Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda denetimli serbestlik tedbirine uyulması sonrası kamu davasının düşürülmesi yerine cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiği gerekçesiyle verilen kararın kanun yararına bozulması.
Özet: Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hapis ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ardından, yerel mahkeme denetimli serbestliğe uyulması üzerine kamu davasının düşmesine karar vermiş, ancak Yargıtay bu kararı, Türk Ceza Kanununun 191/7. maddesine göre sanığın tedbirlere uygun davranması halinde cezanın infaz edilmiş sayılması ve sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği, davanın düşürülemeyeceği gerekçesiyle kanun yararına bozmuştur.
10. Ceza Dairesi         2026/768 E.  ,  2026/5388 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2010/354 E., 2010/93 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR : Düşme
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/5. maddesi uyarınca "düşmesine" ilişkin ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/38535 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155275 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155275 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Sanık hakkında, 04.03.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2010 tarihli ve 2010/48448 Soruşturma, 2010/35237 Esas, 2010/23482 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
B. Yargılama sonucunda, İzmir (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 30.09.2010 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/93 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 18.10.2010 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığını bildirmesi üzerine, İzmir (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.03.2013 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/93 Karar sayılı ek kararı ile; denetimli serbestliğe uyduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nın 191/5. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiği, ek kararın kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosya kapsamına göre;
5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. maddesi uyarınca hapis cezasıyla birlikte aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında aynı Kanun'un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine
getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi,
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. İzmir (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.03.2013 tarihli ve 2010/354 Esas, 2010/93 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.04.2026 tarihinde karar verildi.