Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, depremde zayi olan boş çek yapraklarının iptali talebini, çek vasfı taşımadıkları gerekçesiyle reddetti.
Özet: Depremde vefat eden mali müşavirin yıkılan evinde şirket evraklarıyla birlikte kaybolan doldurulmamış çek yapraklarının iptali ve ödeme yasağı konulması talebiyle açılan davada, mahkeme, Türk Ticaret Kanununda belirtilen zorunlu unsurları içermeyen bu evrakların henüz "çek" vasfını kazanmadığı ve bu nedenle kıymetli evrak iptali davasına konu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINATÜRK MİLLETİ ADINA
TÜRK MİLLETİ ADINRK MİLLETtİ ADINATÜRK MİLETİ ADINATÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/508 EsasKARAR NO : 2023/423HAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVALI : HASIMSIZ DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))DAVA TARİHİ : 11/09/2023KARAR TARİHİ : 13/09/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ : ...Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mali müşavirinin 06/02/2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremde ikamet etmekte olduğu binanın yıkılması sonucunda, Adana ilinde vefat ettiğini, müvekkili şirkete ait bütün evrakların müteveffanın evinde bulunan arşivde olduğunu ve evin yıkıldığını, şirkete ait çek defterinin işbu belgeler arasında olduğunu, deprem neticesinde işbu çeklerin zayi olduğunu, ... Bankası ... Şubesinin ... seri numaralı, 27/08/2020 basım tarihli, keşide yeri Adana olan, bedelsiz çek, ... Bankası ... Şubesinin ... seri numaralı, 27/08/2020 basım tarihli, keşide yeri Adana olan, bedelsiz çek, ... Bankası ... Şubesinin ... seri numaralı, 23/11/2022 basım tarihli, keşide yeri Adana olan, bedelsiz çeklerin zayii nedeniyle iptali ile birlikte söz konusu çekin ödenmesinin engellenmesi için öncelikle ödeme yasağı konulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE: 6102 sayılı TTK 757 ve 759. maddesi gereğince; rızası olmaksızın poliçe elinden çıkan kimse, asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini ve poliçeyi eline geçiren kişi bilinmiyorsa, poliçenin iptaline karar verilmesini isteyebilir. TTK 818. maddesi gereğince bu hüküm kıyasen çeklere de uygulanmaktadır. TTK 780. maddesinde çek tanımlanırken zorunlu unsurların doldurulması gerektiği belirtilmiştir. Madde 780- (1) Çek; a) Senet metninde "çek" kelimesini ve eğer senet Türkçe'den başka bir dille yazılmış ise o dilde "çek" karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, c) Ödeyecek kişinin, "muhatabın" ticaret unvanını, d) Ödeme yerini, e) Düzenlenme tarihini ve yerini, f) Düzenleyenin imzasını, içerir. Madde 781- (1) 780 inci maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet, ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı hâller dışında çek sayılmaz. (2) Çekte açıklık yoksa, muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde, çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödenir. 3) Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. Dava dilekçesindeki açıklamalardan; talebi konu çek yapraklarının doldurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu eksiklikler TTK 781. maddesi uyarınca ikame yoluyla tamamlanmış kabul edilebilecek bir eksiklik değildir. Bunun sonucu olarak çek yaprakları "çek/kambiyo senedi" vasfını kazanmamıştır. TTK 757. Maddesi uyarınca çek iptalinin talep edilebilmesi için çekin irade dışında hamilinin elinden çıkması ve çeki elinde bulunduranın bilinmemesi gerekir. Bunun için de öncelikle kaybedilen çek yaprağının "çek" vasfını taşıması gerekir. Bunlar çek iptali talebinin görülme şartıdır. Somut olayda ise zorunlu unsurları doldurulmamış çek yaprakları henüz bu niteliği kazanmadığından iptali düşünülemez. Somut talep 6100 sayılı HMK 103 ve 382/2-d-6 maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabidir. HMK'nın 320/1 md. gereğince; basit yargılama usûlüne tabi davalarda, mümkün olan hâllerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebileceği düzenlendiğinden, davanın hasımsız olduğu, savunma alınmasını yada tahkikatı gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşıldığından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu açıklanan nedenler ile davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. K A R A R : Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Açılan davanın REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafın yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi.Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır