Kanun yararına bozma istemi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında kanun yolu bildirimindeki eksiklik nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmeden verilen mahkûmiyetin bozulmasına yöneliktir.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet kararının, sanık hakkında uygulanan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının itiraz kanun yolu süresi ve şekli açıkça belirtilmeksizin usulüne uygun tebliğ edilmediği, dolayısıyla bu erteleme kararlarının kesinleşmediği, bu nedenle kovuşturma şartı oluşmadan sanığın mahkûm edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozulması talep edilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/314 E., 2017/773 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62... . maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 17.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2025/16160 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB-2025/121229 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2025 tarihli ve KYB-2025/121229 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 esas, 2019/8638 karar sayılı ve aynı Dairenin 05.10.2020 tarihli ve 2020/3684 esas, 2020/4900 karar sayılı ilâmlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresi ile şekli açıkça gösterilmemek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 21.09.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2015 tarihli ve 2016/5872 Soruşturma, 2016/177 Karar sayılı kararı ile; kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği, erteleme kararının 12.11.2015 tarihinde infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin kendisine yüklenen denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2016 tarihli ve 2016/1090 Soruşturma, 2016/535 Esas, 2016/448 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2016/108 Esas, 2016/297 Karar sayılı kararı ile, sanığa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce usûlüne uygun tebligat yapılmadığı gerekçesiyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının "düşmesine" karar verildiği, kararın 06.04.2016 tarihinde kesinleştiği, B. Düşme kararı üzerine şüpheli hakkında, 21.09.2015 tarihli aynı eylem nedeniyle ikinci kez Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2016/5872 Soruşturma, 2016/177 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresinin gösterilmediği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne 20.05.2016 tarihinde gönderildiği,C. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2017 tarihli ve 2016/5872 Soruşturma, 2017/1656 Esas, 2017/1244 sayılı iddianamesi ile mükerrer kamu davası açıldığı,D. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.10.2017 tarihli ve 2017/314 Esas, 2017/773 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62... . maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.E. Dosya kapsamına göre;Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2016 tarihli ve 2016/108 Esas, 2016/297 Karar sayılı düşme kararının sanık lehine ve davanın esasını çözen bir karar olması nedeniyle bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek kanun yararına bozulmasına karar verilebileceğinden, düşme kararına konu 21.09.2015 tarihli eylem yönünden artık herhangi bir işlem yapılamayacağı gözetildiğinde; düşme kararı ile 02.11.2015 tarihli erteleme kararının hukuken geçerliliğini yitirdiği,Her ne kadar sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarından 18.01.2025, 05.05.2025, 14.09.20 18... .03.2025 tarihli eylemleri nedeniyle Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2025 tarihli ve 2025/7594 Soruşturma, 2025/540 Karar sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşılmakta ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle düşme kararına konu 21.09.2015 tarihli eylem nedeniyle artık yeni bir soruşturma yapılamayacağı anlaşıldığından Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2016 tarihli ve 2016/5872 soruşturma, 2016/177 Karar sayılı erteleme kararının kaldırılması gerekmektedir. Bu durumda, 21.09.2015 tarihli aynı eylem nedeniyle 11.04.2017 tarihli iddianame ile mükerrer açılan Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/314 Esas, 2017/773 Karar sayılı dosyası kapsamında CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca "kamu davasının reddine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup Kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/314 Esas, 2017/773 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,21.04.2026 tarihinde karar verildi.