Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda verilen durma kararının, erteleme kararı itiraz bildirimi usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemi.
Özet: Kanun yararına bozma talebiyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan bir kamu davasında, asliye ceza mahkemesince verilen durma kararının hatalı olduğu ileri sürülmektedir; zira, sanığa uygulanan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz yolları ve süreleri usulüne uygun biçimde bildirilerek kesinleştiği, sanığın denetim süresinde uyuşturucu madde kullanması nedeniyle erteleme şartlarını ihlal ettiği ve bu durumda kovuşturma şartının gerçekleşmiş olduğu, dolayısıyla mahkemenin esas hakkında yargılamaya devam etmesi gerektiği belirtilmektedir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/105 E., 2025/233 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durmasınaKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının durmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin 14.04.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 02.10.2025 tarihli ve 2025/17493 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126355 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126355 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Her ne kadar Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2025 tarihli kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa erteleme kararı verilirken itiraz süresi ve usulünün CMK 263 şerhinin belirtilerek bildirilmesinin gerektiği, (tutuklu bulunan şüpheli veya sanık zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutuk evi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vermek üzere) mevcut dosyada söz konusu maddede belirtilen hususların yer almadığı, itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle erteleme kararının henüz kesinleşmediği bu haliyle denetim süresi başlamadığı ve kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de;Dosya kapsamına göre, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 058.04.2024 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda itiraz yolu ve merciinin "kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş(15) gün içinde Kütahya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine veya Cumhuriyet başsavcılığımıza dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle şüpheli tutuklu veya hükümlü ise bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek Kütahya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebileceğine " denilerek sarih bir şekilde belirtildiği, kararın 18.04.2024 tarihinde .. .. Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan şüpheliye "Kütahya Hazırlık Bürosunun 17.04.2024 gün ve 2024/2806 sayılı yazıları Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35 inci maddesine uygun olarak okunup anlatılmak suretiyle tebliğ/tebellüğ edilmiştir." ibaresiyle ıslak imzasına tebliğ edildiği, bu tebliğ-tebellüğ belgesinde de şüphelinin ve tebliğ eden infaz koruma görevlisinin ıslak imzaları bulunduğu, dolayısıyla kararı tebliğ alan şahsın karara karşı itiraz hakkı bulunduğunu da tebliğ aldığı karar içeriğinden okuyabileceği gibi kararın şüpheliye okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği, bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirildiği ve açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleştiği cihetle; yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 20.02.2024 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2024 tarihli ve 2024/2806 Soruşturma, 2024/355 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, kararın şüpheliye 18.04.2024 tarihinde .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlüden alınan tahlil sonucunda sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2025 tarihli ve 2024/2806 Soruşturma, 2025/801 Esas, 2025/534 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,C. Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25.03.2025 tarihli ve 2025/105 Esas, 2025/233 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının "kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa erteleme kararı verilirken itiraz süresi ve usulünün CMK 263 şerhinin belirtilerek bildirilmesinin gerektiği, (tutuklu bulunan şüpheli veya sanık zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutuk evi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vermek üzere) mevcut dosyada söz konusu maddede belirtilen hususların yer almadığı, itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve mercinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve bu nedenle erteleme kararının henüz kesinleşmediği bu haliyle denetim süresi başlamadığı ve kovuşturma şartının oluşmadığı gerekçesiyle" gerekçesi ile durmasına karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.D. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı CMK'nın 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında,Dosya kapsamına göre, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.04.2024 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararda itiraz yolu ve merciinin "kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş(15) gün içinde Kütahya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine veya Cumhuriyet başsavcılığımıza dilekçe vermek veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle şüpheli tutuklu veya hükümlü ise bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek Kütahya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebileceğine" şerhi ile açık bir şekilde belirtildiği, kararın 18.04.2024 tarihinde .. .. Tipi .. Ceza İnfaz Kurumunda bulunan şüpheliye "Kütahya Hazırlık Bürosunun 17.04.2024 gün ve 2024/2806 sayılı yazıları Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35 inci maddesine uygun olarak okunup anlatılmak suretiyle tebliğ/tebellüğ edilmiştir." ibaresiyle ıslak imzasına bizzat tebliğ edildiği, bu tebliğ-tebellüğ belgesinde de şüphelinin ve tebliğ eden infaz koruma görevlisinin ıslak imzaları bulunduğu, dolayısıyla kararı tebliğ alan şahsın karara karşı itiraz hakkı bulunduğunu da tebliğ aldığı karar içeriğinden okuyabileceği gibi kararın şüpheliye okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edildiği, bu haliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştirildiği ve açılan kamu davasında kovuşturma şartının gerçekleşti gözetilerek yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde durma kararı verilmesi,Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Kütahya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2025 tarihli ve 2025/105 Esas, 2025/233 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.