Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari fatura ve cari hesap alacağından kaynaklanan ilamsız icra takibine itirazın iptali davasında, davalı tarafın savunma yapmaması ve bilirkişi raporu ışığında verilen gerekçeli karar.
Özet: Bu dava, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden doğan ve ödenmeyen bir faturaya dayalı 33.420,00 TLlik asıl alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine duran takibin iptali istemine ilişkin olup, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamış, bilirkişi raporu davacının ticari defterlerindeki alacağı desteklerken, davalının aynı meblağda düzenlediği iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığını tespit ederek, faturadan kaynaklı alacak uyuşmazlığını ortaya koymuştur.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/48 Esas - 2026/651

T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/48
KARAR NO: 2026/651
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 27/12/2025
KARAR TARİHİ : 10/09/2026
K. YAZIM TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..... Bobinaj İç Ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ile davalı..... Dizayn Oto. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. arasında ticari alım satım ilişkisi bulunduğunu, bu ilişkiden kaynaklanan 33.420,00 TL tutarındaki asıl alacağın tahsili amacıyla Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun 07.10.2025 tarihli dilekçesi ile borca ve ferilerine haksız şekilde itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı olan arabuluculuk sürecininde tarafların anlaşmaya varamadığını, davalı ile müvekkili arasında cari hesap ekstresi ve faturaya dayalı ticari ilişki mevcut olduğunu, ...... numaralı 04.08.2025 tarihli faturanın ödenmediğini, davalının 2025 yılı ekstresinde 33.420,00TL tutarında alacak göründüğünü, takipte kesinleşen miktarın 35.177,98 TL olduğunu, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu ve zaman kazanma amacı taşıdığını, şirket yetkililerinin davalı ile görüşmelerinde borcun ödeneceğine dair beyanlarda bulunulduğunu, müvekkili şirketin zarara uğratıldığını, takip talebindeki alacak kalemlerinin yasal ve sözleşmeye dayalı olduğunu, İcra ve İflas Kanunu madde 67 uyarınca davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, BA-BS formları, 17/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 03/11/2025 tarihli ödeme emri ile 33.420,00 TL asıl alacak 1.757,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.177,98 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 07/10/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 27/12/2025 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 35.177,98 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Taraflara ticari defter kayıtların dosyaya sunumu veya bulundukları yerin bildirilmesi için kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından müvekkili şirketin ticari defterlerinin bulundukları adres bildirilmiş, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmadığı gibi bulundukları yerle ilgili olarak da herhangi bir bildirimde bulunulmamıştır.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.
Dosyaya kazandırılan 17/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının incelenen ticari defterleri ile bu defterlere yapılan kayıtların, TTK’nın 64.,65. ve 82. Maddeleri ile HMK’nın 222. Maddesi hükümlerini karşılamakta olduğu, bu defterlere yapılan kayıtların TTK’nın 64/5. Maddesinden atıfla yayımlanmış olan “Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve Tek Düzen Hesap Planına” öngörülerine uygun olduğu ve bu nedenle lehlerine delil olarak kabul edilebileceği, takibe konu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle davalıdan 33.420.-TL alacaklı olduğu, ancak, davalının, davacı adına düzenlemiş olduğu (Vergi dairesi bildirimlerinden anlaşıldığı üzere) Kdv dahil 33.420.-TL. tutarlı iade faturasının, davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin 1 adet fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.)
Davalı taraf her ne kadar icra takibine itiraz dilekçesinde şirket unvanlarının karıştırıldığını beyan etmişse de, buna ilişkin bir delil sunmamış, vergi dairesi bildirimleri ve HMK'nın 222.maddesi gözetilerek bu savunmasına itibar edilmemiştir.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 33.420,00TL kadar alacaklı olduğu, takip öncesi davalıyı temerrüde düşürücü bir belge dosya kapsamında bulunmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, davalının itirazının kısmi haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 33.420,00TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ; Davalının, Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin işlemiş faiz olmaksızın 33.420,00TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-33.420,00TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.282,92 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.667,52 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin, 4.370,12 TL sinin davalıdan, 229,88 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.318,30 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 377,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 9.377,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 8.908,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 33.420,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 10/09/2026
Katip ..... e-imza Hakim ..... e-imza