Danıştay 5. Daire Kararı: 677 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarma, FETÖ/PDY irtibatı (Bank Asya, sohbetler) ve OHAL Komisyonu ret kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun delil değerlendirmesi.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan davacının, göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine Danıştaya yaptığı temyiz başvurusunda, davacının Bank Asya kullanımı, sendika üyeliği ve dernek yardımlarını kişisel iradesiyle gerçekleştirdiğini, örgütsel talimat olmadığını ve hakkında beraat kararı verildiğini iddia etmesine rağmen, mahkeme, önceki yargılamalarda sunulan ve davacıyı FETÖ/PDY terör örgütünün sohbet toplantılarına katılan veya götürülen bir kişi olarak gösteren gizli tanık ve şüpheli ifadelerini içeren delilleri değerlendirmeye almıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/7310Karar No : 2025/9760Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı):... Müdürlüğü / ... Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bank Asya hesabını bireysel iradesi ile kullandığı, örgüt talimatı ile hareket etmediği, sendikaya kişisel menfaatleri çerçevesinde üye olduğu, Kimse Yok Mu Derneği'ne insani nedenlerle yardımda bulunduğu, Cihan Medya nezdindeki ödemelerin deneme soru kitapçıklarını almak için yapıldığı, hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak beraatine hükmedildiği, suç ve cezalara ilişkin ilkeler ile masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:.../... sayılı dosyasında yer alan; ''...Bu soruşturma dosyasında gizli tanık sıfatıyla ifadesi alınan ... (...) beyanında özetle; "...Ben FETÖ/PDY terör örgütüne mensup bir kısım kişileri sohbet yaptıkları evlere taşırdım. Bu nedenle bu örgüte mensup bir çok kişiyi bu sohbetlere götürdüm... Bu kişiler bazen Sinop merkezde toplanırlardı. Ben bunları minibüsüme alarak sohbet evlerine götürürdüm. Bu sohbet evlerinden bir tanesi Erfelek ilçesinde postanenin karşısındaki binanın 2, 3 veya 4. Katındadır... Yine bu evlere Erfelek Orman İşletme Müdürlüğünde çalışan...yu da götürdüm..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan A.B. beyanında özetle; "...2009 - 2013 yılları arasında sohbetleri orman memuru ...'nun bekar evinde yapmaya başladık. ... tayin olarak Sinop Merkeze geldi ve bu bekar evinin kirasını daha sonra biz aramızda topladık, bu şekilde bu evde sohbetleri yapmaya devam ettik. Daha sonra bu kira bize fazla gelmeye başladı biz de kirayı ödemedik ve evden çıktık, bir daha bu evde toplanmadık. Bu ev postanenin çaprazında, ... bakkalın karşısındaydı, sohbet yapılan bu ev S.Ö.'ye ait binadır... Ben FETÖ/PDY terör örgütü ... Parti ile ters düşene kadar yani 17-25 Aralık operasyonlarına kadar bu örgütün sohbetlerine katılmaktaydım. Örgüt sohbetleri Erfelek ilçesinde postanenin çaprazında S.Ö.'nün sahibi olduğu ancak Erfelek Orman İşletme Müdürlüğünde çalışan ...'nun kiracı olarak kaldığı binada gerçekleştiriliyordu..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan A.M. beyanında özetle; "...Ben ilk olarak bu örgüt ile 2008 yılında A.B. sayesinde tanıştım. Kendisi beni Çarşamba günleri Erfelek PTT karşısında bulunan bir apartmanın 5. katındaki sohbetlere çağırmıştı. Ben de bu sohbetlere zaman zaman katıldım. Bu sohbetlere A.B., V. Y.,...., M.Ç., isimlerini bilmediğim iki tane Sinop Üniversitesinden gelen öğrenci, ..., soyismini bilmediğim Erfelek Lisesinde Elektrik Bölümü öğretmeni ... Hoca isimli şahıslar geliyordu..Bu soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan H.E. beyanında özetle; "...Ben 2007-2008 yıllarında şu anda bana resmini göstermiş olduğunuz H.K.'nin konuşmacı olarak katıldığı FETÖ/PDY terör örgütü tarafından gerçekleştirilen sohbetlere iki kez arkadaşlarımın daveti ile katılmıştım. Her ne kadar dosyada ifade veren gizli tanık benim yaklaşık iki yıl önce de bu toplantılara katıldığımı gördüğünü beyan etmiş ise de bu kesinlikle doğru değildir. Ancak son zamanlara kadar bu toplantılara katıldığını bildiğim kişiler vardır. Bunlar Ş.T., V.Yı., A.M., A.B., ...'dur. Kendi aramızda konuşurken son zamana kadar katıldıklarını kendileri bana beyan etmişlerdi..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu soruşturma dosyasında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan V.Y. beyanında özetle; "...Bu evde M.D. vefat edene kadar bize sohbet vermeye devam etti. Bu sohbete katılanlar o dönem Ş.T., A.B., A.M., ..., M.Y., Ö.A. düzenli olarak gelmekteydi...A.B. isimli şahıs 17-25 Aralıktan sonra sohbetlere gelmedi... ..., sohbetlere düzenli katılırdı. Her dönem sohbetlere katıldı. 17-25 sürecinden sonra da bir kaç kez ...'nın verdiği sohbetlere gelmişti..." tespitleri ile dava dosyasında yer alan diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. FETÖ/PDY'nin faaliyetleri içinde çok önemli bir yer tutan dershanelerin kapatılmasıyla ilgili olarak kamuoyunda yaşanan tartışmaların yoğunlaştığı süreçte ilk olarak 01/03/2012 tarihinde Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu, daha sonra 14/01/2014 tarihinde Ufuk Tarım-Orman Sen, Ufuk Enerji Sen, Ufuk Sağlık Sen, Ufuk Büro Sen ve Ufuk Yerel Sen, Ufuk Ulaştırma Sen, Ufuk Haber Sen, Ufuk Kültür Sen ve Ufuk Bayındır Sen isimli sendikaların kurulduğu, ayrıca konfederasyon yapılanmasına gidilerek bünyesinde anılan sendikaların ve Aktif Eğitimciler Sendikasının bulunduğu Cihan Sendikalar Konfederasyonu'nun (Cihan-Sen) 21/02/2014 tarihinde kurulduğu, ancak her ne kadar aynı Konfederasyon bünyesinde yer alsalar da Aktif Eğitimciler Sendikasının kurulduğu tarihten itibaren yaklaşık dokuz ay içerisinde üye sayısını otuz beş bine kadar çıkardığı ve FETÖ/PDY terör örgütüne destek olmak amacıyla sendikal faaliyet kapsamını aşan faaliyetlerde bulunduğu dikkate alındığında, yukarıda bahsedilen diğer sendikalarla eşdeğer olarak nitelendirilmesine imkan bulunmadığı ve ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği açıktır.Öte yandan, darbe teşebbüsünün gerçekleştiği 15/07/2016 tarihine kadar üyeliğini devam ettirilmesi hususunun FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında aleyhe bir delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmakla birlikte, bu tarihten önce herhangi bir sebepten dolayı istifa etmek suretiyle Sendika üyeliğini sonlandıran kişiler yönünden Sendika üyeliğinin irtibat ve iltisak noktasında delil olarak kullanılması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Uyuşmazlıkta, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı olan Ufuk Tarım ve Ormancılık Sendikası'na Haziran-2014-Aralık-2014 tarihleri arasında 7 ay süreyle üyelik kaydının bulunduğu belirtilmiş ise de davalı idare tarafından, davacının örgütsel amaçla sendikaya üye olduğuna, anılan sendikaya üyelik dışında yöneticilik, temsilcilik gibi idari bir görevde bulunduğuna ve sendikanın protesto vb. etkinliklerine katıldığına ilişkin bir bilgi veya belgenin sunulmamış olması karşısında salt sendika üyeliğinin davacı aleyhine örgütle iltisakına veya irtibatına delil olarak alınmasının mümkün olmayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.