Hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle Yargıtay 2. Ceza Dairesi tarafından onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyetin istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı sanık müdafiinin, yeterli delil bulunmadığı, katılan beyanlarının çelişkili olduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiği ve lehe hükümlerin uygulanmadığı yönündeki temyiz itirazları incelenmiş; ancak üst derece mahkemesi tarafından verilen kararda hukuka aykırılık görülmeyerek, temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2024/5561 E.  ,  2026/9571 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1781 E., 2023/1992 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçu işlediğine dair soyut iddia ve beyanlar dışında yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü şüpheden uzak hiçbir somut delil elde edilemediğine, katılan beyanlarının çelişkili olduğuna, çalındığı iddia edilen malların gerçek değerinin tespit edilemediğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmemesinin, lehine olan hükümlerin uygulanmamasının ve alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasını usul ve yasaya açık aykırılık teşkil ettiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.