Yargıtay, hırsızlık suçunda tekerrürün koşullu salıverilmeye etkisiyle ilgili yeni yasal düzenleme doğrultusunda hükmü düzelterek onarken, konut dokunulmazlığı temyizini reddetti.
Özet: Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan yapılan temyiz başvurusu, beş yıldan az hapis cezasına ilişkin istinaf reddi kararları temyize kapalı olduğundan reddedilmiş; hırsızlık suçuyla ilgili temyiz incelemesinde ise, suç tarihi ve tekerrür esas ilamı seçimi gibi maddi hatalar ile sanığın ikinci kez mükerrir olduğu nazara alınarak koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair kararın, yürürlüğe giren yeni yasa (7550 sayılı kanun) kapsamında hatalı olduğu tespit edilerek, bu hükmün ilgili ibarenin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4478 E., 2023/4119 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I. Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanık hakkında alt sınıra yaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken üst sınırdan verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğüne" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,Dosya kapsamına göre suçun işlendiği tarihin 22.05.2022 olduğunun anlaşılması karşısında mahkemece suç tarihinin 23.05.2022 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, sanığın adlî sicil kaydında bulunan ikinci kez tekerrüre esas ilâmlardan, en ağırı olan Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 kesinleşme tarihli, 2020/157 Esas, 2021/227 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 109. maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması gerekirken, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2021 kesinleşme tarihli, 2021/1241 Esas, 2021/1620 Karar sayılı, 5237 sayılı Kanun'un 300. maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ilâmının tekerrüre esas alınması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından "CEZANIN İNFAZI SIRASINDA KOŞULLU SALIVERME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA” ibaresinin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun bulunan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.