İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, butik otelde kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla açılan menfi tespit ve itirazın iptali davalarını inceleyerek ilk derece mahkemesi kararını değerlendirdi.
Özet: Bir otel işletmecisi, elektrik şirketi tarafından usulsüzce düzenlendiğini iddia ettiği, usul ve yasalara aykırı tutanaklara dayalı, yüksek meblağlı iki adet kaçak elektrik faturası nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için dava açmış, aynı konuda elektrik şirketinin başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davası ise birleştirilmiştir; otel, kaçak elektrik kullanmadığını, fatura meblağlarının tesisatın fiziksel kullanım kapasitesini aştığını ve şirketin zorlamasıyla ödeme yaptığını savunurken, ilk derece mahkemesi otelin dava konusu faturaların 284.432,12 TLlik kısmı için borçlu olmadığına hükmederek menfi tespit davasını kısmen kabul etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/1053
KARAR NO:2026/2370
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/11/2025
NUMARASI:2024/194 E - 2025/821 K
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
Birleşen İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/296 Esas sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:17/09/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... adresinde bulunan ... sözleşme hesap ve ... tekil kod/tesisat no.lu elektrik sayacının abonesi olduğunu, müvekkili şirket iş bu iş yerinde toplam alanı 100 m2 olan bir butik otel işlettiğini, dava konusu faturalar iş yerinin bodrum katı için direk hat bağlamak sureti ile kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı iddiası ile müvekkili aleyhine tahakkuk ettirildiğini, dava konusu faturaların tahakkuk ettirildiği bodrum katında elektrik enerjisi ile çalışan cihazlar olarak dört adet ev tipi çamaşır makinası, bir adet ev tipi ütü, bir adet elektrikli çaydanlık ve bir adet fön makinası olduğunu, müvekkili kendisine ... tarafından tahakkuk ettirilen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, müvekkilinin iş yerine gelen davalı şirket çalışanları müvekkili aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak / Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlediğini, dava konusu faturaların ,davalı şirket tarafından tahakkuk ettirildiğini, müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan görüşmelerde müvekkiline tutanak sureti verilmediğini, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, müvekkilinin elektrik enerjisi kesilmesi baskısı altında davalı şirkete 100.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, ,kaçak elektrik faturalarındaki meblağ kadar kaçak elektrik enerjisi kullanımı fiziken mümkün olmadığını belirterek müvekkilinin abonesi olduğu ... Sözleşme Hesap No.lu ve ... Tekil Kod/ Tesaisat No.lu elektrik sayacına müvekkil aleyhine ,davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen 11.03.2024 son ödeme tarihli 160.416,59 TL bedelli ve 11.03.2024 son ödeme tarihli 264.393,40 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı,müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu ...ŞTİ.hakkında kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan 27/02/2024 tarihli ve ... seri numaralı tutanaktan kaynaklanan 11.03.2024 son ödeme tarihli 160.416,59 TL. ve 11.03.2024 son ödeme tarihli ve 264.393,40 TL.' lik elektrik faturaları borcu bulunduğunu, borçlu- davacının haksız ve mesnetsiz olarak dava açtığını, borçlu davacının tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden reddini, borçlu-davacı hakkında tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL 16.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2024/296 ESAS SAYILI DOSYASINDA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kaçak elektrik kullanımına dayanak olarak ... Seri Numaralı 27/02/2024 Tarihli Kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının ve bu tutanağa bağlı olarak 11/03/2024 son ödeme tarihli 264.393,40 TL bedelli ve 11/03/2024 son ödeme tarihli 160.416,59 TL bedelli faturaların düzenlendiğini, davalının borcunu ödememesi sebebi ile İstanbul 28 İcra Dairesi ... sayılı takip dosyası açıldığını, davalının itirazı sonrası işbu davanın açıldığını beyanla; ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile itirazın iptalini ve takibin devamını, % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik sayacı aboneliği bulunduğunu ve diğer müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, müvekkilinin kendisine tahakkuk ettirilen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, davacı şirket çalışanlarının müvekkili aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlemiş olduklarını, müvekkilleri tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmamış olduğunu,dava konusu faturaların son ödeme tarihi gelmediği halde , müvekkilinin elektrik enerjisinin davacı şirket tarafından kesilmiş olduğunu, diğer davalı müvekkili... aleyhine davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilmiş bir faturanın olmadığını, menfi tespit istemli davanın İstanbul 21. ATM nin 2024/194 esas sayılı dosyasında derdest olduğunu beyanla; her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme,
"A-Esas dava yönünden;
-Davanın KISMEN KABULÜNE;dava konusu edilen faturalar sebebiyle davacının davalıya 284.432,12TL yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B-Birleşen İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/296 esas sayılı dosyası yönünden;
1-Dava tarihinden yapılan ödemeler icra dairesince dikkate alınmak ve mükerrer tahsilat yapılmamak suretiyle Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İstanbul 28.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında yürütülmekte olan takibe yapılan İTİRAZIN 40.377,87TL asıl alacak, 612,40TL gecikme faizi, 122,68TL gecikme faizi Kdv'si olmak üzere toplamda 41.112,75TL yönünden İPTALİ ile TAKİBİN bu tutar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin Reddine,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE" karar vermiştir.Kararı asıl ve birleşen dava yönünden taraf vekilleri istinaf etmiştir.Asıl dosya davacısı -birleşen dosya davalıları vekili istinaf dilekçesinde,bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, daha sonra alınan ek rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini,birleşen davada davalı...'ın şirket ortağı olduğunu,sundukları delillerinin değerlendirilmediğini, asıl davada davacı- birleşen davada davalı olan müvekkili şirket ... ŞTİ . yönünden, İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/194 Esas 2025/81 Karar sayılı 25.11.2025 tarihli usul ve yasalara aykırı olarak verilen asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine dair kararının kaldırılarak, asıl davanın tümden kabulüne ve birleşen davanın reddine , birleşen davada davalı olan diğer müvekkili... yönünden , İstanbul 21.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/194 Esas 2025/81 Karar sayılı 25.11.2025 tarihli usul ve yasalara aykırı olarak verilen birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine dair kararının kaldırılarak , birleşen davanın reddine ve tehir-i icra talebinin kabulünü talep etmiştir.Birleşen dosya davacısı ... vekili asıl ve birleşen dava yönünden istinaf dilekçesinde; menfi tespit davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve arabuluculuk şartına uyulmadığını,icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava kaçak tahakkukuna dayalı menfi tespit,birleşen dava ise kaçak tahakkukunun tahsiline ilişkin yapılan takibe karşı itirazın iptali talebine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanunu'nun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.
Tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri incelendiğinde;30.05.2018 tarihli ''Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nde;Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri
MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle,eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE FATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE
MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.Buna göre KAÇAK ELEKTRİK ENERJİSİ TÜKETİM MİKTARININ HESAPLANMASINDA VE cFATURALANMASINDA ESAS ALINACAK SÜRE
MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez.
c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez.
ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz."şeklinde düzenleme içermektedir.Tek elektrik mühendisi bilirkişiden alınan kök ve ek rapor sonrası Prof.Dr...., Prof.Dr. ... ve Doç.Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09.09.2025 tarihli raporunda:" Davacıya ait işyerinde yapılan kontrollerde harici hat ile sayaçtan geçirilmeden elektrik kullandığı ve bu durumun kaçak elektrik tespit tutanağı ile belgelendiği, davacı tarafından tüketilen elektrik enerjisinin Yönetmelik Madde 42- (1) b) kapsamında kaçak elektrik tüketimi olduğu, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 365 gün için kaçak elektrik miktarı günlük 21 saat çalışmaya göre hesaplandığından uygun bulunmamış, yukarıda ayrıntıları verilen hesaplama sonucuna göre davalının, davacıdan kaçak elektrik bedeli olarak 40.377,87 TL talep edebileceği değerlendirilmiştir. 13.05.2024 tarihinde yapılan 20.663,00 TL ödeme ayrıca mahsup edilmesi gerekmektedir.Birleşen dava yönünden, yukarıda detayları verilen tabloda, hesaplama sonucuna göre, tüketilen kaçak elektrik ve normal ek elektrik bedeli olarak, takip tarihi itibariyle davalının (birleşen davada davacının), davacıdan (birleşen davada davalıdan) asıl alacak miktarının 40.377,87 TL, son ödeme tarihinden takip tarihine kadar gecikme zammı 612,40 TL ve gecikme zammının KDV’ si 122,48 TL ve toplamda 41.112,75 TL olduğu" belirtilmiştir.Buna göre; tüzel kişinin ve organlarının sorumluluk türünün Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.Dosya içeriğinden, birleşen davada davalı...'ın dava dışı şirketin ortağı olduğu anlaşılmakla,harici hat ile sayaçtan geçirilmeden elektrik kullanıldığı belirlendiğinden adı geçen davalının da davalı şirketle birlikte dava konusu borçtan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre asıl ve birleşen davada tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl ve birleşen davada tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Asıl davada davacı ... Otelcilik'den alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,Asıl davada davalı ...'dan alınması gereken 19.429,56 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 4.857,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.572,17 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)Birleşen davada davacı ...'dan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Birleşen davada davalılar ... Otelcilik ve...'dan alınması gereken 2.808,41 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 733,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.075,41 TL'nin bu davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenler ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/09/2026