3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda, iletişim sistemi kullanımının teknik ve tanık delilleriyle tam araştırılmaması nedeniyle ilk derece mahkemesi mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının Bölge Adliye Mahkemesince onanması üzerine yaptığı incelemede, örgüt mensuplarının kullandığı özel bir iletişim ağına sanığın örgüt talimatıyla dahil olup olmadığının tespiti amacıyla, beyan ettiği ve operasyonel hatlarının teknik verilerinin, bu ağ üzerindeki bağlantılarının, ekleyen/eklenen kişilerin örgüt üyeliği soruşturmalarının ve ifade örneklerinin, ayrıca UYAP bilgi bankasındaki beyanların usulüne uygun araştırılıp dinlenmemesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmeden karar verilmesi nedeniyle eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2023/15782 E.  ,  2026/2890 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/285 .E., 2022/269 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/115 E., 2021/119 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine.
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, öncelikle sanığın bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının ve ... kullanıcısı olup olmadığının tespiti açısından çeşitli kurum ve kuruluşlara (hesabının bulunduğu bankalar, internet, elektrik, su, doğalgaz abonelikleri bulunan kurum ve kuruluşlara, ... vb) bildirdiği telefon hatları üzerinden araştırma yapılarak bu telefon hatlarına ilişkin ... kaydı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, var ise ayrıntılı ... tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya celp edilmesi; ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından, keza UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.