Mera vasfının usulüne uygun kaldırılmadan yapılan ifrazın iptali ile taşınmazların mera olarak eski haline iadesi kararının onanması.
Özet: Uyuşmazlık, öncesi mera vasfında olan taşınmazların, 4342 sayılı Mera Kanunu hükümlerine aykırı olarak tahsis amacı değiştirilmeksizin ifraz edilerek tapuya tescil edilmesi işlemlerinin iptali ile eski hale iadesi ve mera olarak tescili talebine ilişkin olup; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, meraların usulüne uygun tahsis amacı değişikliği yapılmadan özel mülkiyete geçirilemeyeceği veya başka amaçla kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, Yargıtay ise bu kararı onamıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/3008 E.  ,  2026/1546 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/937 E., 2025/587 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/73 E., 2022/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; öncesi mera olan taşınmazlardaki ifraz işleminin iptali ile ifraz sonucu oluşan taşınmazların eski hâle iadesi ve mera olarak tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu taşınmazların aynı yol güzergâhında kalan dava dışı taşınmazların kamulaştırılması ve ifrazı sırasında sehven ifraz edildiğini, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve 4342 sayılı Mera Kanunu’na ilişkin düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde eski 1 34... parsel, eski 1 34... parsel ve eski 1 35... parsel sayılı taşınmazların ifraz edilmeden önceki döneme dair mera vasıflarının kaldırılmasına yönelik bir karar bulunmadığı, dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğu; 4342 sayılı Kanun'a göre meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacı dışında kullanılamayacağı, tahsis amacı değiştirilmedikçe meraların 4342 sayılı Kanun'da gösterilen başka şekillerde yararlanılamayacağı, meraların tahsis amacının değiştirilebilmesi için ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine valilikçe tahsis amacının değiştirilebileceği, dava konusu parsellerin davalı Kurum tarafından kamulaştırma nedeniyle ifraz edilerek yeni ada ve parsel numaralarıyla tapuya kayıt ve tescil edildiği, ancak 4342 sayılı Kanun'a göre usulüne uygun tahsis amacı değişikliğinin yapılmadığı” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Karayolları 15. Bölge Müdürlüğünce taşınmazları içeren kamulaştırma planına ilişkin kamu yararı kararı bulunmadığı ve taşınmazların ifrazı sırasında mera vasfının kaldırılması kararı olmadığı ve ot bedeli yatırılmadığı hâlde sehven ifraz edildiği...” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, öncesi mera olan taşınmazlardaki ifraz işleminin iptali ile ifraz sonucu oluşan taşınmazların eski hale iadesi ve mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.