Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan, eski bir üyenin mali yükümlülükleri nedeniyle banka kredisine yansıyan kar payı zararının tazmini talebiyle açılan davaya ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kooperatifin, krediyle edinilen taşınmaz ve inşaat maliyetlerinin üyelere ferdileştirilen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen eski bir üyesine karşı açtığı tazminat davasını ele almaktadır; davacı kooperatif, davalının mali yükümlülüklerini aksatması nedeniyle banka kredisinde "mahrum kalınan kar payı" zararına uğradığını iddia ederken, davalı ise kooperatiften borçsuz ayrıldığını, ödeme planının gücünü aştığını ve zararın kooperatif ile banka arasındaki bir mesele olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiş, ilk derece mahkemesi ise bilirkişi raporu ve dosya kapsamı değerlendirmesiyle kooperatifin kredi durumunu incelemiştir.

T.C.
ANTALYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİKARAR TARİHİ:13/03/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ:18/01/2022DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2025İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.Üye hakimin görüşü değerlendirildi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatif adına ... Bankasından kredi kullanılmak suretiyle, 2016 yılında Antalya ili ... ilçesi ... Mah. ... âda ... parselde kaim taşınmaz edinildiğini, banka kredisi kullanmak suretiyle edinilen taşınmaz üzerine; ... Adet villa AVM yapılması projelendirilip, yapılan projeye göre, arsanın edinilmesi ve inşaat yapımı işi için banka kredisi yapılandırılıp, kredi kullanılan bankanın da oluru ile yüklenici müteahhit seçilip “İnşaat Yapım Sözleşmesi” akdedildiğini, kooperatife ait inşaatların yapıldığı arsanın edinilmesi ve inşaatın yapımı için kullanılar kredi geri ödemesi kooperatifin bankaya olan borcunu, kooperatif üyelerinin mali yükümlülüğü olarak her bir hisse bedeli olarak ferdileştirildiğini, Şubat 2017 ayı içinde her bir üye tarafından mali yükümlülüğünün karşılığı ödemesi gerekirken; davalının Şubat 2017 tarihinde mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalının kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle taşınmazın edinilmesi amacıyla ... Bankası tarafından kooperatif kredisine “mahrum kalınan kâr payı” işletildiğini ve kooperatifin zararına neden olunduğunu, davalının Şubat 2017 tarihinde mali yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kooperatifin kredi borcuna kâr payı işletilmesine sebep olduğunu, 16 Ekim 2017 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, davalının mali yükümlülüklerini yerine getirmesi gereken 15 Şubat 2017 tarihi ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiği 16 Ekim 2017 tarihi arasında kooperatif banka borcuna işletilen kâr payından kaynaklı zararın ödenmesi istemi ile davalıya Antalya 10. Noterliğinin 28 Ocak 2019 tarih ve ... Yevmiye numarasına kayıtlı ihtamame tebliğ edildiği halde davalı kooperatif kredisine işletilen “kar payından doğan zararı” ödemediğini, davalının mali yükümlülüklerini ödememesi nedeniyle davacı kooperatifin zararına neden olduğundan, davalı ile işbu alacak davası açılmadan önce arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak davalı, kooperatifin zararlarını karşılamayacağını bildirdiğini, davalının 15 Şubat 2017 ayı içinde kooperatife karşı mali yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekirken, davalının mali yükümlülüklerini yerine getirmeyip 16 Ekim 2017 tarihinde istifa etmesi nedeniyle 15 Şubat 2017 tarihi ile davalının istifa tarihi arasında ... Bankası tarafından kooperatifin kredi borcuna işletilen mahrum kalınan kar payı nedeniyle kooperatifin zararına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik. 10.000,00 TL'nin 15 Şubat 2017 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı, cevap dilekçesinde özetle; Kooperatif üyeliğinden 16/10/2017 tarihinde ayrıldığını, davacı tarafından belirlenen ödeme planı, ödeme gücümü aştığından dolayı kooperatife hiçbir borcu olmadan üyelikten ayrıldığını, kaldı ki, davacı kooperatife aidat borcunun da bulunmadığını, üye olduğu dönem içerisinde kooperatif tarafından üye aidatı alınmadığını, bu nedenlerle kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından ileri sürülen mali yükümlülüklerimi yerine getirmediği iddiasının hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, dava konusu, davacı kooperatif ile banka arasında olup tarafını bağlayacak herhangi bir hukuki sorumluluğu olmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmenin ancak sözleşmenin taraflarını bağlayacağını, kooperatifin banka ile yapmış olduğu sözleşme neticesinde uğradığını iddia ettiği zararı doğuracak herhangi bir eylemi olmadığını, kooperatif üyeliğinden ayrılması sonucu açılmış olan davada, gerek kanun gerekse kooperatif ana sözleşmesi gereği, iddia edildiği gibi bir zarar doğmasına sebebiyet vermediğinden, kooperatife hiçbir borcu olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "..Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülen son bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucu, davacı taraf, kooperatifin inşa ettirdiği konutların maliyetlerini karşılamak için katılım bankasından kredi aldığını, kredinin kredi sözleşmesinde belirtilen sürede geri ödemesinin yapılamaması sebebiyle ilave faiz ödemesine maruz kaldığını ve geri ödemede temerrüde düşüldüğü için katlanılan ek finansman maliyetinden davalının payına düşen tutarla sorumlu olduğunu iddia ederek eldeki tazminat davasını açmıştır. Toplanan delillerden anlaşılacağı üzere bankadan kullanılan krediye ilişkin kredi sözlemesinin tarafları kooperatif ve bankadır. Kredi ödeme yükümlülüğü kooperatife ait olup, ödemelerde yaşanan gecikme sebebiyle artan faize katlanma yükümlülüğü de kooperatife aittir. Kooperatif krediyi üyelerin aidatlarına göre ödediğini, üyenin geç ödeme yapması sebebiyle kredi ödemelerinde temerrüde düşüldüğünü ve bu nedenle kusurun üyeye ait olduğunu gerekçe yaparak bundan kaynaklı zararı herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın üyeden doğrudan isteyemez. Somut olayda kooperatif zararıyla ilgili üyelerden ne miktarda para alınacağı konusunda herhangi bir karar almamıştır. Hatta rapora göre alınan, genel kurul kararlarında ortakların yönetim giderleri ve banka ödemeleri dahil olmak üzere ne miktarda aidat ödeyecekleri, aidatlarını zamanında ödeyemeyenler hakkında hangi yaptırımın uygulanacağı konusunda açıkça alınmış herhangi bir karar olmayıp, yine bankadan alınan kredinin şartlarına ilişkin olarak ortaklara ayrıntılı bilgi verildiğine dair herhangi bir açıklama da bulunmamaktadır. Diğer taraftan davalı ortak olduğu süre içerisinde kooperatife 109.000,00.-Tl ödeme yapmış ve kooperatiften herhangi bir talepte bulunmadan 16/10/2017 tarihinde istifa ile ortaklıktan ayrılmıştır. Davalının kooperatif aracılığıyla yararlandığı herhangi bir taşınmaz veya ürün bulunmamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16/03/2021 tarih, ... Esas - ... karar sayılı ilamına göre ortaklığı sona eren üyelerden ortaklık süresince geç ödeme nedeniyle doğmuş faizler istenemez. Aksi durumun kabulü yani kooperatif ile ortaklık bağı kesilen ve kooperatiften alacaklı hale gelen davalının istifa öncesi aidat ve faizden sorumlu tutulması, kooperatiflerde hakim olan "açık kapı", "kar amacı gütmeme" ilkeleriyle ve hukukun temel prensiplerinden olan "hakkaniyet" ilkesine aykırıdır. Somut olayda da davalı istifa ile üyelikten ayrılmış olup, kendisinden istifa öncesi gecikme faizi istenemez. Açıklanan sebeplerle davacının davasında ve talebinde haklı olmadığı kanaatiyle.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kooperatifçiliğin temelinde ortaklaşa çalışma ve birlikte iş yapma düşüncesinin olduğunu, müvekkilinin, üyelerine lüks villaların inşa edileceği taşınmazı, ... Bankası'ndan "Proje Kredisi" kullanmak suretiyle edindiğini, müvekkilinin edindiği kredinin geri ödemesi ve projenin imalat bedellerinin, doğrudan ... Bankası'ndan yükleniciye yapılacağından, kooperatifin, üyelerinden doğrudan üyelik bedeli olarak topladığı bir ödeme bulunmamakta olduğunu, dosya kapsamında sabit olduğu üzere kooperatif ortaklarının, mali yükümlülükleri karşılığı olarak 645.000,00 TL'yi, ... Bankası'na ödediklerini, davacı kooperatifin ... Bankası'ndan kredi kullanırken, ... Bankasının, kooperatif üyelerini de tahsis ettiği krediye "mütelselsil kefil" yaptığını, davalı tarafın da, kooperatif kredisini "müteselsil kefil" olarak imza eden üyelerden biri olduğunu, ortak çıkma hakkını dürüstlük kuralına aykırı kullanır ve bu yüzden bir zarara sebep olursa kooperatif ana sözleşmesinde bir hüküm bulunmasa dahi üyenin sebep olduğu zararın talep edilmesinin mümkün olduğunu, davalının, davacı kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getireceği inancı ile üye kaydının yapıldığı ve mevcut üye sayısına göre üyenin ödemesi gereken mali yükümlülük belirlendiği halde, davalının ödemesi gereken mali yükümlülüğünü, kredinin son vade gününde ödemediğinden banka tarafından "mahrum kalınan kar payı" işletilerek kooperatif borç yükünün artmasına sebep olduktan sonra ortaklıktan istifa hakkını kullanmasının "dürüstlük ve iyiniyet kurallarına" aykırı olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı davranışlarından dolayı kooperatif nezdinde oluşan zararlardan, davalının istifa tarihine kadar sorumlu olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, istifa ile kooperatif üyeliğinden ayrılan davalının mali yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile kooperatifin zarara uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı kooperatifin 24/12/2015 tarihli genel kurulunda yönetim kuruluna verdiği yetkiye dayalı olarak çekilen banka kredisi tutarı dikkate alınarak 10/12/2017 tarihli genel kurulda üyelerden villa hariç tahsil edilecek üyelik bedelinin belirlendiği, gerek bu genel kurulda, gerekse de 18/06/2017 tarihli genel kurulda kredi yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerden ödeme gününe kadar bankaca işletilecek faiz ve masraf giderlerini ödemedikleri tutar ile orantılı olarak tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, bu yönü ile talep edilen zararın genel kurul kararlarına dayandığının sabit olduğu anlaşılmıştır. Kooperatif, ana sözleşmede hüküm bulunması koşulu ile kooperatif amacının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca ortaklardan alınmasına karar verilen ve arsa, inşaat, aidat ve benzeri giderleri veya gider taksitlerinin iadesini istifa eden üyelerden (istifa tarihine kadar oluşmak kaydı ile) talep edebilir. İhraç edilen veya çıkan ortak istifa iradesinin kooperatife ulaştığı veya ihracın kesinleştiği tarihine kadar olan aidat borçlarından faizi ile birlikte sorumludur ( Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13/06/2024 tarihli 2023/2925 Esas- 2024/2161 Karar sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 06/03/2019 tarihli 2016/4507;881 emsal ilamı). İstifa eden veya ihraç edilen ortağın çıkma alacağının bulunması, davacı kooperatifin ortaktan olan aidat ve gecikme faizi alacaklarını takip etmesini engel olamaz. Bu nedenle; davacının kalan ana para borcuna son ödeme tarihinden itibaren istifa tarihine kadar işletilen faizden sorumlu olduğu gözetilmeden hatalı değerlendirme ile yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken, davacının talep edebileceği zararın yukarıda anlatılan esaslara göre belirlenmesinden ibarettir. Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/01/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi....