Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf sonrası onanmasını, sanık müdafiinin usul ve esasa ilişkin temyiz itirazlarını reddederek teyit etti.
Özet: Hırsızlık suçuyla ilgili ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesinin ardından, sanık müdafiinin müdafi atanması süreci ve suçun sübutuna ilişkin delil yetersizliği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu değerlendiren yüksek yargı mercii, kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf kararının hukuka uygun olduğu tespitiyle, müdafiinin temyiz nedenlerini reddederek hükmün onanmasına karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/4768 E.  ,  2026/9589 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanık savunmasının müdafii ile alınmadığına, sanığa zorunlu müdafiinin onuncu celse atandığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığına ve kararın bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ağrı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.