Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satım ve hizmet alacağından kaynaklanan faturaya itirazın iptali davasında, davalının ticari defterlerini sunmaması üzerine takibin devamına hükmetti.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının ticari satış ve işçilik hizmetleri sonucu oluşan 119.400 TL bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine odaklanmakta olup, davalının malların teslim edilmediği yönündeki savunmasına ve borcun muaccel olmadığı iddialarına rağmen, mahkeme, davacının alacak talebini değerlendirirken, özellikle ticari defterlerin kesin delil niteliği ile davalının yasal defterlerini mahkemeye sunmaması durumunu nazara almaktadır.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/73 Esas - 2026/653

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/73
KARAR NO: 2026/653
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2026
KARAR TARİHİ : 10/09/2026
K. YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete malzeme satışı ve işçilik hizmeti sunduğunu, bu hizmetlerin kusursuz teslim edildiğini, 07.08.2025 tarihli ..... nolu 122.400,00-TL tutarlı fatura ile 01.10.2025 tarihli ....... nolu 57.000,00-TL tutarlı faturanın düzenlendiğini, toplam 179.400,00 TL tutarındaki borcun 07.07.2025 ve 24.09.2025 tarihlerinde yapılan toplam 60.000,00-TL ödeme ile kısmen ödendiğini, bakiye 119.400,00-TL borcun kaldığını, Kahramankazan İcra Dairesinin .....E. sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini, takibin durduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarında alacağın sabit olduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinin 26.01.2026 tarihli son tutanak ile anlaşamama ile sonuçlandığını, alacağın likit nitelikte bulunduğunu belirterek ....... E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, 119.400,00-TL asıl alacağın avans faizi ile tahsilini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan 02.03.2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkil şirkete usulüne uygun tebliğ edildiğini, davacının icra takibini 134.416,00-TL üzerinden başlatmasına rağmen huzurdaki davayı 119.400,00-TL değer üzerinden açtığını, davacının takip öncesi işlemiş faizi dava dışında bıraktığını, iddia edilen borcun ihtar veya bildirim yapılmadığı için muaccel hale gelmediğini, taraflar arasında mal alım satımı konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkili şirket tarafından davacıya 60.000,00-TL ödeme yapıldığını, ancak faturaya konu malların davacı tarafından müvekkili şirkete teslim edilmediğini, bu nedenle bakiye ödemenin yapılmadığını, davacı yetkililerinin teslimat konusunda sürekli oyalayıcı beyanlarda bulunduğunu, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, dosyaya malların teslim edildiğine dair herhangi bir sevk irsaliyesi veya teslim belgesi sunulmadığını, tensip zaptı ile verilen süre içerisinde davacının delillerini sunamadığını, bu aşamadan sonra delil sunulmasının mümkün olmadığını, haksız açılan davanın reddinin gerektiğini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .....esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 30/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 15/12/2025 tarihli ödeme emri ile toplam 134.416,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 19/12/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 30/01/2026 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 119.400,00 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Davalı vekilinin sunduğu 07/05/2026 tarihli vekillikten çekilme dilekçesi, usulüne uygun olarak davalı asile tebliğ edilmiştir.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
30/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde bulunduğu, davalının yasal defterlerini yüce mahkemeye sunmaması veya beyanda bulunmaması sebebiyle, davalının yasal defterlerinde inceleme yapılamadığı, davacının yasal defterlerinin incelenmesi sonucunda; davacı tarafından 2 faturada davalı adına toplam 179.400,00 TL fatura düzenlendiği, bu faturaların davacının yasal defterlerine kaydedildiği, bu faturalara karşılık 2025 yılında davalının toplam 120.000,00 TL ödeme kaydı yaptığı ve 2026 yılında 60.000,00 TL kaydın sehven kaydedildiği açıklamasıyla düzeltme kaydı yaptığı, davacının son fatura düzenlediği tarih olan 01.10.2025 tarihi itibari ile davacıdan 119.400,00 TL bakiye alacağı olduğu, Bu nedenlerle davacının davalıdan 01.10.2025 tarihi itibari ile 119.400,00 TL alacağı olduğu.." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 2 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.)
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 119.400,00TL kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2025/3310 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 119.400,00TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili gerekçeli karar yazılmadan önce işlemiş faize hükmedilmediğinden bahisle tashih/tavzih talebinde bulunmuştur. Söz konusu husus tashih/tavzih şartlarını taşımamakla beraber davacı vekili icra takibini 119.400,00 TL asıl alacak 15.016,00 TL işlemiş faiz üzerinden başlatmış ancak davasını 119.400,00 TL üzerinden harçlandırarak açmıştır. Bu nedenle yargılama konusu dışında kalan işlemiş faiz talebi yönünden yargılama yapılmamış, icra takibinden önce davalıyı temerrüte düşürücü bir belge bulunmadığından faiz talebinin yersiz olduğu hususu da gözetilerek usul ekonomisi gözetilerek davacı vekiline bu konuda açıklama yapmak için süre verilmemiştir. Açıklanan nedenlerle şartları oluşmayan tashih/tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün .......esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 119.400,00TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-119.400,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 8.156,22 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.366,98 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.789,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 732,00 TL başvurma harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 1.366,98 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.202,98 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 146,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 9.146,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/09/2026
Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza