Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayan davacının sigorta şirketinden sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini yaptı.
Özet: Bu istinaf kararı, bir trafik kazasında yaralanan davacının sigorta şirketinden talep ettiği sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının incelenmesini konu almaktadır; davacı, sürücü belgesi olmayan motosiklet sürücüsünün kusurunun tazminata etkisinin bulunmaması ve geçici iş göremezlik döneminde asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanması gerektiğini savunurken, davalı ise başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, kusur ve maluliyet raporlarının hatalı olduğunu, tazminat hesaplama yöntemlerinin yanlış uygulandığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimleri yapılması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmektedir.

T.C.
G A Z İ A N T E PB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 3. H U K U K D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO : ..KARAR NO : ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..ÜYE : ..ÜYE : ..KATİP :..İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :..NUMARASI : ..DAVACI : ..VEKİLİ : AV. ..DAVALI :..VEKİLİ : AV. ..DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARARININTARİHİ :..YAZIM TARİHİ : .. Taraf vekilleri tarafından süresinde verilen dilekçeler ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; .. tarihinde müvekkilinin yolcu olduğu ve davalı sigorta şirketince Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan .. plakalı motosikletin, dava dışı .. plakalı araçla çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle . TL sürekli iş göremezlik tazminatı, . TL geçici iş göremezlik tazminatı .. bakıcı giderini davalıya müracaat tarihi olan . tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, .. tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatını .. TL, bakıcı giderini .. TL olarak artırmıştır. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başvuru şartının eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, kusur oranı tespitinin .. Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini, davacı tarafın kalıcı maluliyet oranına ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, maluliyet oranının... İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi, hesaplamada teknik faiz uygulaması, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu, hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının talebine konu tedavi giderleri, geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm giderlerin tedavi teminatı kapsamında olduğundan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, davacı tarafın faiz talepleri yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece yapılan yargılama sonunda; "...davanın kısmen kabulü ile, .. TL sürekli maluliyet ve ... TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam .. TL'nin.. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA.İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.B.İstinaf Sebepleri1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının bulunduğu aracın sürücüsünün sürücü belgesinin olmamasının kusura hiçbir etkisinin olmadığını, kusurun oluşması için fiili olarak bir ihmal yada kastın varlığının gerektiğini, müterafik kusurun olduğu kabul edilse dahi zarar görenin ortak kusurunun bulunması yeterli olmayıp ayrıca oluşan zararla arasında illiyet bağı olmasının gerektiğini, davacı çalışmasa dahi geçici iş göremezlik döneminde fazla efor sarf etmek zorunda olması nedeniyle 18 yaş altındakiler belirlenen asgari ücret üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartının eksiksiz olarak yerine getirilmediğini,.. tarihli kusur bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişinin kazanın oluş şeklini ve kazaya etken sebeplerin tamamını değerlendirmeden rapor tanzim ettiğini, maluliyet oranı tespitinin Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenmesine yönelik taleplerinin değerlendirilmediğini, 12 aylık bekleme süresi kat edilmeden yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlendiğini, raporu hazırlayan kurulun hukuka aykırı bir şekilde teşekkül ettiğini, hesap raporunun yasal düzenlemeler ve güncel verilen dışına çıkarak hatalı bir şekilde düzenlendiğini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,65 teknik faizin uygulanması gerektiğini, hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiğini, tedavi giderleri ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı gideri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olmadığından müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, faizin kusur raporunun taraflarına tebliğ edildiği tarihten itibaren işletilmesine karar verilmesi gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilmeden eksik evrak ile karar verildiğini, uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç1. Dava, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan davacının, gelir getirici bir işte çalışmadığı, dolayısıyla geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı herhangi bir kazancının bulunmadığı, buna göre davacının geçici iş göremezlik zararının da doğmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğu yönündeki istinaf itirazı yerinde değildir.3. Davalı vekili kusur raporu alınmadığı gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuş ise de dosyaya alınan .. tarihli kusur raporu ve kaza tespit tutanağının birbiri ile uyumlu olduğu görülmekle, yolcu olan davacının kazaya etken davranışı olmadığı hususu da dikkate alındığında tekrar kusur raporu alınmasına yer olmadığı, aktüerya raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle davalı vekilinin bu yönlerdeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ancak;4. Somut olayda davacı yolcunun hak kazandığı tazminat miktarından müterafık kusur indirimi yapılmış ise de bu değerlendirme dosya kapsamı ile uyumlu değildir. Zira TBK'nın 52.maddesi uyarınca müterafık kusur indirimi yapılabilmesi için zarar görenin davranışı ile zararın meydana gelmesi ve artması arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Davacının, sürücü belgesine sahip olmayan sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklette yolcu olarak bulunması tek başına zararın meydana gelmesine veya artmasına katkı sağlayan bur davranış olarak kabul edilemez. Sürücü belgesinin bulunmaması idari yaptırıma tabi bir hukuka aykırılık teşkil etmekte olup, bu olgunun tek başına kazanın meydana gelmesine etkili olduğu söylenemez. Davacı yönünden ehliyetsiz sürücünün kullandığı motosiklete binmesi dışında zararın doğumuna yada ağırlaşmasına etkili herhangi bir davranışta ( araz ile kask takılmaması arasında uygun illiyet bağı olmadığından) dosya kapsamında ortaya konmamıştır. Bu itibarla, yalnızca sürücünün ehliyetsiz olması olgusundan hareketle, davacı hakkında müterafık kusur indirimi yapılması TBK'nın 52.maddesinin uygulanma koşulları ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca davacının olay tarihinde çocuk yaşta olduğu gözetildiğinde yetişkin bir kişi ile aynı risk değerlendirmesi ölçütlerine tabi tutulması mümkün değildir. Çocuk yaştaki davacının sırf sürücü belgesinin bulunmadığını bilerek motosiklete binmiş olması, başka hiçbir somut olgu ortaya konulmaksızın zararın doğumuna katkı sağlayan bir davranış olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.5. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği tarih ..itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin alt ekstremite arazlarına ilişkin bölümde devamlı engellilik raporu verilmeden önce hastada iyileşmenin durduğu son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığının tespit edilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza sonucunda davacı "Sağ kalça eklem hareket kısıtlılığı" şeklinde oluşan arazlar nedeniyle malul kalmıştır. Davaya konu kaza, .. tarihinde gerçekleşmiş, maluliyet raporu ise kazadan itibaren bir sene geçmeden .. tarihinde) düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle bu raporun karara esas alınmaması gerekir ise de karar tarihi itibari ile bir yıllık bekleme süresinin dolduğu gözetilerek usulüne uygun rapor alınması için davacı tarafa süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının yeniden muayenesi de yapılarak ve güncel grafileri çekilerek Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik atfı ile olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ölçülerine göre maluliyet oranının belirlenmesi için üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının kaza nedeniyle uğradığı sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı/süresi konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87'nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51'inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince cevap dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Kaza nedeniyle yürütülen soruşturma aşamasında davacı, arkadaşının motosikleti ile gezdikleri sırada kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51'inci maddesi gereğince yargıtayın yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken gerekçeli kararda hatır taşıması indirimi yapıldığı belirtilmiş ise de yapılmamsı ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.7.Soruşturma dosyasında, dosyanın uzlaşma için uzlaştırma bürosuna gönderildiği anlaşılmış ise de sonucu hakkında dosyada bilgi, belge bulunmamaktadır. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanmış olması halinde ödeme yapılmış ise neye istinaden yapıldığının ve talep edilen alacak kalemlerine ilişkin ise mahsup yapılıp yapılmayacağının araştırılmaması da doğru olmamış ve açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1-a,6 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.V. KARARYukarıda açıklanan gerekçelerle;1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,2. Davanın yeniden görülmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE,3. Davacıdan ve davalıdan tahsil edilen istinaf karar harcının istek halinde iadesine,4.İstinaf yargılama giderinin mahkemece yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,5. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 11/09/2026 Başkan Üye Üye Katip Z.U.