Hırsızlık davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin 5271 sayılı CMK 280/1 (e) ve (f) bentleri dışında verdiği duruşmasız bozma kararlarının hukuki dayanaktan yoksunluğu ve mahkemeye erişim hakkı ihlali.
Özet: Yüksek Mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesinin Ceza Muhakemesi Kanununda açıkça belirtilen sınırlı bozma nedenleri dışındaki gerekçelerle, duruşma açmaksızın dosya üzerinden verdiği bozma kararlarının hukuka aykırı olduğunu, bu durumun ilk derece mahkemesinin yasal dayanağı olmaksızın yeniden hüküm kurmasına yol açtığını ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yargılama sürecini ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini belirterek, bu tür kararların hükümsüz sayılması gerektiğini vurgulamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/6672 E.  ,  2026/9654 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2025/397 E., 2025/401 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
I. Sanık ... müdafiinin temyiz talebine ilişkin yapılan incelemede
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sanığın suçu işlemediğini belirttiği nazara alındığında beraat şeklinde düzeltilerek esastan redde dair hükmün gerekçesine ilişkin olmayan temyizde sanığın hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin "Mahkûmiyete " yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Doğubayazıt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/218 Esas, 2023/118 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2023/1951 Esas, 2023/5237 Karar sayılı kararı ile “soyut savunmalara itibar edildiğinden " bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği;bu bozma kararı üzerine Doğubayazıt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/34 Esas, 2024/47 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileri, sanıklar Emre ve Mehmet'in istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2024 tarihli ve 2024/3147 Esas, 2024/2741 Karar sayılı kararı ile “Gece vaktinin oluşmadığından " bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği; ancak bozma kararlarında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.12.2023 tarihli ve 2023/1951 Esas, 2023/5237 Karar sayılı bozma kararı ile 07.10.2024 tarihli,2024/3147 Essa,2024/2741 Karar sayılı bozma kararları ile bozma üzerine verilen Doğubayazıt 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/34 Esas, 2024/47 Karar sayılı ve 04.02.2025 tarihli, 2024/374 Esas,2025/35 Karar sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.