Yargıtay, hırsızlık, mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarında zorunlu müdafi eksikliğinden savunma hakkı ihlaliyle verilen mahkumiyeti bozdu.
Özet: Hırsızlık, mala zarar verme ve silahla tehdit suçlarından mahkûmiyet kararı verilen bir davada, bölge adliye mahkemesindeki yargılama sürecinde, suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle kanunen zorunlu olan müdafinin hazır bulundurulmaması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığı tespit edilerek, bu usuli eksiklik nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmü bozulmuş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilgili bölge adliye mahkemesine iade edilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/3014 E.  ,  2026/9584 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin "Dosyadaki delillerden atılı suçları işlediğinin sabit olmamasına rağmen mahkûmiyetine karar verildiğine ve kararın bozulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a,c,d maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sırasında zorunlu müdafinin hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.