Danıştay 5. Daire, 695 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddi kararını temyizen onadı.
Özet: 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı iptal davasının idare mahkemesince reddi ve bu kararın bölge idare mahkemesince onanması üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, HTS kayıtlarının delil niteliği, savunma hakkı ihlali, KHKnın Anayasaya aykırılığı gibi çeşitli iddialar ileri sürülmüş; ancak yargı organı, davacının Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi bulmayarak ve temyize konu bölge idare mahkemesi kararını hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve bölge idare mahkemesinin kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/21775 E.  ,  2025/9902 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/21775
Karar No : 2025/9902
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ...... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar değerlendirilmeden, gerekçesiz şekilde istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, HTS kayıtlarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği, Eagle isimli programı kullanmadığı, Kakao Talk isimli programın örgütsel bir iletişim aracı olmadığı, müzahir internet sitelerine giriş yaptığı yönündeki iddianın herhangi bir suç unsuru taşımadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, aynı eylem veya suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı, somut bir delil ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, eğitim ve çalışma haklarının ihlal edildiği, olağanüstü hal döneminde yalnızca olağanüstü halin gerekli kıldığı konularla ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, Bakanlar Kurulunca kaynağını Anayasa'dan almayan bir Devlet yetkisi kullanıldığı, kamu görevinden çıkarma işleminin tesisi için Anayasa'da ve kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uyulmadığı, hakkında disiplin soruşturması açılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin gözetilmediği, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı bir yargılama yapılarak karar verildiği, kanuna aykırı elde edilmiş bulguların hükme esas alındığı, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 07/12/1989 tarih ve E:1988/6, K:1989/4 sayılı kararı gereğince olağanüstü halin sona ermesiyle birlikte kamu görevinden çıkarılmasının Anayasal dayanağının kalmadığı, anılan kararın İdare Mahkemesince dikkate alınmamasının hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Öte yandan, 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinin ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin kabul edilmesine dair Kanun'un 2. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.