Bozuk beyaz lahana taşıması sonrası oluşan hasar bedelini ödeyen davacı taşıyıcının, sigorta acentesine karşı açtığı itirazın iptali davasının husumet yokluğu nedeniyle reddi kararı.
Özet: Taşınan emtianın bozulması sonucu oluşan zararı ödeyen nakliyeci şirketin, hasarın CMR sigorta poliçesi kapsamında olduğunu ileri sürerek, poliçeyi düzenleyen sigorta acentesine karşı başlattığı itirazın iptali davasında, mahkeme, davalı acentenin sigorta şirketi olmayıp sadece aracı konumunda bulunması nedeniyle pasif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2026/1368 EsasKARAR NO : 2026/615DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ : 16/04/2026KARAR TARİHİ : 14/09/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin dava dışı ...Şti. ile yaptığı taşıma sözleşmesi kapsamında ... ve ...plakalı araçlarla ...'den ...’nın ... kentine beyaz lahana taşıdığını, yükün 04/09/2024 tarihinde teslimi sırasında emtianın bozulduğunun tespit edildiğini, taşımaya ilişkin rizikonun davalı şirket tarafından düzenlenen ... numaralı CMR Sigorta Poliçesi kapsamında teminat altında bulunduğunu, hasar nedeniyle dava dışı şirket tarafından ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takipte müvekkilin 62.803,76-TL ve 4.611,00-EURO tutarında ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu ödemeyle birlikte sigorta hukukundan doğan rücu hakkının oluştuğunu, davalıya 05/03/2025 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, ... İcra Müdürlüğü- nün ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu, dosyanın yetkili ... 14. İcra Müdürlüğü’ne gönderilerek ... E. numarası ile kaydedildiğini, davalının burada da itirazlarını sürdürdüğünü, ... Arabuluculuk Bürosu nezdindeki ... sayılı dosyada anlaşma sağlanamadığını, davalının zamanaşımı ve borca yönelik itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca sorumluluk sigortalarında 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, müvekkilin rücu hakkının 15/01/2025 tarihindeki ödeme ile doğduğunu, alacağın likit nitelikte olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle takibin sürüncemede bırakıldığını, bu nedenle itirazın iptali ile takibin 62.803,76-TL ve 4.611,00-EURO alacak üzerinden devamını, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği delillerin tarafına gönderilmediğini, aktif dava ehliyetinin mesnedinin tetkik edilemediğini, HMK uyarınca tüm delillerin ve Türkçe tercümelerinin sunulması gerektiğini, davacının halefiyet hakkını ve dava hakkını ispatlaması gerektiğini, davacı yanın taraf ehliyetini ispatlaması gerektiğini, müvekkil şirketin sigorta acentesi olup sigorta şirketi olmadığını, TTK m. 105/2 uyarınca acentenin sigorta şirketi yerine doğrudan hasım gösterilemeyeceğini, dava konusu poliçenin ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, müvekkili şirketin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, ... Sigorta A. Ş. 'nin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının poliçede belirlenen yükümlülüklerine aykırı davrandığını, hasarın oluşumunda kusuru bulunmamasına rağmen gönderici şirket tarafından başlatılan ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itiraz etmeyerek borcu ödediğini, bu ödemenin lütuf ödemesi niteliğinde olduğunu, davacının poliçe genel şartlarını ve CMR Konvansiyonu yükümlülüklerini ihlal ettiğini, hasarın göndericinin ürünü ön soğutma yapmadan ve uygunsuz şekilde yüklemesinden kaynaklandığını, CMR m. 17/4-c uyarınca taşıyıcının sorumluluktan ibra olduğunu, davacının icra takibine itiraz etmeyerek basiretsiz davrandığını, alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, davanın zamanaşımı süresini aştığını belirterek davanın husumet, zamanaşımı ve esas yönünden reddini, haksız icra inkâr tazminatı talebinin reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;Davacı taraf dava dışı şirkete ait ürünlerin taşınması sırasında oluşan zarar nedeniyle ödediği bedelin taşımaya ilişkin sigorta kapsamında sigorta sözlemesini yaptığı, sigorta acentesinden tahsili için dava açmış ise de; davalı tarafça dosyaya sunulan sigorta poliçesi ve beyanlardan davalının davacının sigorta ettiren olduğu, sözleşmeyi yapan acente olduğu, sigortayı yapan firmanın ... Sigorta A.Ş. Olduğu ve sigorta kapsamındaki zarar dolayısıyla sigorta firmasına karşı dava açılması gerekirken doğrudan zarar talep edilemeyecek acente konumundaki davalıya dava açıldığı ve davalının belirtilen sebeplerle pasif husumetinin olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Husumet Yokluğu Nedeniyle Usulden Reddine, 2-Harçlar Kanunu'na göre hesaplanan ve tahsili gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.230,94 TL harçtan mahsubu ile Hazine'ye irat kaydına, bakiye 4.498,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,3- Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,Sarf olunmayan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine ,4- 6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır