Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde "Atom Roket" marka başvurusunun "Atom" markasına benzerlik gerekçesiyle reddi kararının iptali davası.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı şirket, "Atom Roket" ibareli markasının 9. ve 35. sınıflarda tescili için yaptığı başvurunun, davalı şirket tarafından tescilli "Atom" markasına benzerliği gerekçesiyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından reddedilmesi üzerine, bu ret kararının iptali ve markasının tescil edilmesi talebiyle dava açmıştır; davalı şirket ise kendi "Atom" markasının sektörde tanındığını, "Atom Roket" markasının benzer mallar ve hizmetler için tüketiciler arasında karışıklığa yol açacağını, "atom" kelimesinin ayırt edici unsur olduğunu ve bu benzerliğin haksız rekabete yol açacağını savunarak davanın reddini istemiş olup, mahkeme uyuşmazlığın red kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığını belirtmiştir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/490 Esas - 2025/468

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/490
KARAR NO : 2025/468
....
DAVA : Marka YİDK Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025
Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka .... Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili dilekçelerinde özetle; müvekkilinin kendisine ait “....ibareli markanın 9. ve 35. sınıflarda tescili için 23.03.2022 tarihinde .... numaralı başvuru numarasıyla tescil talebinde bulunduğunu, ancak .... kararı ile ....“ ibareli markanın 9. ve 35. sınıfa ilişkin tescil talebinin reddine karar verildiğini, bunun üzerine, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na ret kararının kaldırılması talebiyle başvurulduğunu ancak .... sayılı sayılı kararı ile itirazının reddedildiğini, söz konusu itirazın reddi kararının hukuka ve kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle kararın iptali ile .... sayılı "... .... markasının 9. ve 35, sınıfa tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı .... vekili cevaplarında özetle; kurum kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkilinin, sektöründe markası ile bilinen, tanınan ve uzun yıllardır bu marka ile ticaretine devam eden bir şirket olduğunu, davacı tarafından yapılan marka başvurusunun, müvekkili adına tescilli markayla aynı / benzer mallar ve hizmetler üzerinde bağlantı kurma ihtimali dâhil ayırt edilemeyecek ve karışıklığa neden olabilecek ölçüde benzerliğinin açıkça ortada olduğunu, bu durumun davacının haksız kazanç elde etmesine, müvekkilin ise kazanç, hak, menfaat ve itibar kaybına sebep olacağını, diğer davalı kurum tarafından bu hususlar gözetilerek davacı tarafından yapılan itirazın ve başvurunun reddine oy birliği ile karar verilmiş olduğunu, davaya konu marka ile müvekkiline ait markanın görünümleri, telaffuzları, anlamları itibariyle ayırt edici herhangi bir özellik bulunmadığı gibi, her iki markanın ortak çağrışım yaptığının basit bir inceleme yapıldığında dahi açıkça görüldüğünü, müvekkiline ait markada ayırt edici unsur 'atom' kelimesinden oluşmakta olup, bilgisayar kelimesinin herhangi bir ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, bu noktada davacının işbu davaya konu ettiği başvurusunda bulunan ''atom roket'' isimli markanın atom kelimesi her iki marka için de ayırt edilemeyecek ve karışıklığa neden olabilecek ölçüde birebir benzerlik taşıdığını, tüm bunların yanı sıra, taraf markalarda birbirinden farklı yazı karakteri ve şekli unsurlarına yer verilmiş olması, taraf markaların benzer olmadıkları sonucunu doğurmayacağını, nitekim markalardaki kelime unsurlarının şekil unsurlarına oranla tüketici zihninde öncelikli yer tutan unsurlar olduğu bilinen bir gerçek ve tüketici tarafından karıştırılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, müvekkilinin esas unsuru “atom” olan markası ile aynı/benzer mal ve hizmetler alanında kullanılacak olan itiraza konu “atom roket” ibareli markanın, halk tarafından aynı markalar olduğunun zannedilmesi ya da aynı teşebbüsün birbiri devamı niteliğindeki markaları olarak algılanması veyahut aralarında ortak bir bağ bulunan iki ayrı teşebbüsün sahip olduğu markalar olarak değerlendirilmesinin, halkın yanılgıya düşmesine ve haksız rekabet ortamının doğmasına neden olabileceğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
GEREKÇE :
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
İşlem dosyasının tetkikinde, davacı tarafından 23.03.2022 tarihinde .... başvuru numarası ile “atom roket” ibaresi için 09 / 35. sınıflardaki mallar/hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunulmuş; söz konusu marka başvurusu .... ilan edilmiş, söz konusu yayına davalı şirket tarafından itiraz edilmiş, davalı şirketin itirazı kabul edilmiş, söz konusu karara davacı şirket tarafından .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir.
DEĞERLENDİRMELER
Taraf Markaları Arasında Karıştırılma İhtimali:
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amirdir.
6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliğidir. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise markalar arasında iltibas olduğuna karar verilecektir.
Markalar arasındaki benzerlik incelenirken,
Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları
Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik,
Çağrıştırma,
Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat,
Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu,
Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman
kriterleri ele alınmalıdır.
Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığı müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlenir. Bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenim dikkate alınmalıdır. Nitekim ..... sayılı kararında; “…556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur... Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hâkim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir...” denmektedir.
İltibas, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlanmıştır. Sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimali vardır . Dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiği anlaşılmaktadır.
Karıştırılma ihtimalinin varlığı 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir.
İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakılır.
Emtiaların Aynı/Benzer/İlişkili Olup Olmadığı ;
Dava konusu .... ibareli markanın dava konusu malları/hizmetleri ile davalıya ait redde mesnet markaların kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı,
Tüketicinin dikkat ve bilinç seviyesi, markalar arasındaki iltibas riskini etkileyecek bir unsurdur. Dikkati düşük olan tüketici kitlesine yönelik emtiaların tescillendiği markalarda iltibas riskinin daha yüksek olacağı açıktır. Diğer yandan, tüketicinin bilinç ve dikkat seviyesi tek başına iltibas riskini oluşturan unsurlardan değildir. Marka işaretlerinin ne derece ayırt edici olduğu, markanın ne derece iltibas riski taşıdığı, markaların korunma düzeyinin ne aşamada değerlendirileceği de iltibas riskinin tespitinde önem taşımaktadır.
Mal ve hizmetlerin benzerliği değerlendirilirken de çekişme konusu mal ve hizmetlerin ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, fiyatı, alım sıklığı, üretim dağıtım ve satış kanalları ile yerleri, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi olup olmadığı gibi bütün faktörler dikkate alınmalıdır. Taraf markalarının çakışan mal/hizmetleri dikkate alındığında;
Somut uyuşmazlıkta benzerliği tespit olunan 09. sınıfta yer alan malların tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi düzeyi genel olarak yüksek olduğu değerlendirilse de, söz konusu sınıflarda yer alan mallar açısından tek bir sektörün belirlemesi yapılamayacağı, nitekim bu mal ve hizmetlerin her yaş ve eğitim seviyesindeki birçok kesimdeki tüketiciye hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, ayrıca söz konusu malların fiyatlarının düşük olabileceği gibi çok yüksek de olabileceği, 09. sınıfta yer alan malların bir kısmının teknolojik ürünler olması ve gündelik hayatta herkesin her zaman ihtiyaç duyacağı türden mallar/hizmetler olmaması nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin yüksek olduğu (örneğin bilgisayarlar) öte yandan ilgili malların diğer bir kısmının ise günlük hayatta herkesin kullanımına konu olabilecek türden mallar olması nedeniyle hitap ettiği ortalama tüketici/alıcı kitlesinin bilinç/dikkat/özen/bilgi seviyesinin daha düşük, makul derecede olduğu (örneğin lenslerin kutuları, kılıfları, fiş, kablo),
Somut uyuşmazlıkta benzerliği tespit olunan 35. sınıfın 01-04 alt grubundaki hizmetler, tüketicinin gündelik rutininin ihtiyaçlarını karşılamayan, sık sık satın alınan emtialardan olmayıp görece daha profesyonel kişilere hitap ettiğinden, ortalama düzeydeki tüketicinin bilinç/dikkat/bilgi ve özen seviyesinin daha yüksek olduğu,
Somut uyuşmazlıkta benzerliği tespit olunan 35. Sınıf perakendecilik hizmetleri bakımından ortalama tüketicinin göstereceği dikkat seviyesinin düşük, orta ve yüksek olabileceği,
Marka İşaretlerinin Benzer Olup Olmadığı,
Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerekmektedir. Global değerlendirme gereği, markaların unsurları bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla aslolan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaya göre değerlendirme yapılmasıdır.
....kararlarından da izlenebileceği gibi, karıştırma olasılığının değerlendirmesi, aslında ileriye dönük bir tetkiktir. Bu tetkikte; “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları” ve “davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak, global olarak yapılmalıdır” .
Bununla birlikte markalar esas ve yardımcı unsur olmak üzere iki unsurdan meydana geldiği asla göz ardı edilmemelidir. Markayı benzerlerinden ayırt etmeye yarayan markada diğer unsurlara göre daha ön planda olan unsur esas unsur iken; esas unsura göre nispeten arka planda olan, malın ve hizmetin temel özelliklerini veya sair özelliklerini belirten ve esas unsura bağlı ve onunla ilişki içinde bulunanlar yardımcı unsurdur. Markaları benzerlerinden ayıran en önemli unsur esas unsurlardır. Markanın ayırt ediciliği ve iltibasa sebebiyet verip vermediği gibi hususlar esas unsur nazara alınarak tespit edilir.
Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı yanın redde gerekçe gösterdiği marka arasında SMK md. 6/1 uyarınca karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır.
Dava konusu... marka, beyaz zemin üzerine, siyah renkte, büyük harflerle, “... ibaresinin elips içerisinde olmak üzere, “... ibaresinin yer aldığı bir markadır. Markada yer alan ....” ibaresi dava konusu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olması nedeniyle, dava konusu markanın esas unsurunun “... ibaresi olduğu,
Dava konusu “...” ibaresi dava konusu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan bir ibare olması nedeniyle ve marka hukukunda “söz görünümden yüksek sesle konuşur” ilkesi gereğince, redde mesnet markanın esas unsurunun “....” ibaresi olduğu değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, yapılan inceleme neticesinde çekişmeli hizmetler bakımından görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan tüketici nezdinde bir bütün olarak oluşturacağı algı ve izlenim itibariyle taraf markaları arasındaki yüksek benzerlik dikkate alındığında, davaya konu marka başvurusunun ilgili mallar/hizmetler bakımından 6769 Sayılı Kanun m. 6/1 anlamında işletmeler arasında bağlantı kurulması olasılığı ve ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, öyle ki, üst düzeyde dikkate sahip tüketicilerin bile dava konusu markayı gördüğünde, bunun davalının “atom” esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılamayacağı, her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-mali anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılayabileceği, dava konusu markanın sonunda yer alan dava konusu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliği olmayan veya ayırt edici niteliği zayıf olan “roket” ibaresinin bu keyfiyeti değiştirmeyeceği, üstelik tüketicinin dava konusu markanın başında yer alan “atom” ibaresine daha çok odaklanacağı, öte yandan davalı markasında yer alan diğer tali ve şekil unsurlarının da markaları tüketici nezdinde farklılaştırmayacağı, zira söz konusu ibarelerin ayırt edici niteliklerinin zayıf olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu marka ile davalının markası arasında marka işaretleri bakımından işitsel ve görsel olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunduğu,
Karıştırılma İhtimali;
Sonuç olarak, hem dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu mallar/hizmetlerin redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe marka arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu,
Netice itibariyle,
Dava konusu markanın kapsamındaki mallar/hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür olarak yer aldığı,
Dava konusu marka ile davalı markası arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu,
Dava konusu marka ile davalı markası arasında dava konusu mallar/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunduğu,
.... Kararı’nın yerinde olduğu kanaatlerine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruluştur.
H Ü K Ü M :
Davanın reddine,
Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile şirket vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır