Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, tanınmış marka sahibi davacının, benzerlik ve kötü niyet iddiasıyla YİDKnın itiraz reddi kararının iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrak, kurye ve online yemek siparişi sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin, kendi tanınmış "..." markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve kötü niyetli olduğunu ileri sürdüğü "... Gebze Ticaret ve İş Geliştirme Platformu" ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın YIDK tarafından reddedilmesi kararına karşı açtığı iptal davasını ele almaktadır. Davacı, markasının geniş tanınmışlığını ve davalı derneğin markasıyla karıştırılma potansiyelini vurgularken, davalılar markalar arasında benzerlik veya karıştırılma ihtimali olmadığını, tanınmışlık iddiasının dayanaksız olduğunu ve kendi başvurusunda kötü niyet bulunmadığını savunmuştur. Mahkeme, uyuşmazlığı benzerlik, tanınmışlık ve kötü niyet iddiaları çerçevesinde incelemektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/503 Esas - 2025/426

T.C.
ANKARA
2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
Esas No : 2024/503
Karar No : 2025/426
....
Dava : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali
Dava Tarihi : 02/12/2024
Karar Tarihi : 16/10/2025
Gerekçeli Kararın
Yazıldığı Tarih : 16/10/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka İle İlgili .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkili şirketin kurye aracılığıyla perakende ürün satışı gerçekleştiren bir teknoloji platformu hizmeti sunduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markasını 2015 yılından beri aktif olarak kullandığını, müvekkilinin aynı zamanda Türkiye’nin 81 ilinde “.... markası ile online yemek siparişi hizmeti verdiğini, müvekkili markasının herkes tarafından tanınan ve bilinen bir marka olduğunu, davalı derneğin .... sayılı kararı ile reddedildiğini, .... kararının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, dava konusu marka başvurusunun müvekkiline ait “...” ve türevi markalar ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı derneğe ait markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markada yer alan “gebze ticaret ve iş geliştirme platformu” ibaresinin neredeyse okunamayacak derecede küçük yazıldığını ve dikkat çekici olmadığını, davalının ticaret ünvanına işaret eder nitelikte olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markası ile sınıfsal olarak aynı/benzer olduğunu, davalı markasının müvekkiline ait seri marka algısı yarattığını, markaların karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkili markasının SMK 6/5 maddesi kapsamında tanınmış marka olduğunu, davalı derneğin marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davanın süresinde açıldığını ifade ederek, .... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ....vekili cevaplarında özetle; dava konusu marka başvurusu ile itiraza gerekçe gösterilen markalar arasında tescil edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların tüketici zihninde bir ilişkilendirmeye yol açmasının mümkün olmadığını, davacının SMK 6/5 maddesi kapsamındaki tanınmışlık itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kötü niyet iddiasını ispatlayacak delil sunulmadığını,.... kararı ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı dernek vekili cevaplarında özetle; davacının davasını zamanaşımı süresinden sonra açtığını, müvekkilinin marka başvurusu içinde “...” ibaresinin geçmediğini, müvekkili markasının kendine has logo ve yazı karakteri ile oluşturulduğunu, markanın sadece “...” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, davacı markaları ile benzerlik içermediğini, dava konusu markanın davacının seri markası olarak algılanmayacağını, müvekkilinin bir ticari işletme olmadığını, .... statüsünde bir dernek olduğunu, ortalama tüketicilerin markayı karıştırma ihtimali bulunmadığını, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlık iddiasının haksız olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunda kötü niyetli olmadığını ifade ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açılmasını müteakip yargılamaya katılımı olan tarafların dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Dosya uyuşmazlık konuları hakkında rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor tanzim ettirilmiştir.
Davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, başvuru markası ve mal/hizmetler ile itiraza mesnet markalar ve mal/hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı, karıştırılma ihtimalinin olup olmadığı,.... kararının yerinde olup olmadığı, davacının tanınmışlık, kötü niyet itirazlarının yerinde olup olmadığı, davalının zamanaşımı ve yetki itirazlarının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Celp olunan tescil dosyaları kapsamından davalının .... sayılı "... gebze ticaret ve iş geliştirme platformu" ibareli marka başvuru sahibi olduğu beyan, tevsik ve müşahede olunmaktadır.
Dava konusu davalının .......sayılı markalarına ve “benzerlik/karıştırılma ihtimali”, “tanınmışlık” ve “kötü niyet” gerekçelerine dayanılarak itirazda bulunduğu, davacı şirketin yayıma itirazı ..... sayılı kararı ile itirazın reddine nihai olarak karar verildiği ve bunun üzerine işbu davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava konusu marka başvurusu, 09 / 35 / 36 / 38 / 41 / 42. Sınıf hizmetlerde tescil edilmiştir.
Davacıya ait markalar kapsamında hali hazırda 09 / 35 / 36 / 38 / 41 / 42. Sınıf mal ve hizmetler bulunmakta olup, netice olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler bakımından, taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır.
Dava konusu marka başvurusu, “... gebze ticaret ve iş geliştirme platformu” ibaresinden oluşmaktadır. Başvuru kapsamında “....” ibaresi üst satırda ve ön planda yer almakta, “gebze ticaret ve iş geliştirme platformu” ibaresi ise alt satırda, daha küçük punto ile yazılmıştır. “...” ibaresi, anlamlı bir ibare olmamakla birlikte, “gebze ticaret ve iş geliştirme platformu” ifadesindeki kelimelerin baş harflerinden oluşturulduğu anlaşılmıştır. “...” ibaresi, yazı puntosu itibarıyla markada ön plana çıkarılan unsurdur. “gebze ticaret ve iş geliştirme platformu” ibaresi ise tanımlayıcı nitelikte ifadelerden oluşmaktadır. Dava konusu markanın tamamı, beyaz arka plan üzerine, mavi renk ile yazılmış, “G” harfinin üzerinde bir yıldız şekli kullanılmış ve “G” harfinin orta çizgisi, yıldız şekline kadar uzatılmıştır.
Davacı şirkete ait markalar ise, ortak olarak “...” ibaresini içermekte ve genel olarak morsarı-beyaz renklerden oluşmaktadır. Davacının sadece iki adet markası, “dakikalık araç getiraraç” ve “Gidesin yoksa ...’in var” ibarelerinden oluşan kelime markalarıdır. Davacı şirkete ait markalarda “...” ibaresinden sonra, “yemek, avm, food, esnaf, bakkal, market, büyük, gani, su, more, bi mutluluk, water, müdavim, hızı, account, hesap, locals” gibi ikinci bir kelime unsuru veya “S, L, XL, XXL” gibi ölçü olarak da kullanılan harfler yer almaktadır. Davacı şirketin şekil unsuru içeren markalarında ise, çatal-bıçak şekli ya da yıldız şekli kullanılmıştır.
Davacı şirket markalarında, mor renkli kare bir arka plan kullanılmış, “...” ibaresi sarı renk ile yazılmıştır. Bununla birlikte, markalarda yer alan tali nitelikteki ikinci kelime unsurları ise beyaz renk ile yazılmıştır. Davacı şirket markalarında yer alan “yemek, avm, food, esnaf, bakkal, market, büyük, gani, su, more, bi mutluluk, water, müdavim, hızı, account, hesap, locals” kelimeleri, tali nitelikte unsurlar olup, davacı şirket markalarının esas unsuru “...” ibaresidir. “...” kelimesi orijinal bir ibare olmayıp, “GETİRMEK” fiilinin emir niteliği taşıyan halidir ve “gelmesini sağlamak” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir ürün bakımından değerlendirildiğinde, ürünün tüketiciye ulaştırılması anlamına gelmektedir. “...” kelimesinin, ayrım gözetilmeksizin her emtia grubu bakımından, ayırt edici niteliği düşük olarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, davacı markaları renk kompozisyonu ile birlikte, tanınmış marka niteliği kazanmış, kullanım yolu ile ayırt edici niteliği yükselmiş bir markadır.
Taraf markaları görsel açıdan değerlendirildiğinde, davacı markalarının esas unsuru “...” ibaresi iken, dava konusu markanın esas unsuru “...” ibaresidir. “...” ve “...” ibareleri, ilk dört harfi itibarıyla birebir örtüşmekte olup, bu benzerlik markaların başında yer almaktadır. Markaların başında yaratılan bu benzerlik, Türkçe’nin soldan sağa okunan bir dil olması nedeniyle, tüketici nezdinde ilk dikkati çeken unsurdur. Her iki ibare arasındaki tek farklılık, son harflerden kaynaklanmakta olup, “R” ve “P” harfleri arasında, özellikle büyük harfler ile yazıldığında görsel açıdan belirgin bir farklılık bulunmakla birlikte, bu farklılığın markaların ilk dört harfinde ortaya çıkan güçlü benzerliği bertaraf etmeye yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.
İşitsel açıdan değerlendirildiğinde, “...” ve “...” ibareleri aynı sesle başlayan ve ilk dört harfte tamamen örtüşen kelimelerdir. Her iki ibare de “....” ses grubuyla telaffuz edilmeye başlamakta olup, bu kısım tüketici nezdinde işitsel algının en baskın bölümünü oluşturmaktadır. İbareler arasındaki farklılık, yalnızca son hecede yer alan “R” ve “P” seslerinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar “R” ve “P” harfleri telaffuz bakımından farklı sesler olsa da, markaların ilk iki hecesinde ortaya çıkan benzerlik, tüketici tarafından işitsel algıda daha güçlü bir etki yaratmaktadır. Bu nedenle, ibareler arasındaki işitsel benzerliğin bulunduğu, son ses farklılığının bu benzerliği ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı; dava konusu markada yer alan “...” ibaresinin anlamlı bir kelime olmaması nedeniyle, markalar arasında anlamsal bir benzerlik bulunmadığı anlaşılmış olup, netice itibariyle de, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır.
Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar.
Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır.
Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin değerlendirmesinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır.
Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu 09, 36, 38, 41 ve 42. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler; finansal hizmetler, telekomünikasyon, eğitim-öğretim ile bilimsel ve teknolojik hizmetleri kapsamakta olup, bu mal ve hizmetler, genel olarak tüketicinin gündelik rutininin ihtiyaçlarını karşılamayan, sık sık satın alınan mal ve hizmetlerden olmayıp görece daha profesyonel kişilere hitap ettiğinden, ortalama düzeydeki tüketicinin bilinç/dikkat/bilgi ve özen seviyesinin ortalamanın üstünde olduğu değerlendirilmiştir. 35. sınıfın 01, 02, 03 ve 04. alt gruplarındaki hizmetler, tüketicinin gündelik ihtiyaçlarını karşılamayan, sık sık satın alınan emtialardan olmayıp görece daha profesyonel kişilere hitap ettiğinden, ortalama düzeydeki tüketicinin bilinç/dikkat/bilgi ve özen seviyesinin daha yüksek olduğu kanaatine varılmıştır. 35. Sınıfta yer alan perakende satış hizmetleri (35.05) bakımından tüketicinin bilinç düzeyinin ne olduğu konusunda kesin bir sonuca varmak mümkün değildir. Öyle ki, ilgili tüketicilerin hemen her kesimden tüketiciler olarak değerlendirilebileceği, zira anılan sınıfta markanın kapsamının esasen sınırlandırılmadığı ve çeşitli sektörlere yönelik malların satışına ilişkin satış hizmetlerini kapsaması nedeniyle, hitap ettiği tüketici kesimi çeşitlendiğinden ve satış hizmetlerinin kapsamına çok çeşitli emtia girdiğinden bu hizmetler açısından bir genellemenin yapılamayacağı değerlendirilmiştir. Çünkü örneğin; kameralar, fotoğraf makineleri, bilgisayarlar gibi ürünlerin satış hizmetlerinin tüketici kitlesinin bilinç düzeyi yüksek iken; süs eşyaları, çorap, eşarp, havlu gibi ürünlerin tüketicisinin bilinç düzeyi nispeten daha düşüktür. Dolayısıyla böyle geniş kapsama haiz mallarla ilgili mağazacılık hizmeti bakımından ilgili tüketici kitlesi/toplum kesimi açısından hem sıradan orta seviyedeki tüketicilerin hem de dikkat seviyesi görece daha yüksek olan bilinçli tüketicilerin dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir.
Neticede; dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davacı markalarında hali hazırda yer aldığı, dolayısıyla dava konusunu oluşturan mal ve hizmetler bakımından mal/hizmet benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresi, davacı markalarının ise “...” ibaresi olduğu, bu ibareler arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, zira markaların ilk dört harf bakımından ayniyet taşıdığı, gerek davacı markalarında gerekse dava konusu markada yer alan diğer kelime unsurlarının tanımlayıcı ibareler olup, ayırt ediciliğe katkı sağlamadığı, dava konusu emtia bakımından ilgili tüketici kitlesinin bilgi ve dikkat düzeyi ortalama olarak değerlendirilse dahi, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür mal ve hizmet üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı; dolayısıyla, taraf markaları arasında karıştırılma ve iltibas ihtimali şartlarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Davacı Markasının Tanınmış Olup Olmadığı, Davalının Başvuruya Konu Markasının Davacının Tanınmış Markasından Haksız Yararlanma Sağlayıp Sağlamadığı, Davacı Markasının İtibarına Zarar Verip Veremeyeceği, Ayırt Ediciliğini Zedeleyip Zedelemeyeceği Hususları Bakımından Değerlendirme:
6769 sayılı SMK 6/5 maddesi; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu madde kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve maddede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir. “Tanınmış marka” kavramı Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım” olarak tarif edilmiştir....., 1999 yılında "....Ortak Tavsiye Kararı" adı altında bazı ölçütler getirmiştir. Bu suretle bir markanın tanınmışlığında kendisinden yararlanılabilecek bazı kriterler oluşturulmuştur. Bağlayıcılığı olmamakla birlikte uygulamada da kabul gören bu kriterler şunlardır; Toplumun ilgili kesiminde markanın tanınma derecesi, Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, Marka promosyonlarının hedef aldığı coğrafi alan, promosyon süresi ve yoğunluğu, Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, Markanın resmi makamlarca tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, Markanın ekonomik değeri. Bu kıstaslardan birisinin, birkaçının veya tamamının varlığı tanınmışlığı gösterebilecektir. Yukarıda yapılan açıklamalardan çıkan sonuç; bir hizmet ya da ticaret markasının tanınmışlığından söz edilebilmesi için; toplumun ilgili sektöründe tanınmış olması, başka bir anlatımla o marka telaffuz edildiğinde ilgili sektördekilerin hiç düşünmeden refleks halinde hatırlamaları gerektiğidir. 6769 sayılı SMK madde 6/5 hükmüne göre, toplumda belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaşan önceki bir tarihte tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markadan, Tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarara sağlayabilecek, Markanın itibarına zarar verebilecek, Markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabilecek durumda olan sonraki başvuru, farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olsa bile reddedilecektir. Yukarıda da belirtildiği üzere, tanınmış markalar sadece tescil kapsamındaki aynı tür mal ve hizmetler yönünden değil, ayrıca farklı türden mal ve hizmetler yönünden de sahibine koruma sağlar. Tanınmış markalara sağlanan koruma önlemleri sayesinde, sonraki markanın tescili yoluyla marka sahibinin, tanınmış markanın itibarına ve ayırt edicilik düzeyine zarar verme, bu markadan imaj transfer etme ve böylelikle haksız yarar sağlama çabalarının önüne geçilmek istenmiştir. Böylece, önceki ve tanınmış nitelikteki markanın ayırt edicilik karakterine ve tanınmışlığına zarar verebilecek, tüketicinin daha önce tanınmış markayı gördüğünde, refleks halinde tek bir işletmeyi algısında canlandıracakken, yeni durum nedeniyle eskiden olduğu gibi kişilerin aklına sadece tek bir ticari işletme gelmeyecektir. Bunun sonucunda ise, büyük emek, çaba, zaman ve masrafla tanınmış hale getirilen markanın ayırt edicilik gücü zaafa uğratılmış olabilecektir.
Davacı taraf, itiraz aşamasında dosyaya 1215 sayfadan oluşan belge sunmuş olup, bu belgeler arasında marka sunumu, 2019 tarihli medya raporu (yazılı basında yer alan haberler, röportajlar, internet haberleri), davacının Londra, Amsterdam, Berlin, Şikago, New York ve Boston’da hizmet vermeye başlamasına ilişkin yayımlanan haberler, ‘‘...” markasına ilişkin olarak ulusal ve uluslararası platformlarda yayımlanan yatırım, ortaklık ve devir haberleri, https://www.....com/ ibareli internet sitesine ait ekran görüntüleri, T..... kararları, ulusal kanallarda ve sosyal medya platformlarında yapılan reklamlara ilişkin görseller, tanıtım çalışmaları kapsamında birlikte çalışılan firmaların listesi, davacı markalarının reklamlarına ilişkin Youtube linkleri, davacı markalarına ilişkin reklamların tv kanallarında yayımlanmasına ilişkin davacı adına düzenlenen faturalar, davacı markaları ile ilgili hazırlanan bağımsız araştırma raporları, bilirkişi raporları ve gerekçeli kararlar yer almaktadır.
Somut uyuşmazlık bakımından sunulan belgelere bakıldığında, davacı yana ait “...” ibareli markanın “online sipariş usulü ile sağlanan perakende satış hizmetleri” bakımından tanınmış marka olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait tanınmış marka olan “...” ibaresinin benzer olduğu kanaatine varılmıştır.
Neticede; “...” ibareli markanın tanınmış marka olduğu yönünde kanaat oluştuğu, yukarıda da ifade edildiği üzere, dava konusu marka ile davacıya ait “...” ibareli davacı markasının benzer olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacıya ait markanın tanınmış olduğu sektörün ayniyet taşıdığı, bu nedenle, bu hizmetler bakımından davalıya ait markanın, davacıya ait “..." ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının Kötü Niyet İddiaları Bakımından Değerlendirme:
Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edebilecek olgu ve olayların varlığı, kötü niyetli marka başvurusunun kabulü için yeterli sayılmaktadır. Buna karşılık başvuru sahibinin, hakkını kötüye kullanma niyeti taşıması veya başkalarını engelleme amacına sahip olması gibi sübjektif durumlar kural olarak tespit edilmeye çalışılmamalıdır. Zaten kişinin içsel durumunu ifade eden sübjektif unsurlara doğrudan ulaşmak veya nüfuz etmek mümkün de değildir. Ancak, somut olayda başvuru sahibinin içsel durumunu ifade eden, kast, niyet gibi hususların anlaşılabileceği veya ortaya çıkarılabileceğine dair ciddi belirtilerin varlığı halinde, bunlar araştırılarak, kötü niyetli tescilin varlığı sonucuna ulaşmada yardımcı unsur olarak kullanılabilir. Bu değerlendirmede, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığının bilinmesi halinde marka tescil başvurusunda bulunulması, markanın köken gösterme amacı dışında bir amaçla tescil edilmesi, örneğin esasen kullanılması planlanmayan bir markanın sırf bir başka işletmenin piyasaya girmesinin engellenmesi amacıyla tescil ettirilmesi ya da tescil başvurusunda bulunanın rakipleri ile haksız rekabete girişme amacı gibi kriterler dikkate alınabilir. Marka tescil başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı hususunun belirlenmesinde genel geçer kriterler bulunmamakta, konunun her somut olay bazında değerlendirilmesi gerekmektedir. Doktrine ve yerleşik içtihatlara göre; kötü niyetli tescilden söz edilebilmesi için başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanmayıp, yedekleme, marka ticareti yapmak amacına yönelik bir davranışta bulunmak kötü niyet göstergesi kabul edilebilir. Buna göre, davalının marka tescil başvurusunda bulunması eyleminin salt bu nedenle kötü niyetli bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği,
Davacı tarafın, davalı marka başvurusunun kendi markasının itibarından yararlanmak üzere kötü niyetli olarak yapıldığını iddia ettiği, içtihatlardan da anlaşıldığı üzere, kötü niyetin her somut olayda net olarak ortaya konması gerektiği, davalının kötü niyetinin ispatı külfetinin davacıya ait olduğu; dosya kapsamında davalının, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlı tescil başvurusunda bulunduğunu gösterir her hangi bir belge bulunmadığından bahisle davalının kötü niyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Neticede, bilirkişi raporu, toplanan delillerden ve tüm dosya kapsamından;
Dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davacıya ait markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür olduğu, davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, dava konusu tüm mal ve hizmetler bakımından markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu, dava konusu marka ile davacıya ait tanınmış markanın benzer olduğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan “35. Sınıf: alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul ambalaj, nakliye ve depolama amaçlı variller, fıçılar, bidonlar, hazneler (depolar), kutular, ambalaj kapları, nakliye amaçlı konteynerler, sandıklar, taşıma paletleri, bunlarla birlikte kullanılan kapaklar. Tahta, mantar, kamış, bambu, hasır, boynuz, kemik, fildişi, balina kemiği, istiridye kabuğu, kehribar, sedef, lületaşı, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları: biblolar, duvara asılan süsler, heykeller ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Halılar, kilimler, yolluklar. Seccadeler. Muşambalar, yapay çimen, döşemelik mantarlı muşamba (linolyum). Spor amaçlı minderler. Tekstilden olmayan duvar kaplamaları, duvar kağıtları. Oyunlar ve oyuncaklar. Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Bu sınıfa dahil jimnastik ve spor aletleri; olta takımları, yapay balık yemleri, avcılık ve balıkçılık için tuzaklar. Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti bakımından, davalıya ait markanın davacı markasının tanınmışlığı gerekçesi ile haksız yarar sağlaması, davacı markasının itibarına zarar verilmesi veya davacı markasının ayırt edici karakterinin zedelenmesi risklerinin bulunduğu, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı, .... kararının yerinde olmadığı ve iptali koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :
Davanın Kabulüne,
....sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubuyla, eksik kalan 187,80.-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 13.521‬‬,0‬0.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Davalıların yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.16/10/2025
Kâtip Hâkim....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ
İlk Masraf : 916,00.-TL
Bilirkişi Ücreti : 12.000,00.-TL
P.M. : 605‬‬,00.-TL
TOPLAM : 13.521‬‬,00.-TL