İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, hırsızlık sonucu çalınan çeklerin yetkisiz hamil tarafından ibrazı sonrası açılan menfi tespit davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, kendisinden hırsızlık sonucu çalınan ve hakkında ödemeden men kararı bulunan bir çekin, yetkili hamil olmadığını iddia ettiği davalı şirket tarafından bankaya ibraz edilmesi üzerine menfi tespit davası açarak, davalının, çalıntı çekleri sisteme sokan bir şebekenin üyesi olabileceğini ve bu yolla para akladığını, ticari ilişkileri bulunmayan birçok çalınan çekte yetkili hamil olarak ortaya çıktığını, devam eden savcılık soruşturmalarına rağmen elektronik ortamda ibraz ile tedbirlerden kaçtığını belirterek, çekin yetkili hamilinin kendisi olduğunu ve davalının basiretli bir tacir sıfatına haiz olmadığını ileri sürmüştür.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/36
KARAR NO: 2026/1512
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (Kapatılan)Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI: 2021/271 Esas- 2022/863 Karar
TARİH: 12/10/2022
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının adresinde 25/12/2020 akşamında hırsızlık eylemi gerçekleştiği; bu hırsızlık sonucunda davacının kasasında bulunan imzalı imzasız yaklaşık 50 adet müşteri çeki, bir miktar parası ve ziynet eşyalarının çalındığı; hırsızlık olayı ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/111766 Soruşturma dosyası açıldığı, hırsızlık eylemi ile ilgili bazı şüphelilerin gözaltına alındığı ancak çeklerin ortaya çıkmadığı, Savcılık soruşturmasının devam ettiği; davacının elinde iken kaybolan, hamili lehtarı bulunduğu çeklerle ilgili olarak Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/988 Esas Sayılı dosyasıyla ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/7 Esas sayılı dosyasından çek iptali davaları açıldığı; dava dosyasına çek bedellerinin %15'i oranında teminat yatırılarak çeklere ilişkin ödemeden men yasağı kararı verildiği ve bu kararın ilgili bankalara Müzekkere ile bildirildiği; dava konusu çekin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/7 Esas Sayılı dosyasından iptal davasına konu edildiği Dava dışı keşidecisi .... Şti. ile olan ticaret kapsamında keşidecinin... A.Ş. ... Şubesine ait ... numaralı 22/03/2021 tarihli 11.350,00-TL bedelli çeke de ödemeden men kararı işlendiği, davacının hamili/lehdarı olduğu çeklerin, ticari ilişkisi olduğu diğer firmalara verilmek üzere cirolu ve imzalı bir şekilde kasasında muhafaza edilmekteyken kimliği belirsiz kişilerce çalındığı; ekli faturalardan ve çek teslim bordrolarından da görüleceği üzere dava konusu çekin gerçek bir ticaret karşılığında dava dışı keşidecisi .... Şti. dan teslim alındığı; ticari defter ve kayıtlarının her zaman incelenmeye açık olduğu; Dava konusu çekin davalı .... Şti. Tarafından ibraz edildiği; çeki taraflarına teslim eden dava dışı keşidecisi .... Şti. ile çeki bankaya ibraz eden davalı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığı, bu hususta dava dışı keşidecisi .... Şti. firmasının ticari defter ve kayıtlarının da incelenebileceği; bu nedenle davacıdan sonra çek üzerinde ciro silsilesi bozulmuş olup davalı şirketin de çek bakımından yetkili hamil sıfatına haiz olmadığı; çekin yetkili hamilinin davacı olduğu, davalı şirketin, hırsızlık sonucu kaybolan tüm çeklerde yetkili hamil olarak ortaya çıktığı; davalı firmanın...'de gerçekleştirilen başka bir hırsızlık sonucu çalınan çekin yetkili hamili olarak da ortaya çıktığı; ekte yine ... firmasının yetkili hamil sıfatıyla hırsızlık suçundan kaybolan bir çeke ilişkin icra takibinin görüldüğü; bu çekin çalındığı hırsızlık suçu ile ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/39212 dosyasından soruşturmanın sürdüğü; davacının çalınan tüm çeklerinin de davalı elinde çıkmakta olduğu, davacının yaklaşık 50 adet çekinin çalındığı; bu çeklerden keşidecisi .... Şti. Olan ... A.Ş. ... Şubesine ait ... numaralı 31/01/2021 tarihli 14.000,00-TL bedelli çekin de davalı firma tarafından bankaya ibraz edildiği ve.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edildiği; görüldüğü üzere ...Sitesinde ve...'de yaşanan farklı tarihli iki ayrı hırsızlık eylemine konu çeklerin tamamının yetkili hamilinin hep ... firması olduğu; bu durumun açıkça ... firmasının basiretli bir tacir olmadığını, hırsızlık çetesinin bir üyesi olduğunu, çekleri yetkili hamil olarak icra takibine konu ederek paraya çevirdiğini, tabiri caizse kara para akladığını gösterdiği; savcılık şikâyetlerinin yapıldığı, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı da bu hususlardan şüphelendiği için ekli yazı ile bankalara dava konusu çekin ibrazı halinde "... çeki ibraz eden şahıslarla beraber en yakın kolluk birimine teslimi ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulması ile söz konusu çek ile ilgili hırsızlık soruşturmasının yürütüldüğü Başsavcılığımızın 2020/111766 sayılı dosyasına bildirimde bulunulması rica olunur." şeklinde yazı gönderdiği; davalıların Takas Merkezi aracılığı ile elektronik ortamda ibrazı gerçekleştirerek savcılık tedbirlerinden de kaçmakta olduğu; davacının, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/7 E. Sayılı dosyasında davaya konu çek bakımından teminat yatırdığı iş bu dava bakımından da teminat yatırılması ihtimalinde aynı çeke ilişkin mükerrer bir teminat söz konusu olacağı; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen yargılama kapsamında ticaret sicil gazetesinde “davaya konu çekleri elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde mahkemeye ibraz etmeleri aksi halde çekin iptaline karar verileceği hususu” ihtar olunduğu, dolayısıyla halihazırda davalının bahse konu çek iptali davasına müdahil olması ve çek bakımından yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerektiği; Yani davalı çekin çalıntı olduğunu, çekle ilgili ödemeden men kararı olduğu bile bile çeki kötü niyetli olarak icra takibine konu etme tehlikesinin mevcut olduğu; çekin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi gerektiği; TTK'nin “Elden çıkan çek” başlıklı 792. Maddesinin “Çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmünü içerdiği, bu madde gereği müvekkilinin yetkili hamili olduğu çekin müvekkil şirkete iadesine karar verilmesi gerektiği, taraflarınca haricen yapılan soruşturma neticesinde davalı tarafın ticaret sicil gazetesinde ve mersiste ilan ettiği şirket merkezi adresinde herhangi bir ticari faaliyetinin mevcut olmadığı, adresin boş olduğunun tespit edildiği; davalının çalıntı çek bakımından yetkisiz hamil olduğu;
Dolayısıyla davacının kendisinden sonra gelen yetkisiz cirantalarla da herhangi bir ilişkisi söz konusu olmadığından şekerbank a.ş. güneşli şubesine ibraz edilen "Keşidecisi .... Şti. olan ve müştekiye keşideci tarafından teslim edilen... A.Ş. ... Şubesine ait ... numaralı 22/03/2021 tarihli 11.350,00-TL bedelli çekin” yetkili hamil olan davacı rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle icra takibine konu edilmesinin tedbiren durdurulmasına, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunun talep hakkının davacıda olduğunun tespitine, davacının yetkili son hamili olduğu takibe konu çekin davacı lehine istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından davaya konu edilen "Kesidecisi ... .... Stı. olan ve müştekiye kesideci tarafından teslim edilen... A.S. ... Şubesine ait ... numaralı 22/03/2021 tarihli 11.350,00-TL bedelli çek"in müvekkil uhdesinde bulunmadığı ve müvekkili tarafından bankaya ibraz edilmediği; çeke yönelik müvekkili tarafından girişilen takip işleminin de bulunmadığı, bu nedenle sayın mahkemede ikame edilen bu davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini haksız ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Finans ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Huzurdaki davanın, keşidecisi ... ....Şti. olan, ...AŞ. ... Şubesi' ne ait 22.03.2021 keşide tarihli ... çek no.lu 11.350,00 TL. meblağlı çek ile ilgili olarak, Müvekkili ... A.Ş.'nin değil davacı ...'ın yetkili hamil olduğu iddiası ile çekin istirdatı talebiyle açıldığı; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği hususların tamamının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz kötü niyetli iddialar olduğu, müvekkili şirketin, yasalarca düzenlenen faktoring alanında faaliyet göstermekte olup, dava konusu çeki 6361 sayılı finansal kiralama faktoring ve finansman şirketleri kanunu'nun 9/2 maddesine uygun olarak devir ve temlik aldığı müvekkilinin şirket çeki ve çekin dayanağı faturayı müşterisi bulunan dava dışı ....Şti.'nden teslim aldığı dava dışı .... Şti. adına düzenlenmiş 28.12.2020 tarihli 000081 no.lu faturanın görülüp birlikte alındığı yani müvekkili faktoring şirketinin, 6361 S. Kanunun 9/2 maddesine uygun olarak faktoring işlemi yaptığı ve yalnızca davaya konu çeki değil çekin dayanağı olan faturayı da aldığı davacı taraf her ne kadar davaya konu çekin zayii çalıntı olarak tedavüle çıkarıldığını ve yetkili hamil olduğunu iddia etmekte ise de davacının bu şahsi def'isini ancak soruşturması neticesinde tespit edilen tarafa karşı ileri sürebileceği, müvekkili ... A.Ş. ne karşı kanun gereği bu def'iyi ileri süremeyeceği; zira 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/3 Maddesinde; “Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” denildiği, müvekkili şirketin iyiniyetli 3. Kişi olduğu ve davacının hukuki durumu ile dava dışı kişiler arasındaki iç ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki birlikte söz konusu çek aslı tahsil için bankaya ibraz edildiğinde karşılığı bulunmamakla birlikte Cumhuriyet Savcılığı kararı gereği banka tarafından el konulduğu; talep konusu olan çekin bedelinin, müvekkili tarafından müşterisi .... Şti.'nden 23.03.2021 tarihinde tahsil edildiği; dava konusu edilen çekin müvekkili şirket tasarrufunda bulunmadığı hususlarını beyanla haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın husumet ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 12/10/2022 tarih ve 2021/271 Esas- 2022/863 Karar sayılı kararında;
Davanın, hırsızlık suçuna konu çekin istirdatı talebine ilişkin olduğu, davalı ... şirketinin 6361 sayılı yasanın 9 /2 uyarınca kambiyo senetlerine dayalı olsa bile alacağı tevsik eden belgeleri araştırarak mal ve hizmet satışından doğan alacakları devralabileceği, davalın fatura karşılığı çek alındığı, bu fatura tarafı şirketlerin fatura tarihinde aynı yönetici tarafından yönetildiği, davacı ile dava dışı 7umut şirketi arasında ticari ilişki olmadığı, davacının davalı ... ile arasındaki ciranta olan dava dışı şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi nedeniyle kendisinden sonraki cirantaya karşı ileri sürebileceği defileri davalı ... şirketine de karşı ileri sürebileceği, çek istidatına ilişkin TTK yasal düzenlemelerinde davalının ağır kusur veya kötü niyetinin arandığı, davalının fatura karşı devraldığı bir kısım çeklerin de kıymetli evrakın iptaline ve başka dosyalara konu olması, davalı ... şirketinin yeterli araştırmayı yapmadığının değerlendirilerek davacının çekin yetkili son hamili olduğunun kabul edildiği, çek istirdatı davalarında kötüniyet tazminat taleplerinin menfi tespit davalarındaki gibi düzenlenmediği, davalı ... şirketinin ise çekte cirosu olmadığı, HMK 124 uyarınca bu şirket yerine davalı ... Şirketi'nin taraf olarak kabul edildiği dikkate alınarak davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... ... Limited Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Şirketi yönünden davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin somut uyuşmazlığa 6361 sayılı kanunun 9/2 fıkrasını uygulayarak, müvekkil şirket yönünden davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel mahkeme gerekçeli kararında; ''....... Davalı ... şirketinin yeterli araştırmayı yapmadığının değerlendirilerek , davacının çekin yetkili son hamil olduğunun kabul edildiği...." şeklinde izah ederek, davanın müvekkil şirket yönünden kabulü kararının gerekçesini Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik ile Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik maddelerine dayandırmış ise de, bu yönetmelik maddelerini somut olaya ve dosya kapsamına uygun şekilde değerlendirmediğini, usul ve mevzuat hükümlerine aykırı hüküm kurduğunu, Yerel Mahkeme; davacı taraf beyanlarını dikkate alarak 6361 Sayılı Kanunun 9/2 fıkrasına dayanarak, davacı müvekkil şirketin dava konusu çekleri temlik almasının kanuna aykırı olduğu yönünde hüküm tesis ettiğini, hüküm tesis edilirken müvekkil şirket yönünden 6361 Sayılı Kanunun 9/2 fıkrasının uygulanmasının son derece hatalı olduğunu, dava konusu çek, davalı müvekkile ayrı bir tüzel kişiliği bulunan dava dışı ....Şt. tarafından temlik edildiğini, ciro silsilesinde birden fazla cirantanın bulunduğu da dikkate alındığında uygulama bulması gereken hüküm, ilgili kanunun 9/2 fıkrası yerine 9/3 fıkrası olduğunu, 6361 Sayılı Kanunun 9/3 fıkrası; "...(3) Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun..." şeklinde düzenlendiğini, somut olayda çekleri ciro yolu ile devralan müvekkil şirket açısından irdelenmesi gereken tek husus müvekkil şirketin bu işlemler esnasında kötü niyetli şekilde hareket edip etmediği olması gerektiğini, dosya kapsamındaki beyan, iddia ve deliller incelendiğinde ise davacı şirket tarafından, müvekkil şirketin kötü niyetli hareket etmiş olduğu hiçbir şekilde ispat edilemediğini, davanın müvekkil şirket yönünden de reddi gerektiğini, Yerel mahkeme dosya kapsamına göre yetkisini aşarak vergi usul kanunu çevresinde davanın konusu dışında irdeleme yaptığını, faktoring firması olan müvekkil şirketten vergi dairesi gibi araştırma, irdeleme yapmasını yüklediğini ve faktoring mevzuatına aykırı tespitlerle hüküm kurduğunu, müvekkil şirketin istihbarat yükümlülüğü açık kaynaklarla sınırlı olduğunu, müvekkil şirket faktoring mevzuatı gereğince bu çeklerin dayanağını teşkil eden ticari ilişkiyi tevsik eder faturaları dava dışı ....Şt.'nden aldığını, faturaların üzerinde teslimat ibarelerini incelediğini, faturaların mükerrer olup olmadığını/varlığını sistem üzerinden teyit ettiğini, fatura borçlusu ile çeklerin uygunluğunu tespit ettiğini ve işbu faktoring işlemi ile ilgili fatura borçlusunu bilgilendirerek kendi müşterisi ....Şt. İle arasındaki ticari ilişkinin mevcudiyetini, çekin ve nihayetinde faturaların gerçekliğini teyit ederek faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4/1 ve 5 maddelerine uygun hareket ettiğini, bilirkişi raporlarının da lehine olduğunu, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; TTK'nun 792 maddesi kapsamında dava konusu çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin istirdadı istemine ilişkin olup, Mahkemece davalı ... ... Limited Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... Anonim Şirketi tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür.
6361 Sayılı Kanunun 9/2. fıkrası "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez." hükmünü amirdir.
Aynı Kanunun 9/3. fıkrası ise; "bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri halinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmünü içermektedir.
04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1. maddesinde; "faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir" düzenlemesine yer verilmiş, aynı yönetmeliğin "İstihbarat Çalışması" başlıklı 5. madesinde ise; ''Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;
a)Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,
b)İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,
c)Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu çekin davacı tarafından dava dışı keşideciden aralarındaki ticari ilişkiye istinaden 22/12/2020 tarihinde teslim alındığı ve arkasının cirolandığı, davacı ile keşideci arasındaki ticari ilişkinin davacının ticari defterlerinde ve tarafların ba-bs formlarında kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde söz konusu çekin çıkışına dair bir kaydın bulunduğu ve yetkili hamil olduğunun ispat edildiği, 25/12/2020 tarihinde davacının adresinde meydana gelen hırsızlık olayında dava konusu çekin de aralarında bulunduğu başka çek, para ve ziynet eşyalar ile birlikte çalındığı, davacının cirosundan sonra çekteki ciro silsilesinin sırasıyla ....Şti., ....Şti., ... ... AŞ.şeklinde olduğu, çekin ibrazında hakkında ödeme yasağı olması sebebiyle ödeme yapılmadığının şerh düşüldüğü, dava konusu çekteki ilk ciranta olan davacı ile sonraki cirantalar arasında ticari ilişkinin bulunmadığı, davalı ... ... A.Ş. tarafından dava konu çekin faktoring sözleşmesine istinaden dava dışı ....Şti.'nden temlik alındığı ileri sürülerek genel faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu/ödeme araçları tevdi bordrosu/ön ödeme talimatı, 458.367,80 TL bedelli fatura ve toplam bedeli 428.601,75 TL olan dava konusu çekinde bulunduğu 17 adet çek listesinin sunulduğu, 458.367,80 TL bedelli faturanın ....Şti. tarafından ....Şti.ne düzenlendiği, işlem tarihinde her iki şirketin ortağı ve yetkilisinin aynı kişiler olduğu, bu kişinin aynı zamanda faktoring sözleşmesinin kefili olduğu, yukarıda belirtilen yasal mevzuat çerçevesinde detaylı ve sıkı bir şekilde istihbarat yapma yükümlülüğü bulunan davalı tarafından her iki şirketin yetkilisinin aynı kişi olduğu ve kendisine verilen çeklerin başka davaların konusu olduğu da dikkate alınarak tarafların mali durumları değerlendirilmek suretiyle faturaya konu işlemin ve alacağın gerçek olup olmadığına ilişkin bir araştırma yapmadığı, çek keşidecisi, lehtarı ve banka ile iletişime geçilerek ciro silsilesindeki kişilerin gerçekten yetkili hamil olup olmadıkları ve davacı ile aralarında ticari ilişki bulunup bulunmadığı hususları çok basit bir araştırma ile tespit edilecekken bu yönde bir araştırma yapmadığı, söz konusu istihbari araştırmayı yaptığına dair dosyaya somut bir delil sunmadığı ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu anlaşıldığından Mahkemece bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç itibariyle; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3--Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 775,32 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 193,83 TL harcın mahsubu ile bakiye 581,49 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.