Sosyal Güvenlik Kurumu ödeme emirlerinin iptali talepli davada usulsüz tebligat nedeniyle hak düşürücü süre hesaplaması ve ilk derece mahkemesinin bozmaya uymama kararına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının sosyal güvenlik kurumu ödeme emirlerine yaptığı itirazın mahkemece hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi ve bu kararın istinafta onanması üzerine temyiz incelemesini konu almaktadır; Yüksek Mahkeme daha önce, ödeme emirlerine ilişkin tebligatın usulsüz yapıldığını ve davacının itirazıyla ödeme emirlerini öğrendiği tarihin esas alınarak davanın süresinde açıldığına hükmederek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştu. Ancak, ilk derece mahkemesinin bozmaya rağmen davayı yeniden reddetmesi üzerine, mevcut temyiz incelemesi, usulsüz tebligatın süreyi başlatmayacağı ve dolayısıyla işin esasına girilmesi gerektiği prensibini yineleyerek, süresiz ret kararının yanlış hukuki değerlendirmeye dayandığını vurgulamaktadır.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/268 E., 2026/85 K.İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan 2018/12677 takip numaralı ödeme emrinin ve takibin iptaline; esas hakkında karar verilinceye kadar ödeme emrine konu icranın/işlemin yürütülmesinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde durdurulmasına, tedbirlerin/hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu ödeme emrinde belirtilen tarihlerde yönetim kurulu üyeliğini yaptığını kabul ettiğini beyan ederek, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Görüldüğü üzere usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır. Buna göre Kurum tarafından davacıya yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na göre yapılması gerekir iken Vergi Usul Kanunu'na göre yapıldığı, tebligatın usulsüz olması nedeni ile davacının yapmış olduğu 12.06.2023 tarihli itirazın içeriğinde ödeme emirlerini öğrendiğini belirttiği ve itiraz sonrasında Kurumun cevabının 22.06.2023 tarihinde davacıya tebliğ olduğu böylelikle dava tarihine göre davanın süresinde olduğu gözetilerek mahkemece, işin esasına girilmeden hak düşürücü süre nedeni ile davanın reddine dair yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile reddine şeklinde karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yanlış hukuki değerlendirme ve eksik inceleme ile karar verildiğini, beyan etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.1.Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanmaktadır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması, en önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz olarak ödenmesine bağlıdır. Sosyal Güvenlik Kurumunun gelirleri arasında sayılan sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirleri, idari para cezaları, gecikme zamları ve katılım payları ilgililerce ödenmediğinde Kurum tarafından tahsili gerekmektedir. Prim tahsilatını kolaylaştırmak için birçok hüküm konulmakla birlikte Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80. maddesi, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir. Anılan maddenin ilk şeklinde prim alacağının tahsili 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmakta iken 01.12.1993 tarihli ve 3917 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca yapılan değişiklik ile 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Prim borçları, bu düzenleme ile kamu alacağı derecesine getirilerek, takip ve tahsilinde, İcra ve İflas Hukukuna göre çabukluk ve sadelik sağlanmak istenmiştir. Takip yetkisinin bizzat Kuruma tanınmış olması da aynı amaca yöneliktir. 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88. maddesinde Kurumun prim ve diğer alacaklarını 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil edeceği düzenlemesine yer verilmiştir.2.6183 sayılı Kanun'a göre Kurum tarafından yapılan takip idari icra takip yöntemidir ve Kurum icra dairesine gerek kalmadan önce ödeme emri düzenleyerek tebligat çıkaracak ve sonrasında icra takibine başlayacaktır. Kurum tarafından kendisine ödeme emir gönderilen borçlunun, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün (7061 sayılı Kanunla değişiklik ile 01.01.2018 tarihinden sonra 15 gün) içerisinde yetkili iş mahkemesinde ödeme emrinin iptali davası açması gerekmektedir.3.Somut olayda eldeki dava, davacının Gaziantep Spor Kulübü Derneğinin yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle davacıya davalı Kurum tarafından ödeme emri gönderildiği, dosyada bulunan bilgi ve belgelerde davacının 25.02.2014 - 29.06.2018 tarihleri arasında dernek yönetim kurulu üyesi olduğunun anlaşıldığı, dernek tüzüğünde dernek başkanının temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirtildiği, davacının temsil ve ilzama açıkça yetkili olduğunu belirtir bir kararın alınmadığı bu durumda davacının borçlardan sorumlu tutulmak sureti ile yazılı şekilde davanın reddine ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ilgiye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.