Haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat davasında ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı istinaf kararı.
Özet: Bir haksız rekabetin tespiti, meni ve tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebini, davanın para talepli olması ve tedbirin konusu malvarlığının uyuşmazlık konusu olmaması gerekçesiyle reddetmiş; davacı ise istinaf dilekçesinde tedbirin malvarlığına değil, davalıların haksız rekabet eylemlerinin durdurulmasına yönelik olduğunu belirterek bu karara itiraz etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1524 KARAR NO : 2026/1500T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi)NUMARASI : 2026/555 (Derdest Dava Dosyası)ARA KARAR TARİHİ: 08/06/2026DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminatİlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili 21.04.2026 tarihinde sunulan dava dilekçesinde; İhtiyati tedbir talebimiz yönünden; öncelikle teminatsız olarak, Sayın Mahkemenizce teminatsız olarak karar verilmemesi durumunda teminatlı olarak, haksız rekabet halen devam ettiğinden ve müvekkil şirketin zararı telafisi imkansız şekilde arttığından; davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ilgililerine tebliğine, Davaya konu işçilerin ayartılmasına ilişkin birinci eylem yönünden; Her iki davalı ... ve Denak Depoculuk hakkında eylemlerinin TTK m. 54 ve 55 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına ve haksız rekabetin önlenmesine, Davalılar ... A.Ş. ve ...A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, TTK m. 56/1-d maddesi uyarınca; müvekkilin uğradığı fiili zarar ile yoksun kaldığı kazancın tespiti ile HMK m.107 uyarınca sonradan arttırılmak üzere şimdilik 50.000 TL maddi tazminatın; Zararın miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi halinde TTK m.56/1-e kapsamında davalıların haksız rekabet sonucunda elde ettiği veya elde etmesi mümkün görülen menfaat, bunun da tespit edilememesi halinde TBK m.50/2 dikkate alınarak belirlenecek maddi tazminatın haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,Davalılar ... A.Ş. ve ...A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, müvekkilin ticari itibarında ve ticari saygınlığında meydana gelen zarar nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davaya konu müvekkil şirket müşterilerini sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yöneltme ile müvekkil şirketi kötülemeye ilişkin ikinci eylem yönünden; Davalı ... hakkında eylemlerinin TTK m. 54 ve 55 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına ve haksız rekabetin önlenmesine, Davalı ... A.Ş. sorumlu olmak üzere, TTK m. 56/1-d maddesi uyarınca; müvekkilin uğradığı fiili zarar ile yoksun kaldığı kazancın tespiti ile HMK m.107 uyarınca sonradan arttırılmak üzere şimdilik 100.000 TL maddi tazminatın; Zararın miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi halinde ise TBK m.50/2 dikkate alınarak belirlenecek maddi tazminatın, haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsiline, Davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olmak üzere, müvekkilin ticari itibarında, müşteri çevresi nezdindeki güvenilirliğinde ve ticari saygınlığında meydana gelen zarar nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... A.Ş.'den tahsiline, Haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, Mahkemeniz hükmünün müvekkil lehine olması halinde, masrafı davalılar tarafından karşılanmak üzere, TTK m. 59 uyarınca ilanına, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.58/2 uyarınca davalıların söz konusu eylemini kınayan bir karar verilmesini ve kararın yayımlanmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/06/2026 tarih ve 2026/555 esas sayılı ara kararında; İhtiyati tedbire ilişkin yasal düzenleme, dava konusu, dava dilekçesindeki talep, dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde dava ile para olarak tazminat talep edildiğinden ve üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen mal varlığı uyuşmazlık konusu olmadığı ve yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebinin malvarlığına tedbir konulmasına ilişkin olmadığını, tarafınca davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin, “dava ile para olarak tazminat talep edildiği ve üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilen malvarlığının uyuşmazlık konusu olmadığı” gerekçesiyle reddine karar verildiğini, söz konusu değerlendirme dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin kapsamı ve TTK m.61 hükmünün özel niteliği ile bağdaşmadığını, huzurdaki dava yalnızca para alacağı veya tazminat isteminden ibaret olmadığını, dava dilekçesinde; davalıların eylemlerinin TTK m.54 ve m.55 kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin durdurulması ve önlenmesi, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılması, kararın ilanı ve kınama kararı verilmesinin talep edildiğini, tazminat talepleri ise bu asli taleplerle birlikte yer alan, davalıların haksız rekabet eylemleri nedeniyle müvekkil şirket nezdinde doğan zararların giderilmesine yönelik olduğunu, bu kapsamda davalıların dava konusu haksız rekabet eylemlerinin yargılama süresince devam etmesinin önlenmesi, müvekkil şirketin müşteri çevresi, ticari itibarı ve faaliyet alanının korunması amacıyla davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasının da talep edildiğini, tedbir kararı verilmemesi halinde müvekkilinin zararının katlanacağını, yaklaşık ispat koşulu, delil listesinde sunduğumuz deliller ve uzman raporları ile karşılandığını, işbu dava ikame edilirken sunulan uzman görüşü, davalılar bünyesine geçen personele ilişkin liste, aynı formatlı fesih ihtarnameleri, sevkiyata ilişkin talimat e-postası, araçların sahaya alınmamasına ilişkin tutanaklar, ... ile yapılan yazışma, müvekkil şirketin 2024 yılı ve 2025 yılı Temmuz ayına kadar gerçekleştirdiği taşımaları gösteren listeler ile soruşturma dosyasında alınan beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri bakımından HMK m.390/3 anlamında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, söz konusu deliller davalıların; müvekkil şirkete karşı, TTK “Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” kenar başlıklı 55. maddesinde örnek olarak belirtilen haksız rekabet hallerinden birçoğunu gerçekleştirdiklerini gösterdiğini, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davacının çalışanlarının davalı şirketler tarafından ayartılarak ve davacı şirketin müşterilerini sözleşmeyi ihlale ve sona erdirmeye yönelterek ve davacı şirketi kötüleyerek davacı ile haksız rekabet ettikleri iddiası ile ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, maddi ve manevi tazminata, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, davalıların söz konusu eylemini kınayan bir karar verilmesi ve kararın yayımlanmasına hükmedilmesi talebi ile açılan davada, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı istemine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. TTK'nın 61/1. maddesinde; dava açma hakkına haiz olan kimsenin talebi üzerine mahkemece, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56'ncı maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerine göre karar verilebileceği düzenlenmiştir.HMK'nın 389. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390. maddesinde ise, tedbir isteyen tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak kanıtlaması gerektiği kabul edilmiştir.Somut olayda; Mahkemenin ara karar tarihi itibariyle sunulan deliller ile davacı iddialarının bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği, davacı iddialarının ve delillerinin tarafların tüm delilleri ile birlikte değerlendirilerek davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin tespit edilebileceği, buna göre ileri sürülen iddiaların yargılamaya muhtaç olduğu ve mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği, ya da zorlaşacağı yönünden de kanaat oluşmadığından Mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece TTK'nın 61 maddesi hükmü gözetilmeksizin ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde ihtiyati tedbir konulması talep edilen mal varlığı uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de bu husus tek başına sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonucu itibariyle karar doğru olduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.