İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari alım-satım ilişkisinden kaynaklanan alacak için talep edilen ihtiyati haciz başvurusunun yetersiz delil nedeniyle reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir inşaat ve yapı malzemeleri satan şirket, karşı tarafla olan ticari ilişkisinden doğan 1.484.005,52 TL tutarındaki muaccel alacağını tahsil etmek ve borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiş, ancak ilk derece mahkemesi, sunulan faturaların ve borçlunun imzası/kaşesi bulunmayan cari hesap ekstrelerinin tek başına alacağın yaklaşık ispatı için yeterli olmadığını ve borçlunun akdi ilişkiyi reddettiğini belirterek talebi reddetmiş, bu ret kararı alacaklı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1709
KARAR NO : 2026/1687
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/07/2026
NUMARASI : 2026/154 Esas (D.İş) - 2026/116 Karar (D.İş)
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz talep eden davacı şirket ile karşı taraf arasında ticari nitelikte bir alım-satım ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki kapsamında ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından karşı tarafa muhtelif tarihlerde inşaat ve yapı malzemeleri satıldığını ve teslim edildiğini, bu ticari ilişkinin, dilekçe ekinde sunulan cari hesap ekstresi, e-faturalar ve muavin defter kayıtları ile bunun sabit olduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre, 01/01/2025 - 14/07/2026 tarihleri arasındaki işlemler neticesinde karşı tarafın ihtiyati haciz talep eden davacı şirkete 1.484.005,52 TL kesinleşmiş ve muaccel cari hesap borcu bulunduğunu, karşı tarafın, ihtiyati haciz talep eden davacı şirkete 29/08/2025 tarihinde 70.000,00 TL, 23/09/2025 tarihinde 300.000,00 TL, 24/09/2025 tarihinde ise 30.000,00 TL tutarlarında kısmi ödemeler yaptığını, bu durumun taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve borcun varlığını ortaya koyduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacı şirketin alacağın tahsili amacıyla borçluya yaptığı şifahi taleplerin sonuçsuz kaldığını, muaccel hale gelen ve ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, karşı tarafça sunulan 28/07/2026 tarihli itiraz dilekçesinde, taraflar arasında hiçbir alacak-borç ilişkisi bulunmadığı iddia edilerek borca ve ferilerine haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, talebin kabulünü, borçlunun mal kaçırma ihtimali ve sundukları belgelerin ispat gücü dikkate alınarak, İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasına konu 1.484.005,52 TL alacağı Mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İhtiyati haciz ve asıl olan, ihtiyati hacze esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati haczin sebebinin bulunmasıdır. İİK 257 ve devamı maddesine göre ihtiyati haciz talep eden taraf öncelikle ihtiyati haciz istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, "yaklaşık ispat" kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunun kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtamali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kararlarından olan ihtiyati haciz kararı verirken asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar verilmemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati hacze karar verirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati haczin amacını gözetilmesi gerekli ve zorunludur. Kanun koyucu, ihtiyati haciz hakkında karar verecek olan Hakime geniş bir taktir alanı bırakmış ise de, Hakim her somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre, ihtiyati haciz kararı verdiğinin kararında belirtilmelidir, ihtayit haciz şartları mevcut değilse kanunun ön gördüğü ölçüde ıspat edilememişse, veya yaklaşıkda olsa ıspatı yargılamayı gerekiyorsa ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmelidir. İİK 257 ve devamı maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati hacze karar verilmelidir. Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden tarafından yalnızca fatura ve borçlunun imzası/kaşesi bulunmayan cari hesap ekstresi sunulduğunu, mutabakat metni ve sair belgelerin sunulmadığı, borçlunun takibe itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi de kabul etmediği dikkate alındığında yalnızca fatura ve belirtilen şartlarda cari hesap ekstresinin sunulmasında ihtiyati haczin yasal şartları oluşmadığından ihtiyati haciz isteminin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme, ihtiyati haciz müessesesinin temeli olan "yaklaşık ispat" kuralını ihlal ederek "kesin ispat" aradığını, mahkemenin karar gerekçesinde mutabakat metni gibi kesin ispat vasıtaları araması, geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati haczin ruhuna aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talep eden davacı şirket, ispat kurallarının dışına çıkmadığını, aksine ticari defterler, e-faturalar ve en önemlisi borçlunun yaptığı kısmi ödemeler ile yaklaşık ispat kuralını fazlasıyla yerine getirdiğini, borçlunun kısmi ödemeleri ve teslim alan imzaları mahkemece göz ardı edildiğini, borçlu Emre Güleç ihtiyati haciz talep eden davacı şirkete 29/08/2025 tarihinde 70.000,00 TL, 23/09/2025 tarihinde 300.000,00 TL ve 24/09/2025 tarihinde 30.000,00 TL olmak üzere banka kanalıyla kısmi ödemeler yaptığını ve akdi ilişkiyi inkar eden bir kişinin yolladığı bu yüksek meblağlı ödemelerin ticari ilişkinin ve borcun varlığının inkar edilemez bir kabulü olduğunu, malların bizzat borçlu tarafından teslim alındığı sabit iken mahkemenin teslim olgusunu yok saymasının hukuka aykırı olduğunu, borçlunun icra takibine yaptığı kötüniyetli itirazın, ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe yapılamayacağını, mahkemenin ret gerekçelerinden birisinin de borçlunun takibe itiraz dilekçesinde akdi ilişkiyi kabul etmemesi olduğunu, borçlunun mal kaçırmak ve zaman kazanmak amacıyla soyut bir inkarla borca itiraz etmesinin, ihtiyati haciz talep eden davacının elindeki belgelerin ispat gücünü ortadan kaldırmayacağını, ihtiyati haciz aşamasında borçlunun esasa ilişkin soyut inkar savunmalarının dikkate alınmasının usul hukukuna aykırı olduğunu, e-fatura sistemi kayıtları ve belgeler zinciri yaklaşık ispatı sağladığını, ihtiyati haciz talep eden davacı şirket ile borçlu arasındaki ticari ilişki tek bir faturaya değil, uzun bir döneme yayılan, karşılıklı ödemelerin ve teslimatların bulunduğu bir belgeler zincirine dayandığını, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından düzenlenen e-faturaların borçluya yasal yollarla iletildiğini ve TTK m. 21 uyarınca süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Talep, faturadan kaynakla açık hesap alacağına dayalı olarak talep edilen ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ,bu karar ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır.İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2.maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.
Salt fatura yada e-fatura düzenlenmesi ve elektronik ortama muhatabına iletilen e- faturada irsaliye yerine geçer ibaresinin bulunması fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispatı için yeterli olmayıp, alacağın varlığının başka delillerle alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir.
Somut olayda İhtiyati haciz talep eden tarafından sunulan satım ticari ilişkisi kapsamında cari hesap dökümü,e- faturalar sunulmuş ise de faturaya konu malların teslim edildiğine ilişkin karşı taraftan sadır olmuş bir kayıt sunulmamıştır. Buna göre ihtiyati haciz talep edeninin haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığından ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/09/2026