Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda ByLock kullanımının HTS kayıtları ile teknik bilirkişi raporuyla incelenmesi gerektiğine hükmetti.
Özet: Yargıtay, bir sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü, sanığın örgütsel iletişim sistemi kullanımına dair savunmasının denetlenmesi, GSM hattına ait HTS kayıtlarının temin edilerek iletişimde bulunduğu iddia edilen kişilerle irtibatının baz istasyonu verileriyle birlikte uzman bilirkişi aracılığıyla tespiti hususlarında eksik inceleme yapılması nedeniyle bozmuştur; diğer yandan, diğer sanık hakkında terör örgütü üyeliğinden verilen beraat kararı ile ilk sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz başvurularını ise, bazıları temyiz kabiliyeti olmayan kesin istinaf kararları ve bazıları usulden olmak üzere reddetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/27063 E.  ,  2026/3076 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1160 E., 2022/1269 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/19 E., 2021/58 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçundan)
HÜKÜMLER : Sanık ... bakımından;
1- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddi
2- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddi
3- Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddi
Sanık ... bakımından;Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun usulden ve esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Bölge adliye mahkemesince sanık ... bakımından silahlı terör örgütüne üye olma ile sanık ... bakımından silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ...'nın istinaf başvurusunun, suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu (ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği) anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Sanık ... bakımından ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2. maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
Başkaca temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanunun 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 104/3 maddesi uyarınca tahliye isteminin REDDİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İzmir 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.