Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve sözleşme öncesi güvenin ihlali iddialarına ilişkin istinaf incelemesi kararı.
Özet: Davacının, davalıya nükleer santral ve limanlar için özel kapılar imalatı konusunda, malzeme sipariş formlarıyla akdedildiğini iddia ettiği eser sözleşmesinden veya sözleşme öncesi güven ilişkisinden kaynaklanan tazminat talebini içeren bu hukuki evrakta, davacı, davalının siparişlere uygun üretilen numune kapıları ve projeleri onaylamasına rağmen sözleşmeden haksız fesih veya geri çekilme iradesi göstererek kendisini zarara uğrattığını iddia etmekte; yapılan üretim, proje ve harcamalar için geçici olarak 10.000 TL maddi tazminat talep ederken, davalının ileri sürdüğü farklı bir sözleşmenin varlığını reddetmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2024/700 - Karar No:2026/932
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/700
KARAR NO : 2026/932
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/03/2024
NUMARASI : 2022/766 E-2024/286 K
DAVACI-KARŞI DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...- E TEBLİGAT
Av. ...- E TEBLİGAT
DAVALI-KARŞI DAVACI :
VEKİLLERİ : Av. ...- E TEBLİGAT
DAVA VE KARŞI
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin asıl ve karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı-karşı vekili, müvekkilinin, 26.08.2021 tarihli Satın alma yöneticisi tarafından imzalı, “Malzeme Sipariş Formu” başlıklı, 23.08.2021 tarihli, 4300047855 sipariş nolu sözleşme ile davalıya ... Nükleer Santraline Radyasyon Kapıları İmalatı yaptığını, akabinde davalının ...limanlarına, Cruise/büyük gemilerden gelen turistler için limanlara, 50 adet hidrolik özel kapıların üretimi için başvurduğunu, öncesinde özel kapının üretimi ve ...sert rüzgar ve iklim koşullarına dayanıklı kapıların proje ve numune üretimini yaptırıldığını, müvekkilinin rüzgarın basıncı dahil son derece bilimsel ve teknik çizimlerle işi başardığını ve numune kapıyı davalı yanın şantiyesinde montajını yaparak davalı yanın ...'daki işini üstlendiğini, sonrasında Malzeme Sipariş Formu başlıklı, 01.04.2022 satın alma yöneticisi tarafından imzalı, 21.03.2022 tarihli, 4300050587 sipariş nolu sözleşme ile akit yaptıklarını, sözleşmenin ... firmasına özgü matbu kalıp şeklinde geldiğini ve müvekkilinin imza üzerinde isim olmadığı halde güven duygusu içinde sözleşme gereklerini yerine getirmeye başladığını, sözleşme bedelinin 185.000,00 Euro + 33.300,00 Euro KDV = 218.300,00 Euro olduğunu, kendilerine gelen iş emirlerine ve sözleşmelere uygun olarak üretimlerin yapıldığını, söz konusu ayıp iddialarının kötü niyetli olduğunu, üretimlerin davalı yan tarafından verilen siparişler doğrultusunda özel olarak hazırlanmış -üretilmiş olan kapılar olduğunu, söz konusu kapılara ilişkin özel tasarım numune üretimi yapıldığını, davalı firma tarafından gösterilen platformlara takılarak kabul gördüğünü, taraflar arasındaki mütemadi maillere ve numune kapı sonrası kapı üretimine onay alınmasına rağmen haricen davalı yanın sözleşmeden dönme/sözleşmeyi feshetme iradesinin olduğunun öğrenildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için sözleşmeyi davalı şirketin imzalamadığını ve iş emirlerini görmezden bile gelinse dahi Türk Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen "dürüst davranma kuralı"ndan yola çıkılarak kabul görmüş olan “Culpa In Contrahendo” ilkesi gereğince; sözleşmenin kurulacağına ilişkin haklı bir beklenti uyandıran ve daha sonra sözleşme görüşmelerini kesen tarafın, bu nedenle karşı taraf nezdinde ortaya çıkan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin varlığı ve kurulacağı inancı ve güveni içinde olduğundan ciddi emek ve çalışmalarda bulunduğunu, masraflar yaptığını, tüm çizimleri ve projeleri karşı tarafa eksiksiz şekilde teslim ettiğini, müvekkilinin tüm bu emek ve masraflarına karşın, davalı tarafın hiçbir haklı gerekçe belirtmeden görüşmeleri ve sözleşmenin icrasını kestiğini, müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin kurulacağına/varlığına dair güven ile yüksek meblağlarda harcamalar ve projeler yaptığını, buna karşılık davalı tarafın sözleşme görüşmelerini kesmesi üzerine zarara uğradığını, müvekkiline gönderilmiş olan onaylı sipariş formunda 185.000,00 Euro + KDV (33.300,00 Euro) olmak üzere toplam 218.300,00 Euro maliyeti olan hidrolik kapıların sözleşmeye konu edildiğini, tüm bu nedenlerle şimdilik dava konusu masraflar için 1.000,00 TL, proje ve çizimlere ilişkin bedel için şimdilik 8.000,00 TL, davalı yanca sözleşmeye (sözleşmenin geçersiz olduğunun kabulü halinde sözleşme öncesi güven ilişkisine) uyulmadığından dolayı uğranılan zarar için şimdilik 1.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL alacağın ihtarnamenin tebliğ tarihinden; bu olmazsa arabulucuya başvuru veya son tutanak tarihinden itibaren; bu talep de kabul görmezse alacağın dava tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya yönelik olarak ise;...Santrali projesi kapsamında kullanılmak üzere, Radyasyona Dayanıklı Kapı İmalatı ve Montajının yapılması amacıyla 08.11.2021 tarihli sözleşme akdedildiği iddia edilmiş ise de kendilerinde bu sözleşmenin olmadığını, tek sözleşmenin 23.08.2021 tarihli malzeme sipariş formu olduğunu, bu sözleşme kapsamında 10.02.2022 günü işlerin teslim edildiğini, tüm bedelin ödenmediğini, karşı tarafın kendilerini işi yarım bırakmakla suçladığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin olmadığını, taraflarınca taahhüt edilmiş bir montajın da söz konusu olmadığını, taraflar arasında 21-7004 nolu ve 21-7026 nolu siparişlere ilişkin olarak düzenlenen 2 ayrı sipariş formu bulunduğunu, bu formlarda montaj kaydı olmadığını, işin yarım bırakılması halinde ödeme yapılmaması gerektiğini, tüm edimlerin eksiksiz yerine getirildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen 01.12.2021 tarihli ve 3001001422 nolu teklif formunda; yapılacak olan kapıların bedelinin 122.840,00 USD ve nakliye montaj bedelinin 4.500,00 USD olarak yazıldığını, teklif formundan sonraki tarihte 10.02.2022 günü düzenlenen MDS2022000000006 nolu ve 10.02.2022 tarihli faturada ise yalnızca kapıların bedelinin yazıldığını, nakliye ve montaj bedeli için fatura tanzim edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 21.03.2022 tarihli sipariş formuna müteakip sözleşme akdedilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacı taraf ile ...Canopy Yapılarında kullanmak üzere Hidrolik Kapı İmalatı İşine ilişkin sözleşme yapılması ve işlemlerin ifasına başlanması amacıyla şifahen görüşmeler sağladığını, bunun sonucu olarak sipariş formları hazırlandığını, sipariş formundaki şartlar netleştirilmeden ve gerek sipariş formunda gerekse müvekkil şirket tarafından iletilen yazışmalarda belirtilen isteklerine yönelik gerekli standartlar sağlanmadan ve onay işlemleri tamamlanmadan sözleşme yapma ve işe başlama gayretine girişildiğini, malzeme sipariş formunda belirtilen, davacı tarafa birçok kez bildirilen işin ifasına ve kapılara ilişkin mevcut bulunan ve giderilmeyen eksikliklerin, taraflar arasında sözleşme yapılmamasına ve işin başlamamasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin iddialarının aksine, sözleşme konusu işte mevcut bulunan ve davacı tarafından giderilmeyen eksiklikler sebebiyle müvekkili şirketin ürünlere onay vermesinin mümkün olmadığını, işin devamının sağlanamadığını, 22.04.2022 tarihli WhatsApp yazışmalarından da görüleceği üzere, kapılara yönelik eksikliklerin mevcut olduğu ve bu hususta kabule yönelik işlemlere ilişkin onay beklendiği, sürecin henüz tamamlanmadığının açıkça bildirildiğini, davacının ise söz konusu eksikliklere ilişkin uyarı ve bildirimleri dikkate almaksızın imalat işlemlerine başladığını, giderilmeyen eksiklikler ve tamamlanmayan belgelerin mevcut olması karşısında tarafların sözleşme akdetmesinin de mümkün olmadığını, dolayısıyla, eksiklikler giderilmeksizin ve herhangi bir onay bulunmaksızın imalat işlemlerine başlamış olan davacı şirketin, müvekkili şirket aleyhine meydana gelen zararlar ve masraflardan da sorumlu olacağını, dava konusu kapılara ilişkin eksikliklerin bulunması ve firma garantisine uygun olmayan malzemelerin mevcut olmasının müvekkili şirketin siparişi reddetmesi için haklı sebep olduğunu, davacının montaja ve montaj yerine ait koşullara uygun olacak şekilde işin ifasını gerçekleştirdiğine ilişkin iddialarının da tamamen gerçekten uzak olduğunu, numune ürünün dahi onaylanmamış olmasının, kapılara ilişkin talep edilen şartlara uygun edim ifa edilmemiş olduğunu açıkça gösterdiğini, gönderilen ihtarnamede mevcut eksiklikler giderilmeden, numune ürüne yönelik onay ve kabul bildiriminde bulunulmadan ve akabinde sözleşme imzalanmadan işe başlanmaması gerektiği aksi durumda herhangi bir sorumluluk kabul edilmediğinin bildirildiğini, davacı şirketin 50 adet hidrolik kapıya yönelik imalat işlemlerini gerçekleştirmemiş olup, yalnızca 1 adet numune kapının imalatını gerçekleştirdiğini, bu hususta bütün imalatların tamamlandığına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının kapı imalatlarına ilişkin çalışmaları yerine getirdiğini kabul etmemekle birlikte, davacı iddialarının aksine zarara uğramadığını, gerekli malzeme alımlarını, üretim ve çalışmalarını yapmış olması durumunda bile kar elde etmiş olacağını, davacı şirketin dava dilekçesinde, malzeme sipariş formunun yetkisiz kişi tarafından imzalandığına ve bu hususta suç işlendiğine dair beyanları kabul etmediklerini, sözleşme öncesi güven ilkesi mevcut olmayıp, sipariş formu yalnızca sözleşme imzasına yetkisi bulunmayan, satın alma yetkilisi kişi tarafından imzalandığını, davacı şirketin Culpa In Contrahendo ilkesine dayanarak sözleşme kurulacağına güven duyması ve işin ifasını gerçekleştirmesi hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, karşı dava ise, taraflar arasında, müvekkili şirketin...Santrali projesi kapsamında kullanılmak üzere, Radyasyona Dayanıklı Kapı İmalatı ve Montajı'nın yapılması amacıyla 08.11.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, davacı şirketin, sözleşme konusu işi müvekkili şirket tarafından onaylanan iş programına uygun şekilde ifa etme yükümlülüğü altına girdiğini, işin ifasına başlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin varlığına ve işin ifasının devamına rağmen davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak işbu sözleşme konusu işleri yarıda bıraktığını ve müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, işlerin aksamaması adına, müvekkili şirket tarafından davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesine ilişkin ihtarname ile bildiride bulunmasına karşın bütün çabalarının da sonuçsuz bırakıldığını, davacının dava dilekçesinde de beyan ettiği üzere, ödemesi müvekkili şirket tarafından yapılan bu kapıların montajına ilişkin işlerin, taraflar arasında görüşülen dava konusu asıl uyuşmazlığın meydana gelmesi neticesinde haksız ve hukuka aykırı olarak davacı tarafından yarıda bırakıldığını, müvekkili şirketin telafisi güç, menfi ve müspet zararlarının doğmasına sebebiyet verdiğini, montaj hizmetinin 3. kişiden alındığını, davacı şirketin iş programına uygun ifada bulunmaması nedeniyle müvekkil şirketin taahhüt ettiği projeyi zamanında teslim edememe ve buna bağlı olarak gecikme cezası ve tazminat ödeme riskiyle de karşı karşıya kaldığını, yatırımcının üst işverenine karşı taahhüt ettiği işi vaktinde ifa edememe ve bundan dolayı zarara uğrama tehlikesi ile karşı karşıya kalan müvekkil şirketin sözleşme konusu işi davacı nam ve hesabına işi dava dışı üçüncü bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, davacı şirketin, müvekkili şirketin üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığı işlerden doğan zararlardan, icra edilen her türlü işe yönelik sözleşmede yazılı olan ve mevzuattan kaynaklanan garanti hükümlerinden sorumlu olması gerektiğini, davacının işin ifasında temerrüde düştüğü için sözleşmede belirtilen gecikme cezasını ödeme yükümlülüğüne girdiğini ancak bu ödemeyi de gerçekleştirmediğini belirterek karşı davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, dava dışı 3. kişi ile kurulan sözleşme ilişkisi doğrultusunda montaj için 3. kişiye ödenen 4.500,00 dolardan şimdilik 50,00 dolar ve müvekkili şirketin cezai şart talepler için şimdilik 50,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince; asıl davanın konusunun; eser sözleşmesinin kurulacağına veya kurulduğuna yönelik yapılan güvenle, yapılan masraflara yönelik açılan tazminat davası olduğu, davalının “...projesi kapsamında Canopy yapılarında kullanmak üzere 50 adet Hidrolik Kapı İmalatı ve Montajı"nın yapılması amacıyla davacı şirket ile görüşmelere başlandığı, 4300050587 sipariş numaralı, 21.03.2022 tarihli “Malzeme Sipariş Formu”nun imzalandığı, taraflar arasında yapılan görüşmelerin bu sipariş formu ile sınırlı kaldığı, akabinde herhangi bir sözleşme akdedilmediği, davada numune olarak üretilen hidrolik kapının davalı tarafından yetersiz görülerek onaylanmadığını iddia ettiği, davacının ise numune hidrolik kapının e-posta yazışmalarına göre müşteri gereksinimlerini karşıladığını ve kabul edilmesi gerektiğini ifade ettiği, imza altına alınan sipariş formu incelendiğinde; iki firma arasında herhangi bir “50 adet Hidrolik Kapı İmalatı ve Montajı”nın alımını içeren karşılıklı imzalanmış ve onaylanmış bir teknik şartname bulunmadığı, teslim sırasında hidrolik kapıların nasıl kontrol edileceği, hangi testlerden/denemelerden geçeceği ve kapıların hangi durumlarda ret veya kabul edileceğinin belli olmadığı, karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevinin eseri, sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek; iş sahibinin görevinin ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibaret olduğu, kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisinin kurulduğu, şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartı olarak kabul edildiği (emsal Yargıtay (Kapatılan) 15 Hukuk Dairesi'nin 25/09/2018 tarih, 2018/3698 Esas, 2018/3394 karar sayılı kararı), 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amir olup, davalı taraf akdi ilişkiyi inkâr ettiğinden, akdi ilişkinin kurulduğunun ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için tarafların sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmaları gerektiği, taraflarca sunulan teklif formları icap niteliğinde olup, kabulü gösteren yazılı bir belge ya da sözleşme bulunmadığı, sözleşmenin içeriği uyuşmazlık konusu olduğu için, dava dosyasında bulunan karşılıklı internet ortamında gerçekleşen yazışmalarda davalı tarafın numunenin uygun olduğu yönünde bir onayı bulunmadığı, bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile dava dosyasında dava konusunu oluşturan numune endüstriyel kapıya yönelik özelleştirilmiş bir mühendislik analizi bulunmadığı, dava konusu endüstriyel kapıların “...sert rüzgar ve iklim koşullarını” dikkate alan özelleştirilmiş bir mühendislik analizinin dava dosyasında bulunmadığı, dava dosyasında verilen analizlerde, dinamik simülasyon kullanılmadığı, ayrıca rüzgarın etkisi, sert iklim koşulları, burkulma, amortisörlerin sıkışması (kilitlenmesi) gibi dava konusu olan kapılarda olabilecek dinamik etkilerin incelenmediği, dolayısı ile test şartlarının oluşmadığı, bu sebeple üretilecek iş tanımının, hidrolik kapıların özellikleri ve kapılara yönelik beklentilerin belirsiz kaldığı, sözleşme bulunmadığından teslim sırasında hidrolik kapıların nasıl kontrol edileceği, hangi testlerden/denemelerden geçeceği ve kapıların hangi durumlarda ret veya kabul edileceğinin belli olmadığı, başlı başına numune kapı üzerinden üretilecek iş tanımının, hidrolik kapıların özellikleri ve kapılara yönelik beklentiler belirli olmadığından karşılıklı irade uyumunun oluşmadığı kanaatine varıldığı, taraflar arasında davacının iddia ettiği şekilde bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla davacı nezdinde zararın doğmadığına kanaat getirildiği, karşı davanın konusunun ise sözleşmeden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi sebebi ile dava dışı 3. kişiye yaptırılan montaj iş bedelinin tahsili ve cezai şart talebine ilişkin olduğu, karşı dava kapsamında karşı davalı 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre; karşı davacı adına düzenlenen 10.02.2022 tarihli MDS2022000000006 nolu 1.966.625,41TL (144.951,20 USD) tutarlı faturayı karşı davacının borcuna kaydettiği, karşı davacının 01.04.2022 tarihli 8863676 çek nolu 132.667,20 USD tutarlı çeki ile 22.04.2022 tarihli 8863737 çek nolu 12.284,00 USD tutarlı çeki hesabın alacağına kaydettiği ve fatura borcunun kapandığı, sözleşmenin 4.2. maddesinde teslimat şekli ve teslim noktasının düzenlendiği, maddeye göre “İş bu sözleşmeye konu ürünler, ... ve Tedarikçi arasında akdedilen iş bu sözleşme ve eklerinde yer alan esaslar doğrultusunda tedarikçi tarafından montajlı ve nakliye dahil ...'ın 21-7004, 21-7026 Projelerinin ... işveren şantiye sahasında hazır edilmesidir.” düzenlemesinin bulunduğu, ayrıca 5. “Sözleşme Bedeli” başlığındaki 5.1. maddede; sözleşme konusu işin montaj bedelinin 500,00 dolar olarak belirlendiği, 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Radyasyona Dayanıklı Kapı İmalatı ve Montajı işi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede “Davalı karşı davacı kayıtlarına göre davacı karşı davalı faturasının davalı- karşı davacı tarafından ödendiği ve borç alacak ilişkisinin kalmadığı ödenen fatura içeriğinde montaj ücretinin yer almadığı, üretilen ve teslim edilerek bedeli tahsil edilen kapıların yer aldığı, fatura bağlamında işin teslim edildiğinin anlaşıldığı, 3. kişiye yaptırılan iş bedelinin davacı tarafından ödeneceğine yönelik sözleşme şartı bulunmadığı, nitekim montaj bedeli faturasının taraf defterlerinde kayıtlı olmadığı, yapılan ve teslim edilen iş miktarı uyumlu olduğundan ve sözleşmede teslimde ihtirazi kayıt konulmaksızın cezai şartın istenebileceğine dair hüküm bulunmadığından ve dava dilekçesinden ve aşamalardaki taraf beyanlarından fatura tarihi itibariyle işlerin teslim edilmiş olduğu anlaşıldığından ve davacı tarafın teslimden önce cezai şart isteme hakkını saklı tutmadığından bu kapsamda cezai şart hakkının da düştüğü kanaatine varılarak asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eser sözleşmesinin şekil şartına tabi olmadığı, dosyaya davalı şirket satın alma yöneticisi tarafından imzalanan Malzeme Sipariş Formu başlıklı 300050587 sipariş nolu sözleşme ibraz edilerek ispat külfetini yerine getirdiklerini, ayrıca taraflar arasında var olan sözleşmenin karşı tarafa teslim edilen numune kapı ile sabit kılındığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2017/2525 Esas, 2017/4168 Karar sayılı ilamında; "Yazılı sözleşme olmasa da sözleşmenin varlığını ortaya koyan davalının veya onun adına hareket eden kişinin imzasını taşıyan teslim belgesi, irsaliyeli fatura ile de sözleşme ilişkisinin ispatı mümkündür. Yazılı delil niteliğinde olmayan ancak kesin delil niteliğindeki ticari defterler, ikrar veya yemin delilleri ile de sözleşme ilişkisi ispatlanabilir." şeklinde karar verildiğini, davalının müvekkile verdiği iş emirleri ile de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin olduğunu hususunun sabit olduğunu, eser sözleşmesinde, iş sahibinin yükleniciye emir ve talimat verme, işi denetleme yetkisinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmaması halinde davalı şirket satın alma müdürü...’nın, ...@....com.tr adresinden müvekkile ait....com.tr adresine 08.02.2022 günü, çizim ve proje detaylarındaki talimatlarını bildirmesi ve iş talimatlarını vermiş olması, tekrar davalı şirket çalışanı ...@....com.tr adresinden yeni iş emirleri gelmesinin izaha muhtaç olduğu, ayrıca davalının taraflar aralarındaki sözleşme ilişkisini kabul ettiği kabul anlamına gelmemek kaydıyla kapılardaki ayıp nedeniyle sözleşmeden caydığını beyan ettiğini, sözleşme şekil şartı eksikliği nedeniyle kurulmamış sayılsa dahi müvekkilin uğradığı zararını, harcadığı emek ve mesailerin- maliyet ve arge çalışmalarının tazmini gerektiğini, mahkemece davalı şirketin talimatları ile hazırlanan numune kapının davalının iş yerine kurulmasını ve ... adalarındaki sert rüzgarlara -basınca dayanıklı numune kapı üretimini ve karşı tarafa teslimi göz ardı edilerek karşılıklı irade uyumunun oluşmadığı kanaatine varıldığını, davalı şirket yetkililerinin müvekkile gönderdiği maillerin içeriğinde sipariş verilen kapıların anlaştıkları özellikleri ile projede çizilen model arasındaki farkları belirten mail ile taraflar arasında kapı özellikleri konusunda irade uyuşmazlığı olduğunun sabit olduğu, ayrıca müvekkil tarafından davalının isteklerine ve ...sert rüzgarlarına dayanıklı olarak üretilen numune kapının davalının iş yerine kurulduğu, hayatın olağan akışına göre karşılıklı irade uyuşmazlığı olsaydı davalının numune kapının iş yerine kurulmasına rıza göstermeyeceğini, arada sözleşme ve geçerli bir hukuksal ilişki olmadan, yapılacak kapıların detayları ve ölçümleri verilmeden , kendi kendine aylarca ...monte edilecek kapı için çizim ve argeler yaptığının kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğunu, davalının ... adalarındaki tüm projeyi, yapılacak işin analizlerini, detaylarını müvekkiline vermiş olup müvekkilinin bu detaylara ve ... adasının iklim şartlarına uygun özel kapı ürettiğini, davalının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve sözleşmeden cayma nedenleri olarak numune kapının ayıplı olduğu iddiası ileri sürdüğünü, davalının cevap dilekçesinde kapının ayıplı olduğunu iddia etmesine rağmen mahkemece akdi ilişki kurulmadığına kanaat getirildiğini, kaldı ki sözleşme ilişkisi kabul edilmese bile Culpa In Contrahendo ilkesi gereği zararın tazmininin gerektiğini, imzalı sipariş formunun sözleşme olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, yazılı delil başlangıcı olarak bile değerlendirilemeyeceğini, temel birim fiyatların, sürenin ve üretim şartlarının hepsinin yazılı olduğunu, özel üretim kapıların teknik şartnamesinin, imalat şekli ve detayları, nın, uygulanan test ve test raporların ekli bir adet klasörün mevcut olduğunu, rapora itirazlarında bu husus belirtilmiş olmasına rağmen incelenmediğini, sipariş formunun sözleşmenin tüm temel unsurlarını içerdiğini, davalının ayıp iddiasının sözleşmenin kurulduğunu ispatladığını, karşı taraf açıkça numuneyi kabul ettiğini ve iade bile etmediğini, numune kapının , ...sert rüzgarlarına dayanıklılık testlerinin bile yapıldığını, bilirkişi ek raporunda ; numune endüstriyel kapıya özelleştirilmiş bir mühendislik analizi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği, ekli klasörde taraflar arasında whatsapp ve mail üzerinden yapılan yazışmalarda , mühendislik analizleri ve test raporlarına kadar çizim ve talimatların yer aldığını, ayrıca kapının çizim ve detaylarının da, davalı yanca sözleşme ekinde verildiğini, hiçbir imalat analizi olmadan ... adalarına giren Büyük gemilerin giriş kapılarının imalatınının, müvekkil şirketin keyfine göre, kendiliğinden yapması şeklinde bir gerekçenin kabulünün olmadığını, belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında Radyasyona Dayanıklı Kapı İmalatı ve Montajı İşlerine yönelik sözleşme imzalandığı, işin ifasına başlandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin varlığına ve işin ifasının devamına rağmen davacının haksız ve hukuka aykırı olarak işbu sözleşme konusu işleri yarıda bıraktığını, davacı tarafından, sözleşme kapsamında belirlenen iş programına uygun ifada bulunulmadığını, şifahi ve yazılı uyarılara rağmen iş programındaki gecikmelerin giderilmediğini, bu nedenle müvekkilinin taahhüt ettiği projeyi zamanında teslim edememe ve buna bağlı olarak gecikme cezası ve tazminat ödeme riskiyle de karşı karşıya kaldığını, işin 3. Kişiye yaptırıldığını, bu zararlardan davacının sorumlu olması gerektiğini, taraflar arasında...Santrali projesi kapsamında kullanılmak üzere, Radyasyona Dayanıklı Kapı İmalatı ve Montajının yapılması amacıyla 08.11.2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin, davacı yana bir bütün olarak gönderilmesine rağmen davacı tarafından iş sahasına girebilmek için yalnızca ilk ve son sayfalarının imzalanarak geri gönderildiğini, ara sayfalarının imzalı hallerinin gönderilmediğini, sözleşmenin varlığının davacı tarafça inkar edildiğini, sözleşmenin ara sayfalarının imzalı hallerinin davacı yanca kötü niyetli olarak taraflarına gönderilmediğini, kaldı ki sözleşmenin ilk ve son sayfalarının imzalı olmasının da sözleşmenin geçerliliği konusunda yeterli nitelikte olacağını, iş kapsamında davacı tarafından düzenlenen faturanın karşılığının ödendiğini, davacının kapıların montajını yapmadığını, yazılı ve sözlü olarak uyarılmasına rağmen sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıya en son 22.06.2022 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, sözleşmenin 16. maddesinde belirtildiği üzere; "Taraflar iş bu sözleşmeden kaynaklanacak tüm ihtilaflarda yargı, icra iflas yollarında ...’ın muhasebe ve defter kayıtlarının HMK madde 193 gereğince münhasıran kesin delil olduğu hususunda anlaşmışlardır." hükmünün bulunduğunu, davalı kayıtlarından davalının davacıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığını, ispat için bu hususun yeterli olduğunu, sözleşmenin 7.3, 7.4, 7.5. maddelerinde davacının montaj ve diğer yükümlülüklerinden bahsedildiğini, zarara uğranılması halinde bunun davacıya rücu edileceğinin hüküm altına alındığını, raporun birçok delillerini incelemediğini, eksik olarak hazırlandığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davranması ve bu nedenle sözleşme gereği işin davacı nam ve hesabına 3. kişiye yaptırılması sebebiyle oluşan bedelin davacı-karşı davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğinin açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava ve karşı dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince davacı-karşı davalıdan asıl davaya yönelik olarak alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince davalı-karşı davacıdan karşı davaya yönelik olarak alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 16/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır