Silahlı terör örgütü üyeliği suçunda, sanığın örgütsel bağı ve özel iletişim ağı kullanımının kuşkudan uzak teknik verilerle ispatının gerekliliği nedeniyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanığın örgüte organik bağla dahil olduğunun ve eylemlerinin yoğunluk, süreklilik, çeşitlilik gösterdiğinin şüpheden uzak tespiti için eksik inceleme yapıldığı; zira sanığın ByLock kullanımına ilişkin savunmasının denetlenmesi amacıyla hükümden sonra elde edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarının duruşmada okunup tartışılmadığı, bu yazışmalarda adı geçen ve sanıkla irtibatlı görünen kişilerin soruşturma durumlarının araştırılmadığı, varsa beyanlarının dosyaya getirilip mahkemede dinlenmedikleri, UYAPta sanık hakkında beyan olup olmadığının araştırılmadığı ve varsa tanıkların usulüne uygun dinlenmediği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/1100 E.  ,  2026/2888 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/579 E., 2021/1189 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/56 E., 2019/326 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-2 cümle, 221/5, 62/1 53, 58/9 ve 63. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın aşamalardaki savunmalarından ...'u örgütsel saik kullanmadığını, örgütsel toplantılara katılmadığını beyan etmesi karşısında; sanığın örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğunun, eylem ve faaliyetlerinin yoğunluluk, süreklilik ve çeşitlilik gösterdiğinin her türlü kuşkudan uzak olarak tespiti bakımından; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvurunu numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından; hükümden sonra gelen ... tespit ve değerlendirme tutanaklarının 5271 sayılı CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışıldıktan, ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tespit edilen tüm şahısların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmesinden, keza UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında araştırma yapılarak sanık ile ilgili herhangi bir beyan olup olmadığının tespiti ile varsa ifade sahiplerinin tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.