Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyetin Bölge Adliye Mahkemesince beraate dönüştürülmesinin ardından, Yargıtay tarafından katılan vekilinin temyizinin reddi ve beraat kararının onanması.
Özet: Bu hukuki belgede, ilk derece mahkemesince hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bölge adliye mahkemesi tarafından kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği, katılan vekilinin bu beraat hükmüne karşı yaptığı temyiz başvurusunun incelendiği ve temyiz incelemesi sonucunda sanık hakkında verilen beraat kararının hukuka uygun bulunarak, katılan vekilinin temyiz nedenlerinin yerinde görülmediği ve bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği belirtilmektedir.
2. Ceza Dairesi         2024/1806 E.  ,  2026/9583 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. Maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafiinin 07.12.2023 tarihli dilekçesinin ise temyize cevap mahiyetinde olduğu ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin "Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, söz konusu mesajların katılan tarafından yazılmadığına, mesajlaşmaları içerir görüntülerinin dosyaya sonradan sunulmasının sebebinin ise sanığın söz konusu zararı gidereceğini söyleyerek katılanı oyalaması olduğuna, sanığın bir kısım mesajları kendisinin yazdığını kabul edip bir kısmını ise inkâr etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın beraatine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.