İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin, davacının alacağın yaklaşık ispat koşulunu sağladığı iddiasıyla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Taşıma hizmetinden kaynaklanan fatura alacağını tahsil edemeyen ve icra takibine haksız itirazla karşılaşan davacı şirket, borçlunun mallarını kaçırma ihtimali gerekçesiyle ihtiyati haciz talep etmiş; ilk derece mahkemesi ise e-faturaların tebliğ ve hizmetin ifası ile alacağın varlığına dair yaklaşık ispat koşullarının ve borçlunun kötü niyetinin somut delillerle gösterilemediği gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Davacı, istinaf başvurusunda, mahkemenin e-fatura, cari hesap ekstresi ve taşıma senedi gibi delilleri bütüncül olarak değerlendirmeyerek yaklaşık ispat şartını hatalı yorumladığını ve talebin haksız yere reddedildiğini öne sürmüştür.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1558 KARAR NO : 2026/1692T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ: 07/07/2026NUMARASI : 2026/1647 Esas (Derdest)TALEP: İhtiyati hacizİSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/09/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ...A.Ş. ile Davalı şirket arasında dava konusu cari hesap ekstresine dayalı fatura konusu malların taşıma ve teslimi hususunda anlaşılmış olduğunu müvekkili tarafından taşıma işlemlerine ilişkin fatura düzenlendiğini, müvekkili şirketin söz konusu anlaşmadan doğan borcu yerine getirdiğini, borç konusu malların müvekkili şirket tarafından teslim de edildiğini, müvekkili ilgili malların teslim edildiğine yönelik yük teslim evrakını da düzenlediğini, davalı tarafın faturalara konu malları teslim aldığını ve faturalara hiçbir şekilde itiraz etmemesine rağmen, cari hesap ekstreleri ve tarafların defter kayıtları incelendiği takdirde de görüleceği üzere, takibe konu borcu ödemediğini bu nedenle söz konusu borç icraya verilmiş olduğunu, İstanbul Anadolu 10. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında davalı şirkete ödeme emri gönderildiğini, davalı şirketin süresi içerisinde İcra Müdürlüğüne yaptığı haksız ve mesnetsiz itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, borçlu tarafın yapmış olduğu haksız itiraz üzerine itirazın iptali davası açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, davalı borçlu hem şimdiye kadar borcunu ödememiş olmasından hem de taraflarınca açılan icra takibine haksız bir şekilde itiraz etmiş olmasından dolayı kötü niyetini gösterdiğini, söz konusu borcun bir para borcu olduğunu, ayrıca borcun muaccel olduğunu, borçlunun şimdiye kadar borcunu ödemediğini, alacaklarının rehin ya da ipotek ile de teminat altına alınamadığını, borçlunun mallarını kaçırma kastının muhtemel olduğunu, bu sebeple alacaklarını güvence altına almak adına borçlunun malları üzerine haciz konulması için ihtiyati haciz kararı verilmesini vekaleten talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "....talep konusu hakkında, yapılan inceleme sonunda; sunulan deliller, talep dilekçesi ekinde sunulan belge(ler), faturalar, iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; talep eden alacaklı tarafından sunulan faturaların e fatura olduğu, borçluya tebliğ edilip edilmediği de sabit olmamakla, fatura içeriği hizmetin borçluya verilip verilmediğinin sabit olmadığı, yine taraflar arasında düzenlenen bir mutabakat mektubu da olmadığı ayrıca faturaya konu hizmetin davalı tarafa verildiği kabul edilse dahi bu kez de hizmet bedelinin borçlu tarafça ödenip ödenmediğinin şu aşamada belirlenemediği, ihtiyati haciz talebine konu alacak herhangi bir mahkeme kararına veya kıymetli evrağa dayanmadığı gibi alacağın varlığı, miktarı ve vadesinin geldiği yargılamayı gerektirmekte olup, dosyaya sunulan somut delillerle yaklaşık ispat koşulu da oluşmadığından ve ayrıca aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi istenen borçlunun mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisi kaçmaya hazırlandığına dair mahkemeye kanaat oluşturacak delil de sunulamadığı anlaşılmakla talep edenin İİK 257/2 maddesindeki şartları taşıdığı da yaklaşık olarak ispat edilememiş olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan e-fatura, cari hesap ekstresi, ... taşıma senedi, icra takip dosyası ve arabuluculuk son tutanağı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve dava konusu alacağın yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulduğu açık olduğunu, Mahkemenin ise bu delilleri birlikte değerlendirmek yerine, her bir belgeyi tek başına ele alarak yaklaşık ispat şartının oluşmadığı sonucuna ulaştığını, bu değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını, dosyaya sunulan diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde faturanın da yaklaşık ispat bakımından göz ardı edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca dosyada mevcut ... taşıma senedi, taşımanın gerçekleştirildiğine ilişkin önemli bir yazılı delil niteliğinde olmasına rağmen ara kararda bu belgeye ilişkin herhangi bir hukuki değerlendirmeye yer verilmediğini, aynı şekilde cari hesap ekstresi ve icra takip dosyası da yaklaşık ispat bakımından birlikte değerlendirilmediğini, sonuç itibarıyla, dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunun anlaşıldığını, Mahkemece yaklaşık ispat ölçüsü yerine alacağın kesin olarak ispatı aranmak suretiyle ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, ara kararın kaldırılması gerektiğini beyanla ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca davalı borçlunun yeter miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Talep, navlun bedeline ilişkin bakiye alacağının tahsili istemli itirazın iptaline ilişkin derdest davasında, ihtiyati haciz verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1.maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması, müeccel para alacağı yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir. İİK'nın 258/1.maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir.Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığının bulunması halinde muaccel bir para alacağı yönünden ihtiyati haciz, kararı verilebilecektir.İhtiyati haciz talep eden davacı tarafça, taşıma sözleşmesinden kaynaklı navlun bedeli için düzenlenen faturadan kaynaklı bakiye bedelin ödenmediği iddia edilmektedir. Somut olayda ihtiyati haczin değerlendirildiği tarih itibariyle Vergi dairesinden dosya kapsamında kazandırılan davacı şirket BS ve davalı şirket BA formlarından; davacının alacağına dayanak yaptığı 4.200 Euro cinsinden düzenlenmiş faturanın, fatura tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığı olan 156.146,76 TL olarak bildirim yapıldığı, faturada ayrıca KDV bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesine ekli belgeler, getirtilen karşılaştırılmalı BA-BS formu incelendiğinde bakiye 1.200 Euro yönünden ihtiyati haciz talebi hakkında kanaat verici delilin sunulduğunun kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.HMK'nin 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İlk derece mahkemesinin 2026/1647 Esas, 07.07.2026 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;2- İhtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca 1.200 Euro (63.925 TL) alacağın % 15 'ine tekabül eden 9.588,75 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE, 3-İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, alacaklı vekiline verilmesine, 4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu icra dosyası üzerinden İcra Müdürlüğünce infaz edilmesine, 5-İİK'nın 261. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz kararının uygulanması, verildiği tarihten itibaren on gün içinde talep edilmediği takdirde, ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, 6-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana İADESİNE,b-İhtiyati haciz isteyen davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/09/2026