Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, mevcut ve bilinen bir markayla iltibas ve kötüniyetli tescil iddiasıyla yapılan marka tescilinin iptali davası.
Özet: Davacı, uzun yıllardır evcil hayvan ürünleri sektöründe faaliyet gösteren ve ... ibareli markasıyla kedi kumu gibi ürünlerde yaygın bilinirlik kazanmış bir şirket olarak, davalı firmanın kendi markasına benzer ... ibareli markasını evcil hayvanlarla ilgili farklı emtialar için tescil ettirmesinin tüketicide karışıklık yaratacağını ve kötü niyetli bir davranış olduğunu ileri sürerek, davalı markasının tesciline yol açan idari kararın iptalini ve markanın sicilden terkinini talep ederken; davalı firma ise kendi markasının farklı emtiaları kapsadığını, davacının kullanım ispatının yetersiz olduğunu, davacının taleplerinin hukuki niteliği ve mahkemenin yetkisi hakkında itirazlarda bulunarak davanın reddini talep etmekte, davalı kurum ise işlemlerin yasalara uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/259 Esas - 2026/248

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/259
KARAR NO : 2026/248
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali - Sicilden Terkin
DAVA TARİHİ : 31/05/2024
KARAR TARİHİ : 03/06/2026 Yazıldığı tarih : 17/06/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Davacının 29.11.2017'de yenilenen ... sayılı "..." ibareli markasını 31. sınıfta “...” emtiası için tescil ettirdiği; davalının "..." markasının da ... hayvanları ile doğrudan bağlantılı olan 16, 18, 20, 21, 28 ve 31 sınıflarda tescil edildiği; tüketici markalar arasında bağlantı kuracağı ve karışıklık yaşayacağı için iltibasın söz konusu olduğu; Davacının 1997'den bu yana, madencilik ve evcil hayvanların ihtiyaçlarının giderilmesi, özellikle de ... üretimi faaliyetlerini sürdürdüğü, ....'da farklı ülkelere ihracat yaptığı; Türkiye'de ..., ..., ..., ... gibi zincir marketlerde satış gerçekleştirdiği ve ... hayvanlarına ilişkin fuarlara uzun yıllardır sponsorluk yaptığı ve Davacı markasının 1997'den bu yana ..., kedi cipsi, kedi maması, kuş kumu, ... tasması üretimi yaptığı ve tüm kedi sahipleri tarafından ... ürünlerinde bilinirliği olan bir marka olduğu; Davacı markasının google.com arama motoruna "..." olarak yazıldığında popüler arama olarak ilk sırada çıkan bir marka olduğu ve Davacının kullanım sonucu hak sahipliğinin de açık olduğu; Davalı Kurumun SMK 6/3 kapsamındaki itirazları, sunulan faturalar, ürün gamları, davacının ihracat kayıtları, fuar kayıtları, ürünlerini 1997'den itibaren özellikle Avrupa ülkelerinde zincir marketlerde farklı sınıflarda kullanımını dikkate almadığı; Davalının Davacının üretimini yaptığı ve/veya yapmadığı, Davacın tescil ettirmediği kedilerin kullanımına özgülenen ürünler bakımından tescil başvurusu yapmak suretiyle, Davacının bilinirliğinden istifade etmek istediği, Davalının basiretli tacir sıfatıyla hareket etmediğini, markanın kullanıldığını bilerek, markanın bilinirliğinden hareketle, tescilli olmayan sınıflar bakımından tescil başvurusunda bulunması halinde SMK 6/9 uyarınca marka başvurusunun reddini gerektiği, Davalının davacıya ait olan "..." markasını birebir şekilde aynı şekilde tescili ile, 16 / 18 / 20 / 21 / 28 / 31 sınıflardaki tescil konuları bakımından hak iddia ederek, davacı markanın bilinirliğini de kullanarak haksız rekabet ve haksız gelir elde edeceğini, Davacı markası ile aynı emtialarda tescil ettirmek istendiğinden başvuru markasının SMK 6/9 uyarınca kötüniyet nedeniyle de tümden reddedilmesi gerektiği; Davalının markayı davacının tescil ettirmediği sınıflarda tescil başvurusu yaparak kötüniyetli olduğu ve haksız kazanç elde etmek istediği” ileri sürülerek Davacının Dava ve Cevaba cevap dilekçesinde “... (...) .... (...)'nun 02.04.2024 tarihli ... E numaralı kararının İPTALİNE, ... (...) ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun İPTALİ markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: "Davalının 2013 yılında kurulduğu, geniş bir yelpazede evcil hayvan ürünlerinin üretimini ve dağıtımını yaptığı, faaliyetlerinin, yüksek kaliteli köpek ve kedi maması, et ödülleri ve 96 100 doğal fume çiğnenebilir köpek ürünlerine dayandığı, çok sayıda evcil hayvan uzmanına ve veteriner hekime tedarik ettikleri eksiksiz ve çeşitli evcil hayvan aksesuarlarının ihracatçısı ve ithalatçısı konumunda olduğu, uluslararası fuarlara ve 2022'de Türkiye'nin en büyük fuarlarından olan “...” fuarına katılım sağlandığı, davaya konu markasının bir çok ülkede başvuru aşamasında veya tescilli olduğu; Davacı tarafın, dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinin “talep” kısmında “markanın iptali” talebinde bulunulduğu; iptal talebinin, ... 'na sunulması gerektiği, Sayın Mahkeme'nin yetkisiz olduğu, “İPTAL” talebinin, hükümsüzlük talebi olarak değerlendirilmemesi gerektiği; Mahkeme'nin aksi kanaatte olması ihtimaline binaen, hükümsüzlük davası bakımından da “KULLANMAMA DEF'İ”nin ileri sürüldüğü; Davalı Şirketin marka kapsamında kalan emtianın, davacıya ait marka kapsamında yer alan “...” emtiasından tamamen farklı olduğu; "kedi kumları” genel olarak, madencilik sektörünün faaliyetleri kapsamında kalmakta iken, Davalı markası kapsamında yer alan ürünleri madencilik şirketlerinin üretmesinin beklenemeyeceği; İtiraz aşamasında, Davacının ... sayılı “...” ibareli markasını kapsamındaki ... emtiası için kullanımını ispatlamak amacıyla sadece 18.02.2019 tarihli fatura (İçeriğinde “kedi maması” emtiası yazmaktadır.) 18.06.2020 tarihli fatura (İçeriğinde “...” emtiası yazmaktadır.) 08.06.2020 tarihli fatura (İçeriğinde “...” emtiası yazmaktadır.) 10 sayfa broşür (Broşürlerde “kedi maması” emtiası görünmektedir.) delillerinin sunulduğu; “...” emtiasında kullanımına ilişkin sadece “1” adet faturanın ciddi kullanım olarak nitelendirilemeyeceği; Davacının standart bir yazı karakteri ile tescil ettirdiği markasını hem renk hem ... unsuru ile kullanarak tescilden farklılaştırdııı. ve SMK 6/3 kapsamında markasını kulllandığını ıspatlayamadığı; Davacının markasını, ciddi biçimde kullandığını dahi ispatlayamamışken, kullanımı dahi olmayan markasının tanınmış olduğunu iddia etmesinin abesle iştigal olduğu; salt markaların benzerliğinin iddia edilmesi, kötü niyet için yeterli olmadığı gibi, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığı" ileri sürülerek, davanın reddi talep edilmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;
... KARARININ İPTALİ YÖNÜNDEN; davalı firmanın ... sayılı marka başvurusu ile davacı tarafın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanım ispatı değerlendirmesinin yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre başvuru ibaresi üzerinde önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği;
MARKA BAŞVURUSUNUN İPTALİ, SİCİLDEN TERKİN talebi açısından; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği SMK 6/1 maddesinde iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, cevap dilekçesinde geçen davacıya ait ... sayılı markanın SMK 19/2 maddesi kapsamında kullanmama defi karşısında mesnet markanın kullanım ispatının yerine getirilip getirilmediği, davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyet, ve TTK hükümlerine göre haksız rekabet iddia ve itirazlarının yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının tescili halinde iptali ve sicilden terkini gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 05.04.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 31.05.2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun. ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle SMK'nın 6. maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itirazın incelendiği;
başvuru sahibinin yayına itiraz işlemlerinde itiraz gerekçesi ... sayılı "..." ibareli marka hakkında SMK 19(2) çerçevesinde kullanımın ispatı talebinde bulunduğu, söz konusu markanın "31. sınıf ..." mallarında tescilli olduğu; başvurunun yapıldığı tarihte söz konusu markaların beş yıldan uzun süredir tescilli olduğundan, anılan marka bakımından kullanım ispatı talebinin geçerli ve incelenebilir nitelikte bir talep olduğu; yayına itiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde ... tarafından ... sayılı "..." ibareli markanın "31 Sınıf: ..." mallarında kullanımının ispatlandığının tespit edildiği ve kararda kullanım ispatıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı; başvuru ile itiraz gerekçesi markanın benzer oldukları görüşüne varılmakla birlikte, başvuruda tescili istenen mallar ile itiraza gerekçe markalarda tescilli olan mal ve hizmetlerin farklı olduğu tespit edilmiş ve Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için gereken "uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsaması" koşulunun sağlamadığından karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varıldığı;
SMK'nın 6(3) maddesi kapsamında tescilsiz bir işaret üzerinde hak edilebilmesi için öncelikle tescilsiz işaretin markanın işlevine uygun biçimde kullanılması ve bu kullanımın Türkiye'de gerçekleşmesi gerektiği; tescilsiz biçimde kullanılan markaya bilinirlik, tanınmışlık kazandırılmasına gerek bulunmadığı (... HD, 22/02/2018 tarih, ... sayılı kararı), ... HD'nin 28/05/2002 tarih, ... sayılı ilamında da, tescilsiz markanın piyasada fiilen kullanılması yeterli görüldüğü, ayrıca markaya bilinirlik kazandırılmasının aranmadığı; bu bilgiler ışığında yapılan incelemeler sonucunda muteriz tarafından sunulan delillerin, "..." ibaresinin Türkiye'de tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta kullanımını ispatlamaya yetmediği tespit edildiğinden başvurunun SMK'nın 6/3 çerçevesinde reddedilmesi talebinin kabul edilmediği" ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;
Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,
Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,
İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,
Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı
hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
...+... (...) ... (...)
23.03.2026 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle ; "... sayılı markanın Davacının itiraza mesnet ... markası ile bütünsel genel izlenimde, özellikle seçilen harfler, harflerin yeri, dizilimi, tertip tarzı itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek düzeyde benzerlik taşıdığı; davacının ... sayılı “...” markasının tescilli olduğu 31. sınıf ... emtiasının, Yeminli tercümesi alınarak teyit edilebileceği üzere, Davalı markasının tesciline karar verilen mallardan sadece “21. Sınıf: ....”, yani “... tepsileri, ... kutuları için filtreler, kedi tuvaletleri için yedek/değişim filtreleri, evcil hayvanlar için otomatik tuvaletler” mallarının, Davacı markasının 31. sınıfta kapsadığı “ ...” (Kedilerin dışkısını yaptığı kum) emtiası ile evcil hayvanların dışkısının temizlenmesi/ortadan kaldırılması/ aynı ihtiyacını gideren, birbirini ikame eden, tamamlayan, aynı satış noktalarında yanyana raflarda birarada satışa sunulabilen, karakteristik özelliklerinin çoğu itibarıyla benzer mal niteliği taşıdığı, Davacının SMK 6/1 kapsamında ... karar iptal istemi bakımından; Sayın Hakimliğinizce, Davacı-Muterizin yayına itirazı kendisine 16.01.2023'de bildirilen Davalı-Başvuru Sahibi tarafından, SMK Uygulama Yönetmeliği md.28/4'de düzenlenen 1 aylık süre dolduktan sonra, 20.02.2023 tarihinde itiraza mesnet ... sayılı “...” markasının kullanımının ispatını talep etmesinin ve üstelik itiraza mesnet ... sayılı “...” markasının tescilli olduğu ... emtiası yerine, Davalı markasının tescilini talep ettiği Mallar bakımından kullanımının ispatı talep edilmesi karşısında, SMK 19/1 ve SMK Uygulama Yönetmeliği 29/1 ve 2 hükümlerine göre Davalının kullanımın ispatına ilişkin talebinin yapılmamış sayılması gerektiği kanaatine varılması halinde; başvuru markasının 21. Sınıf: ....” malları bakımından iltibas yaratabileceği; Davacının SMK 6/1 kapsamında ... karar iptal istemi bakımından; Sayın Hakimliğinizce Davalının kullanımın ispatı talebinin usulüne uygun olduğunun kabulü halinde dahi; SMK 19/2 uyarınca ... cat litter (yani ... ...)” açıklamalı 18.06.2020 tarihli faturanın ... markasının ... emtiası bakımından piyasada gözlemlenebilen fiili markasal kullanımın ispatı bakımından yeter olduğu kanaatine ulaşılması halinde, başvuru markasının 21. Sınıf: ....” malları bakımından iltibas yaratabileceği, Davacının SMK 6/1 kapsamında ... karar iptal istemi bakımından; Sayın Hakimliğinizce Davalının kullanımın ispatı talebinin süresinde yapıldığının ve fakat “... (yani ... ...)” açıklamasını da ihtiva eden 18.06.2020 tarihli faturanın ... markasının ... emtiası bakımından piyasada gözlemlenebilen fiili markasal kullanımın ispatı bakımından yeterli olmadığının kabulü halinde ise, Davacı markasının SMK 6/1 uyarınca tescil engeli olma vasfını yitireceği ve iltibas gerekçesi oluşturmayacağı ve ... Ret Kararının SMK 19/2 ve 6/1 uyarınca sonucu itibarıyla her halükarda yerinde olduğu sonucuna ulaşılabileceği; Davacının SMK 6/1 kapsamında başvuru markasının iptali ve sicilden terkini istemi bakımından; SMK 25/7 uyarınca Davacı tarafından ... sayılı “...” markasının tescilli olduğu 31. sınfı: ... emtiası bakımından 31.05.2019-31.05.2024” döneminde, sembolik olmayan/piyasada gözlemlenerek şekilde markasal kullanımının, “... ...” açıklamalı 12.11.2019, 15.04.2020, 04.08.2020, 28.08.2020, 02.12.2020, 23.12.2020, 22.06.2021, 26.06.2021, 05.07.2021, 13.10.2021, 16.03.2022, 06.09.2022, 02.02.2023, 23.11.2023, 26.12.2023, 07.03.2024 tarihli faturalarla ve 14.11.2019, 24.12.2020, 24.06.2021, 18.03.2022, 07.09.2022, 03.02.2023 ve 08.03.2024 tarihli Gümrük Beyannameleriyle ispatladığı ve başvuru markasının 21. Sınıf: ....” malları bakımından iltibas yaratabileceği;
Davacının SMK 6/3 kapsamında ... karar iptal istemi bakımından; Davacı tarafından itiraz aşamasında sunulan Davacının ... markasının bu markayı taşıyan ..., kedi ve köpek maması üretilip, piyasa sürülüp satışı suretiyle kullanımına dair 18.02.2019, 08.06.2020 ve 18.06.2020 tarihli 3 adet faturanın, tek başına, -davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 23.01.2022 tarihinden daha önce-, ... markasının, belirtilen mallar dahil hiçbir mal veya hizmet bakımından ayırt edici hale getirildiğinin ve böylece ... markasının gerçek haksahibi sıfatını kazandığını ispatlamaya yeterli olmadığı; Davacının SMK 6/3 kapsamında başvuru markasının iptali ve sicilden terkini istemi bakımından; Davacı tarafından dava aşamasında sunulan ... markalı ... emtiasının satışına ilişkin 05.06.2004, 22.11.2004, 19.10.2005, 02.08.2005, 01.03.2006, 14.06.2006, 05.12.2007, 28.11.2007, 18.08.2008, 08.04.2008, 02.11.2009, 07.12.2009, 03.03.2010, 11.02.2010, 03.05.2011, 22.09.2011, 17.11.2011, 06.01.2012, 03.10.2012, 21.01.2012, 09.08.2012, 04.12.2012, 08.11.2013, 19.04.2013, 06.09.2013, 27.12.2013, 18.04.2014, 27.08.2014, 27.10.2014, 19.11.2014, 24.11.2014, 02.12.2014, 13.01.2015, 09.02.2015, 26.02.2015, 30.09.2015, 17.02.2016, 22.08.2016, 19.09.2016, 24.11.2016, 12.12.2016, 26.09.2017, 13.09.2017, 31.10.2017, 20.12.2017, 27.03.2018, 30.07.2018, 03.10.2018 02.03.2019, 06.02.2019, 12.11.2019, 15.04.2020, 04.08.2020, 28.08.2020, 02.12.2020, 23.12.2020 tarihli faturalar ile 10.08.2012, 03.10.2012, 30.12.2013, 10.02.2015, 10.03.2015, 18.02.2016, 14.12.2016, 03.10.2017, 28.03.2018, 14.11.2019, 24.12.2020 tarihli Gümrük Beyannameleriyle, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 23.01.2022'den daha önce/05.06.2004'den itibaren, Davacı tarafından ... markalı 31 sınıf ... üretimini ve/veya en azından ... markasının 35. sınıfta ... satış ve ihracat hizmetlerinde piyasada gözlemlenebilen önceye dayalı markasal kullanımının, bu fiili kullanımla ayırtedici hale getirildiğinin ve böylece ... markasının bu mal ve hizmetler için gerçek haksahibi sıfatını kazandığının ispatladığı; bu mal ve hizmetler ile başvuru markasının tesciline karar verilen"21. Sınıf: ....” malları yüksek düzeyde benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığından iltibas yaratabileceği;
SMK 6/5 kapsamında, dosyada mevcut delillere göre, dava konu markanın başvuru tarihi itibarıyla, ... markasının ... emtiası bakımından “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış marka” olduğunun ispatlanamadığı; Sayın Hakimliğinizce aksinin benimsenmesi halinde ise; başvuru markasının tesciline karar verilen 18, 21, 28, 31. sınıflara konu malların tamamının atlar ile evde beslenen hayvanlara özgülenmiş mallardan oluşması sebebiyle, bu mallar ile ... emtiası arasında, -Yargıtay içtihatlarda SMK 6/1-karıştırılma ihtimalinden farklı olduğu vurgulanarak benimsenen-, bağlantı ya da ilişkilendirilme ihtimalinin mevcut olduğu;
SMK 6/9 kapsamında, Davacının kötüniyet ve haksız rekabet iddialarına ilişkin tarafların iddia, savunma ve tespitlerimizin yukarıda belirtildiği; "ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin ve davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının " ...+... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden bilirkişi raporunda sayfa 7-8 deki karşılaştırma tablosunda taraf markaları arasında davacının markasının kapsamındaki "..." malları ( bu mallarda kullanım ispatı da yerine getirildiği raporda ayrıca belirtildiği) ile davalının ... sayılı başvuru markasının kapsamında yer alan " 21. Sınıf: ...." malları yönünden aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı mallar olduğundan kısmen emtia benzerliği de oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıdaki mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının" ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yukarıdaki mallarda davacının " ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının " ...+... " ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında bu emtialarda işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği bu açılardan bu emtialarda SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Bu emtialar dışında kalanlarda ise emtia benzerliği/ilişkisi gerçekleşmediğinden taraf markalarında SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı;
Diğer yönden ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1- Davanın KISMEN KABULÜNE
2- Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan " 21. Sınıf: .... malları yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... 'ya müzekkere yazılmasına,
3- Diğer kısımlar yönünden davanın reddine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 304,40 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı; 16.000,00TL bilirkişi ücreti, 29.000,00 TL Tercüman masrafı, 325,00 TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 45.752,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 22.876,30 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davalı kurum vekili ile davalı firma vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 03/06/2026
Katip ....
E imza
Hakim ....
E imza