Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararındaki uygulama maddeleri ve müsadere eksikliklerini düzelterek temyiz istemini esastan reddedip hükmü onadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkum edilen sanık hakkında, ilk derece mahkemesi ile istinaf mahkemesinin kararlarında suçun vasfı ve sübutu yönünden herhangi bir isabetsizlik olmadığı, lakin temel cezanın artırımında yanlış kanun maddesi belirtilmesi ve müsadere kararında uygulama maddesinin gösterilmemesi gibi hukuka aykırılıklar tespit edildiği; Yargıtayın söz konusu bu usul hatalarını yeniden yargılama gerektirmeyen nitelikte görerek kendiliğinden düzelterek, sanık müdafiinin esasa ilişkin temyiz itirazlarını reddetmek suretiyle mahkumiyet hükmünü düzeltilerek onadığı bir karardır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/839 E., 2017/903 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddi Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.I. HUKUKİ SÜREÇA. Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Suçun unsurları oluşmadığına,2. Mahkûmiyete yeter delil olmadığına,3. Eksik inceleme üzerine karar verildiğine,İlişkindir.III. GEREKÇESanık hakkında tekerrüre esas alınan suç eşyasını satın alması suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de bunun infaz aşamasında gözetilebileceği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamına göre yargılamanın sonucuna etki edecek nitelikte bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.A. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi uyarınca verilen temel cezanın, suça konu maddenin sentetik ... olmasından dolayı artırım yapılırken uygulama maddesi olarak aynı Kanun'un 188/4-a maddesinin gösterilmesiyle yetinilmesi yerine, aynı Kanun'un 188/4-a,b maddesinin gösterilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,B. Müsadere kararı verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,A. "TCK'nın 188/4-a,b maddeleri uyarınca" ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK'nın 188/4-a maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi,B. Müsadereye ilişkin bölümde yer alan "müsaderesine" kelimesinden önce "TCK'nın 54/1-4. maddesi uyarınca" ibaresinin yazılması,Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.