İzmir BAM 14. Hukuk Dairesi, belediye iştiraki şirket ile tedarikçi arasındaki otopark stoperi teslimatından kaynaklanan ticari itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir belediye iştirakinin, ihale ile satın aldığı ancak teslim edilmediğini iddia ettiği otopark stoperlerinin bedelinin iadesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir; davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunmasına karşın, ilk derece mahkemesi davacının asıl alacak talebini kabul edip davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmederken, işlemiş faiz talebini reddetmiş; davacı vekili ise sözleşmede teslim tarihi açıkça belirtildiğinden borçlunun temerrüde düşürülmesine gerek olmaksızın faiz işlemesi gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1303
KARAR NO : 2026/1215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/390
KARAR NO : 2026/277
DAVA TARİHİ : 28/05/2025
KARAR TARİHİ : 24/04/2026
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 15.09.2026
KARARIN YAZ. TARİH : 15.09.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2026 tarih ve 2025/390 Esas 2026/277 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Davacıların hisselerinin tamamının Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin sahibi olduğu belediye iştirak şirketi olup, sermayesi kamu tarafından sağlanan ve kamuya otopark hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkilinin 400 adet demir materyalinden otopark stoperi ihtiyacı doğduğundan ilgili konu için ihaleye çıkılmış ve davalı borçlu birim başına 1.176,80-TL KDV hariç fiyat vermek suretiyle en düşük fiyat teklifi sahibi olarak ihaleyi kazandığını, buna istinaden davalı borçlu ile müvekkil arasında 22.02.2024 tarihinde teknik şartname imzalandığını, şartnamenin 4.1 maddesi gereği ihale konusu ürünlerin sipariş onayından itibaren en geç 5 gün içinde teslim edileceğinin, 4.3 maddesine göre de fatura kesimini takiben ödemenin gerçekleştirileceğini konunda anlaşıldığını, ancak işbu dava konusu ürünler müvekkiline teslim edilmediğini, para iadesi de yapılmaması üzerinde davalı hakkında Karşıyaka 3. İcra Dairesi 2025/2687 E. Sayılı dosyası ile teslim edilmemiş ürünlerin bedelinin ödeme tarihinden sonra işlemiş yasal faizi ile birlikte iadesi için takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalarının kabulü ile Karşıyaka 3. İcra Dairesi 2025/2687 E. Sayılı dosyası ile açılan takibimizin devamına, likit olan asıl alacağımızın en az %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davalının tüm yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirtiğini, 400 adet otopark stoperinin müvekkili şirketçe teslim edilmediği iddiası gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkilinin bur borcunun bulunmadığını, belediye seçimleri sonrası değişmiş idari kadrolar sebebiyle eksik kayıt ve belgeler dikkate alınarak bu dava açılmış ise de; belediyedeki bu evrak eksikliklerinin sorumluluğu müvekkil firmaya atfedilemeyeceğini,borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; talep edilen icra inkar tazminatı da haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek açılan davanın reddini talep etmiştir .
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 24.04.2026 tarih ve 2025/390 Esas 2026/277 Karar sayılı dosyasından verilen kararı ile özetle; Davacının davalıdan talebinin asıl alacak yönünden yerinde olduğu ve alacağın likit olduğu ancak işlemiş faiz yönünden talebin yerinde olmadığı görüş ve kanaatine varılarak davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine, davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 117 açıktır. Yukarıda anlatılan dava konusu dikkate alındığında, 22.02.2024 tarihli teknik şartnamenin 4.1 maddesi gereği ihale konusu ürünlerin sipariş onayından itibaren en geç 5 gün içinde teslim edileceği, 4.3 maddesine göre de fatura kesimini takiben ödemenin gerçekleştirileceği konusunda anlaşılmıştır. Teslim tarihinin bir sözleşmede açıkça belli olması halinde borçlunun ayrıca temerrüde düşürülmesi aranmamaktadır. Zira TBK madde 117 de buna hükmetmektedir. şeklinde itiraz ederek davalı vekiline AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00-TL yasal vekalet ücretinin de ortadan kaldırılmasını" talep ve ifade ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İNCELEYEN HAKİMİN GÖRÜŞÜ:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
İlk derece mahkemesince verilen "kısmen kabul kısmen reddine" kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın, kısmen kısmen kabulüne dair verilen karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. yapılan ihale sonucunda 400 adet demir materyalinden otopark stoperi yapılması konusunda davalının ihaleyi kazandığını, ihale sonucunda teknik şartnamenin imzalandığını, davalıya ödeme yapıldığını ancak ödeme yapılmasına rağmen eserlerin (otopark stoperi) teslim edilmediği, sözleşmenin fesh edilmediği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki akdî ilişki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmesidir. Bu tür sözleşmelerde taraflardan birinin temerrüdü halinde diğeri, TBK'nın 125. Maddedeki seçimlik haklarını kullanabilmek için borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir. (TBK.123). Ancak TBK'nın 124. maddesinde sayılan nedenler söz konusu ise alacaklı, borçluya mehil vermeden de, TBK'nın 125. maddesindeki seçeneklerden birini kullanabilir. Bunlar; borçlunun hal ve davranışından süre verilmesinin etkisiz olacağının anlaşılması; temerrüt alacaklı yönünden aynen ifayı faydasız hale getirmişse; sözleşmede ifa tarihinin kesin olarak saptanması halleri olarak sayılabilir.
Borçluya verilen sürede borcun ifa edilmemesi ya da süre verilmesini gerektirmeyen hallerin varlığı halinde diğer tarafın hakları aynı Yasa'nın 125. maddesinde tanımlanmıştır.
Bunlar;
a) Aynen ifayı istemekte direnmek ve gecikme yüzünden uğranılan zararın tazminin istemek veya,
b) Sözleşmenin ifasından vazgeçerek olumlu ( müsbet ) zararını istemek veya,
c) Sözleşmeyi feshederek menfi zararını istemek olarak sayılmıştır.
Somut dosyada; davacının, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'nin sahibi olduğu belediye iştirak şirketi olup, sermayesi kamu tarafından sağlanan ve kamuya otopark hizmeti veren bir şirket olduğu, davacının 400 adet demir materyalinden otopark stoperi ihtiyacı doğduğundan ihaleye çıkılmış ve davalı borçlu birim başına 1.176,80-TL KDV hariç fiyat vermek suretiyle en düşük fiyat teklifi sahibi olarak ihaleyi kazandığı, buna istinaden davalı borçlu ile davacı arasında 22.02.2024 tarihinde teknik şartname imzalandığı, şartnamenin 4.1 maddesi gereği ihale konusu ürünlerin sipariş onayından itibaren en geç 5 gün içinde teslim edileceğinin, 4.3 maddesine göre de fatura kesimini takiben ödemenin gerçekleştirileceğini konunda anlaşıldığı, ancak işbu dava konusu ürünler davacıya teslim edilmediği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur. Kesin vadenin bulunmadığı ve öncesinde temerrüde düşüren ihtarnamenin gönderilmediği hallerde, icra takibi bulunuyorsa takip tarihinde, bulunmuyorsa dava tarihinde temerrüt gerçekleşir (Yargıtay İBHGK 11.12.1957 tarihli ve E.1957/17, K. 1957/29). Taraflar arasında kararlaştırılan kesin vade bulunmadığı ve takipten önce alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak takip öncesi faiz alacağı talebinin reddine karar verilmesi usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2026 tarih ve 2025/390 Esas 2026/277 Karar sayılı kararının, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden, alınması gereken 732 TL istinaf maktu karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı vekili tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere 15.09.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.