Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, uyuşturucu madde ticareti suçunda sanığın asli fail mi yoksa yardım eden mi olduğu tartışmasını ele alarak hükmün onanması ve karşı oy.
Özet: Yargıtay, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilen sanığın temyiz başvurularını, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin suçun sübutu, delillerin değerlendirilmesi ve cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla reddederek hükmü onamıştır; ancak karşı oy kullanan üye, sanığın eyleminin asli failiyet yerine suça yardım etme kapsamında değerlendirilerek cezasında indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
10. Ceza Dairesi         2021/18504 E.  ,  2026/5362 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/641 E., 2018/217 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Hükmün gerekçesiz olduğuna,
5. Eylemin yardım etme niteliğinde olduğuna,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
7. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
5237 sayılı TCK'nın birinci kitabının ikinci kısmının dördüncü bölümünde "suça iştirak" düzenlenmiş; "fail, azmettirme ve yardım etme" olmak üzere üç iştirak biçimi kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesinde "suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur" denilerek "fail" tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 39. maddesinde ise, suçun işlenmesine yardım edenin cezasından indirim yapılması öngörülmüş ve "suçun işlenmesine yardım etme" kapsamındaki hareketler "suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak" şeklinde sayılmıştır.
Somut olayda sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrasında seçimlik olarak sayılan hareketlerden herhangi birini gerçekleştirdiğine; bu bağlamda suç konusu uyuşturucu maddenin temini, yüklenmesi, paketlenmesi, taşınması gibi bir fiile katıldığına ya da uyuşturucu maddeye ortak olduğuna ilişkin hiçbir delil bulunmamaktadır. Sabit olan fiili, suç konusu uyuşturucu maddeyi taşıyan temyiz dışı sanıklar ..., .. ve ..'in önünden, başka bir araçla giderek (öncü araçta), yol kontrolü yapmak suretiyle, uyuşturucu maddenin taşınmasına yardım etmekten ibarettir.
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi kapsamında kaldığının anlaşılması karşısında, bu kanun maddesi uyarınca sanığın cezasında indirim yapılmaması yasaya aykırıdır.
Açıkladığım nedenlerle; sanığın olaydaki konumunun "asli fail" olmayıp, 5237 sayılı TCK'nın 39. maddesi kapsamında "yardım eden" olduğu kanısını taşıdığımdan hükmün bu gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun esastan red kararına katılmıyorum. 20.04.2026