisinden beklenen tüm dikkat ve özeni gösterildiğini, ayrıca o anki konumu itibari ile kamyonun tamir edilip edilmediğini kontrol edebilecek bir imkanının da bulunmadığını, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, davayı kabul etmediklerini iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kaza nedeniyle kusurunun bulunmadığını, bu kazaya hiçbir şekilde sebep olmadığını, dava dilekçesini kabul etmediğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının oğlu ...'in vefatı nedeniyle daha önceden Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, bahsedilen davanın halen derdest olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'ın maluliyetinin ATK aracılığıyla belirlenerek sigortalarının kusurlu olması halinde aktüer bilirkişiden tazminat raporu alınması gerektiğini, olay tarihinden itibaren faiz talebinin yasal olmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talepleri yönünden bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle ve manevi tazminat talepleri bakımından ise "...olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, olay tarihine göre paranın alım gücü, müteveffa ve davalının kazadaki kusur durumları gözönünde tutularak manevi tazminat tutarı hesaplanarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, Avukatlık Ücret Tarifesinin 10. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilerek, ayrıca kazaya karışan aracın hususi araç olması sebebiyle Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca yasal faiz uygulanmıştır." gerekçeleri ile "A-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... yönünden 58.289,33 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... yönünden 3.796,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 170,50 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 62.256,11 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bu miktara davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere dava, diğer davalılar ... , ... şirketi yönünden kaza tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN Davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere 55.000,00 TL manevi tazminat miktarının kaza tarihi olan 22.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili, davalı ... , davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve feri müdahil ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...’in 19 yaşındaki oğlunu toprağa verdiğini, kazada mütevaffanın hiçbir kusurunun olmadığını, diğer müvekkilinin araçta yolcu olduğunu, atfı kabil kusurunun olmadığını, kaza nedeniyle yüzünde sabit iz kaldığını ileri sürerek hükmedilen manevi tazminatların yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat talepleri yönünden kaldırılarak manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; tarafına atfedilen kusur oranını kabul etmediğini, alabileceği bir önlem bulunmadığını, frene bastığını ancak frenin tutmadığını, el frenini çektiğini ancak fayda etmediğini, gerekli tüm dikkat ve özeni gösterdiğini ancak kendisinden kaynaklanmayan faktörlerden dolayı kazanın meydana geldiğini iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... San. Tic. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada aldırılan kusur raporları arasında çelişki olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin yapılan ceza yargılaması sonucu verilen kararın henüz Yargıtay denetiminde olduğunu ve kararın kesinleşmediğini, ayrıca müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığının irdelenmediğini, öte yandan hükmedilen maddi ve manevi tazminatların yüksek olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan eksik olarak düşüldüğünü, davacı ... yönünden manevi tazminatı gerektirir bir durumun olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ... yönünden mahkemenin eksik inceleme yaptığını, taraflarınca yapılan ödeme ile taraflarının sorumluluğunun sona erdiğini, zira sigorta şirketlerinin sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı ...’in ölenin kusuru olan %10 tenzil edildikten sonra 94.512,69 TL destek zararının olduğunu, işletenin sorumluluğunun %30’luk kısmına denk gelen tazminat bedelinin 28.353,80 TL olduğunu, taraflarınca 23.764,71 TL ödenmekle zararın fazlasıyla karşılandığını, öte taraftan destek tazminatı hesabı oranlamalarında hatalı yapıldığını, diğer davacı yönünden geçici iş gücü kaybı tazminatlarından sigorta şirketlerinin sorumlu olmadığını, mahkemece davacının müterafik kusurunun değerlendirilmediğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ıslahla arttırılan miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini açıklayarak mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Feri Müdahil ... (davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. yanında) vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kabul edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu, müvekkilinin söz konusu kazada kusurunun olmadığını, davalı şirkete ait kazaya karışan aracın, davalı ... tarafından, kazadan üç gün önce, yalnızca hava kompresörlerinin hava üretmemesi sebebiyle ilgili tamirat için müvekkilinin işlettiği tamirhaneye getirildiğini, iddia olunduğu gibi frenlere ilişkin bir tamirat yapılmasının istenmediğini, kaza ile ilgili görülen Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının Yargıtay incelemesinde olduğunu ve henüz kesinleşmediğini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca müvekkilinin beraati gerektiği yönünde tebliğname düzenlediğini, hükmedilen manevi tazminatları kabul etmediklerini ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda 22.01.2015 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki araç ile davacı ...'in murisi dava dışı ...yönetimindeki araçların çarpışması sonucu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, olay ile ilgili tutulan kaza tespit tutanağı ile sürücü ...’in kural ihlalinin olmadığı, kamyon sürücüsü ...’nun ise kavşaklarda dönüş kurallarına riayet etmediği şeklinde tespit yapıldığı görülmüştür.Mahkemece ceza dosyası dosya arasına alınmış, ön inceleme duruşmasında, ceza dosyası içinde bulunan kaza tespit tutanağı, keşif zaptı, trafik bilirkişisinin kusur raporu, duruşma zabıtları, iddianame ve İTÜ kusur raporundan bir suret alındıktan sonra, dosyanın mahkemesine iadesine dair ara karar kurulmuş, safahatta ceza dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmiş ve son olarak ceza mahkemesi kararı Yargıtay incelemesinde iken mevcut karar verilmiştir. Öte yandan mahkemece ceza dosyası içinden alınmasına karar verilen evraklara da dosya arasında rastlanmamıştır. Mahkemece, öncelikle trafik bilirkişisinden kusura yönelik rapor alınmış, bilirkişi 06.06.2017 havale tarihli raporu ile davalı sürücü ...’nun %80 oranında, dava dışı ...’in ise %20 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Mahkeme tarafından raporun ceza dosyası kapsamında bulunan ve İTÜ tarafından düzenlenen rapor ile çelişki oluşturduğu gerekçesi ile dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek tarafların kusurları yönünden rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce 19/09/2018 tarihli rapor ile davalı sürücü ...’nun %30, kamyon sahibi ...’ün %30, araç tamircisi ...’in %30, müteveffa ...’in %10 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirir rapor düzenlenmiştir. Öte taraftan UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; davaya konu kaza ile ilgili Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 11.07.2024 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile bozulduğu, ilgili bozma kararında davalı sürücü ... yönünden, geçimini kamyon şoförlüğü yaparak sağlayan sanığın idaresindeki eski ve yıpranmış kamyonun özelliklerini bilmesinin bekleneceği, fenni muayenesi ve gerekli genel bakımı yaptırılmayan, yalnızca hareket etmesine yetecek kadar gerektikçe arıza giderilmesi yoluyla trafiğe çıkarılan aracı sevk ve idare ederek trafik güvenliğini tehlikeye düşüren ve bu hususta amirlerine herhangi bir uyarıda bulunmayan, bulunmuş ise de bunu teyit edecek dosyaya yansıyan bilgi ve beyan yer almayan ve aracın tüm bu kusurlarını bildiği halde daha dikkatli ve müteyakkız seyretmesi gereken sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesine göre bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği, ihbar olunan tamirci ...yönünden ise, kazaya karışan kamyonun, hava kaçakları olduğundan bahisle tamir için sanık ...'in sahibi olduğu ... isimli tamirhaneye bırakılmak suretiyle işlem gördüğü, kazanın kamyonun tamirinden sonra teslim alınmasından hemen sonra olduğu ancak sanığın kendisine arıza olarak bildirilen hususun tamirini gerçekleştirdiği, sanığın kendisine bildirilen arıza dışında aracın durumunu kamyon sahibine bildirmekle yükümlü olmayacağı ve diğer bir sanık ...'nun ifadesinde tamirhane çıkışında, frenleri denediğinde işlev görüyor olduğunu beyan ettiği gözetildiğinde, sanığın yaptığı tamir işlemi ile meydana gelen kazanın sebepleri arasında, her türlü şüpheden uzak ve somut bir illiyet tespit edilemediğinden dolayı mahkemece sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği görülmüştür. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece öncelikle ceza dosyası dosya arasına alınmak ve her ne kadar ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimini bağlamıyorsa da ceza mahkemesince belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı hususu gözetilerek kararın kesinleşmesi beklenmek suretiyle tarafların kusur durumlarına ilişkin çelişkileri giderir nitelikte Karayolları Fen heyetinden teşekkül eden üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınarak tarafların 22/01/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hangi oranda kusurlu olduklarının belirlenmesi nihayetinde oluşacak kanaat kapsamında bir karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince gerekli araştırma yapılmaksızın yazılı şeklide davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı taraf vekillerinin sair istinaf istemleri incelenmeksizin tüm taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili, davalı ..., davalı ...San. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve feri müdahil ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/06/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde ilgili tarafa İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....